Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/5743 E. , 2026/2777 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/897 E., 2024/2039 K. SUÇ : Silahla yağma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir ol
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/5743 E. , 2026/2777 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/897 E., 2024/2039 K. SUÇ : Silahla yağma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Bursa Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli ve 2022/49 Esas, 2022/307 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuk hakkında; nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, 31/3, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 18.07.2024 tarihli ve 2023/897 Esas, 2024/2039 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafinin istinaf başvurusu üzerine ; Özetle "...Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün 3. nolu paragrafındaki "Türk Ceza Kanunu'nun 150/2" ibaresinin hükümden çıkartılmasına, Hükmün 1. Nolu paragrafından sonra gelmek üzere;"Yağmaya konu taksi ücretinin değerinin azlığı nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 150/2. maddesi gereğince cezasından takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak, suça sürüklenen çoçuğun 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına," paragrafının eklenmesine, suça sürüklenen çocuk hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 31/3. maddesindeki yaş küçüklüğü hükmünün uygulandığı 2. bentteki '6 yıl 8 ay' ibaresinin hükümden çıkartılarak, yerine '3 YIL 4 AY' ibaresinin eklenmesi ve sonuç cezanın 3 yıl 4 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine. " karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Suça sürüklenen çocuk Müdafinin Temyiz İstemi Özetle, somut delil bulunmadığına, suça sürüklenen çocuk hakkında beraat karar verilmesi gerektiğine aksi halde lehe hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yağma, başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir bir malı zilliyetin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanarak bulunduğu yerden almak veya zilyedin bu malı kendisine teslimini sağlamaktır. (Gökcan Hasan .../Artuç Mustafa Türk Ceza Kanunu Yorumlu Uygulamalı Adalet Ankara 2021 s. 5343) 6. Ceza Dairesinin 2021/13303 Esas, 2022/ 8644 Karar sayılı ilâmda yaptığı tanıma göre ise yağma; "Başkasının zilyetliğindeki taşınabilir bir malın zilyedin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınmasıdır" Yargıtay uygulamaları ve doktrinde kabul edilen yağma tanımlarının tamamında "hırsızlık suçunun cebir veya tehdit kullanılan hali" diye genel kabul karşısında suçun konusunun büyük ölçüde ortak olduğu açıktır. YCGK 2002/94 E,ve 2002/225 sayılı ilâmında " .. öğretide ve Yargıtay kararlarında da benimsendiği üzere; a. Malın taşınabilir olması, b. Mal sahibinin rızası olmaması, c. Malın alınması, d. Faydalanmak cürmi kastının varlığı gibi hususlar yönünden hırsızlık suçuna benzeyen yağma suçu ..." şeklinde yağma suçunun unsurlarını özetlemiştir. Yağma suçunun tanımlarında kabul edildiği için suçun maddi unsurları itibariyle oluşması için öncelikli olarak suçun konusu olan bir “mal” olmalıdır. Yargıtay yerleşik kararlarında bu hususu özellikle vurgulamaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulundan 2017/6-1175 Esas, 2018/518 Karar sayılı kararında; "...Yağma suçunun oluşabilmesi için, suça konu malın, elinde bulunduran kişiden cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle alınması veya mağdurun malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılınması gerekir. Cebir ya da tehdit, bir kişiyi malını teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak amacıyla yapılmalıdır. Cebir ya da tehdidin belirtilen amaçla ve bu şekilde gerçekleştirilmesi, yağmayı mal varlığına karşı işlenen diğer suçlardan ayırmaktadır. Failin mağdura yönelttiği cebir veya tehdidi, kendisi veya başkasına yarar sağlamak amacıyla malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya zorlamak amacıyla gerçekleştirmiş olması gerekir. Cebir veya tehdit ile malın alınması veya verilmesi arasında nedensellik bağı bulunmalıdır... " şeklinde suçun konusunun mutlaka "Mal" olması gerektiği belirtilmektedir. Mal ise; mülk edinebilen tüm maddi şeylerdir. Bu tanıma, üzerinde ayni veya şahsi haklar kurulabilen tüm haklar dahildir. Ekonomik değeri olan her türlü şey mal kavramına girer. Mektup, kart... gibi. YCGK'nun 1988 tarihli bir içtihadında belirtildiği üzere Mülkiyet mevzuu olabilen ekonomik değeri olan bütün maddi eşya ile mameleke girebilen bütün haklar "mal" dır. Doktrinde de kabul edildiği şekli ile; Hırsızlık suçuna konu mal, günlük yaşamda herhangi bir ihtiyacı karşılamak için kullanılan taşınır şey anlamına gelir. (Tezcan,Durmuş/Erdem, Mustafa Ruhan/Önok, R.Murat Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku Ankara 2013 s. 474) Hukuki manada eşya "maddi bir varlığı olup üzerinde hakimiyet kurulması mümkün olan, sınırlanabilen, insan dışı, ekonomik değer taşıyan her türlü nesnedir" (Gökçen, .../ Balcı Murat/ Şiviloğlu, Gülfem Pamuk/Çakır, Kerim/Apiş, Özge/İçer, Zafer/Yılmaz, Zahit/Diken, Nil Melek Gültekin/Erdin, Selim/Öztürk, Nurten/Ünal, Ertuğrul/Şenerdoğan, Büşra Mal varlığına Karşı Suçlar Adalet Ünkara 2018 s. 12,) Bir eşyanın mal sayılabilmesi için Fiziki varlığının olması yani beş duyu organı ile varlığı anlaşılabilen ve boşlukta yer işgal eden cismani bir varlık olması gerekir. Kısaca özetlemek gerekirse; yağma suçunun konusunu “mal” oluşturur. Mal sayılmayan şeyler için uygulanan cebir veya tehdit yağma suçunu oluşturmaz, tipikliğe uyması şartıyla başka suçlar oluşturabilir. Maddi varlığı olmayan “hizmet'” ten yararlanmak için cebir veya tehdit kullanılmış olması, eylemi yağmaya dönüştürmez. Suça sürüklenen çocukların cafede tost yeyip çay içmeleri mal değil hizmettir. Zorla hizmetten yararlanmada hizmet, mal sayılması mümkün olmadığı için yağma suçunun konusunu oluşturmayacaktır. Şartları varsa 5237 sayılı Kanun'un 163 üncü maddede sayılan karşılıksız yararlanma veya şartları uyan başka bir suça vücut verebilecektir. Bu genel anlatımdan sonra somut olay değerlendirildiğinde; Suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde saat:19.30 sıralarında, cadde üzerinde bulunan ... Taksi önünde eski imam nikahlı eşi ... ile birlikte, katılanın sevk ve idaresindeki .... plakalı ticari taksiye yolcu olarak bindikleri, katılandan ... tarafına doğru gitmesini istedikleri ve sırasıyla ... mevkii, ... mevkii ve ... mevkiine gittikleri, ... mevkiinde tanık ....'ın araçtan indiği, suça sürüklenen çocuğun katılana ... istikametine gideceğini söylediği, ... Mahallesi ...sokak üzerine geldiğinde, suça sürüklenen çocuğun taksi ücretini ödemeden taksiden indiği ve katılana evinden para alıp geleceğini söylediği, bunun üzerine katılan beraber eve gitmeyi teklif ettiğinde, suça sürüklenen çocuğun yanında bulunan bıçağı çıkararak katılana doğrultması, şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a maddesinde düzenlenen silahlı tehdit suçu kapsamında kaldığı halde yazılı şekilde suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bursa Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,02.04.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.