Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/6371 E. , 2025/2130 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA Dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık, tehdit, hakaret, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak veya yönetmek, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, yağma, kişilerin huzur ve sükununu bozma, şantaj ve iftira suçlarından şüpheliler ..
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/6371 E. , 2025/2130 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA Dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık, tehdit, hakaret, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak veya yönetmek, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, yağma, kişilerin huzur ve sükununu bozma, şantaj ve iftira suçlarından şüpheliler ..., ..., ..., ... ve diğerleri haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30.06.2022 tarihli ve 2021/122005 Soruşturma, 2022/73184 sayılı Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23.09.2022 tarihli ve 2022/5521 Değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 31.10.2024 günlü ve 94660652-105-34-25474-2024-KYB sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10.12.2024 günlü ve 2024/114236 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Müşteki vekili tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan şikâyet dilekçesinde; müştekinin, Rotaş Oto Ticaret Anonim Şirketi, Rotaş - Rot Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi, Güzel Oto Ticaret Anonim Şirketi, Bilgin Otomotiv Anonim Şirketi, Bilgin Oto Anonim Şirketlerinin sahibi olduğu, şüpheli ...'ı uzun süredir iş ilişkisi sebebi ile tanıdığı, müştekinin şüpheli ...'ten şirket işleyişi hakkında yardım istediği ve şüpheli ...'e yetki verdiği, şüpheli ...'in müştekiyi şüpheliler ... ve ... ile tanıştırdığı ve bu kişilerin söz konusu şirketlerin vergi borçlarının kapatılmasını sağlayacak kişiler olduğunu söylediği, ayrıca bu iş için anılan şüphelilere 7 milyon Türk lirasının ödenmesi konusunda müşteki ile anlaştığı, bu paranın 07.06.2021 tarihinde müşteki tarafından şüpheliler Mehmet ve İshak'a Garanti Topkapı Ticari Banka Şubesinde elden verdiği, daha sonra şüpheli ...'in müştekiye şirketlerin sorunlarının çok büyük olduğu ve bu durumla müştekinin tek başına baş edemeyeceği yönündeki telkinleri sonrasında şirket hisselerinin %30'unu 30 milyon Türk Lirası karşılığında kendisine satmasını, satış işlemi için şüpheli ...'in kendisine ait olduğunu söylediği İstanbul - Beylikdüzün'de bulunan ve üzerinde ... Kolejinin bulunduğu arazinin devredilerek takas yoluyla ödemeyi teklif ettiği, bu teklifin müşteki tarafça kabul edildiği ancak müşteki tarafından yapılan araştırmada bu arazinin rayiç bedelinin 7 milyon Türk lirası olduğunu öğrendiği, müştekinin şüpheliler ... ve ...'a 7 milyon Türk lirası ödedikten 2 gün sonra şüpheli ... tarafından satın alındığını öğrendiği, Şüpheli ...'in müştekiyi bir çok kişi ile ticari ilişki kurmak üzerine tanıştırdığı, bu kişilerden birinin de şüphelilerden ... olduğu, şüpheli...'un kendisini Remax Gayrimenkul Türkiye idarecisi olarak tanıttığı, şüpheliler... ve ...'in şüpheli Avukat ... ile bir araya geldikleri ortamda hep birlikte müştekiyi Sancaktepe/Kumcular'da bulunan bir kooperatif arazisinin kârlı bir yatırım olacağı konusunda ikna ettikleri, bu yer için müşteki tarafından 2.900.000,00 Türk Lirası havale olarak ve 300.000 Euro elden olmak üzere şüpheli ...'a verdiği, ancak bu arazinin devrinin müşteki adına yapılmadığı, Daha sonra müştekinin şüpheli... aracılığıyla Kandıra bölgesinde çok değerli olduğu iddia edilen arsaları almak için müştekinin şüpheli ... ile tanıştırıldığı, şüpheli ...'a sahibi olduğu taşınmazları sattığı, satış bedellerinin müştekiye banka yolu ile geldiği ancak müştekinin satın aldığı taşınmazlar için yaptığı ödemeleri banka içinde elden teslim ettiği, müştekinin daha sonra yaptığı araştırmalarda ise satın alınan arazilerin söylenilen özellikleri taşımadığını öğrendiği, bu alım satım işleri işleri için şüpheli ...'a vekâlet verdiği ve müştekinin şüpheli ... ve ...'a sattığı dairelerin rayiç bedellerinin çok altında satıldığının öğrenildiği, müştekiye büyük iş adamı olarak tanıtılan şüpheli ...'ın emlâkçı olduğunu öğrendiği, bundan sonra şüpheli...'un müştekiye karşı tavırlarının değiştiği ve müştekiyi tehdit ettiği, alım satımları yapılan gayrimenkulleri tehdit ile kendi üzerine ve kendisiyle birlikte çalışan şahıslar üzerine devrettirdiği, müştekinin kendisinin ve ailesinin öldürülmesinden korkarak aracını devrettiği, bununla beraber, müştekinin işlettiği döner şirketindeki makinaların da şüpheli... tarafından satıldığını belirterek müştekiyi dolandıran şüphelilerden şikâyetçi olunması üzerine, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca tarafların aralarındaki ilişkinin ticari ilişki olup şikâyet konusu olayların hukuki ihtilaf kapsamında kaldığı, şüphelilere isnad edilen suçu işlediklerine dair kamu davası açılması için yeterli somut delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Dosya kapsamına göre; müştekinin sahibi olduğu şirket hisselerinin %30'unu 30 milyon Türk Lirası karşılığında şüpheli ...'e satılması hususunda sözleşme yapılıp yapılmadığı, bununla ilgili olarak üzerinde ... Kolejinin bulunduğu belirtilen ve...de olduğu bahsedilen arazinin tapu kaydının kime ait olduğu, şüpheli ...'in bu taşınmazı satın alıp almadığı, satın alındı ise ne kadar ücret ödediği, müştekinin şirket hisselerinin devrinin gerçekleşip gerçekleşmediği, ayrıca yine bahsi geçen Sancaktepe/Kumcular'da bulunan kooperatif arazisinin satış bedelinin bir kısmı için havale edildiği belirtilen 2.900.000,00 Türk Lirası ve 300.000 Euro bedelin şüpheli ...'in hesabına yatıp yatmadığı, şüpheli...'un aracılığı ile şüpheli ...'e satıldığı iddia edilen taşınmazların ve taşınmazların satış bedelleri ile rayiç bedelleri tespit edilmeksizin, şüpheli ...'in satış tarihlerindeki hesap hareketleri incelenmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeksizin, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23.09.2022 tarihli ve 2022/5521 Değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 24.02.2025 tarihinde karar verildi.