İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2025/1507 Karar: 2025/4748 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/1507 K.2025/4748

6. Ceza Dairesi 2025/1507 E. , 2025/4748 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2024/3523 E., 2024/3549 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, temyiz isteminin reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme netic

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2025/1507 E. , 2025/4748 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2024/3523 E., 2024/3549 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, temyiz isteminin reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme netic

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2025/1507 E. , 2025/4748 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2024/3523 E., 2024/3549 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, temyiz isteminin reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık hakkında kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün kesin mahiyette olduğu, bu hükme yönelik temyiz talebinin reddine dair ek kararların ve sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükmü ve ek kararları temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2024 tarihli ve 2023/319 Esas, 2024/509 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-d, 53, 58. maddeleri uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. İstinaf Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 20.12.2024 tarihli ve 2024/3523 Esas, 2024/3549 Karar sayılı kararı ile ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. I. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafinin Temyiz İstemleri Sanık hakkındaki suçlamanın somut delile dayanmadığına, sanığın suçu işlemediğine, lehe hükümlerin uygulanması talebinin karşılanmadığına, 231, 50, 51, 62. maddelerin uygulanma koşullarının tartışılmadığına, suçu ispat için gerekli ve esasa etkili delillerin toplanmadığına, mobese kayıtlarının dosyaya getirtilmesi talebinin yerine getirilmediğine, ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşıldığından,sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yağma suçunun oluşabilmesi için, suça konu malın, elinde bulunduran kişiden cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle alınması veya mağdurun malı teslime ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılınması gerekir. Dolayısıyla yağma suçunda mağdur, cebir veya tehdit kullanılması ve bunun sonucunda malın alınması, teslimi ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılmaktadır. Cebir veya tehdit bir kimseyi malını teslim etmeye veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak için yapılmalıdır. Cebir veya tehdidin bu amaçla ve bu şekilde yapılması, yağma suçunu malvarlığına karşı işlenen diğer suçlardan ayırmaktadır. Öğreti ve yargısal kararlarda benimsendiği üzere; malın taşınabilir olması, mal sahibinin rızasının bulunmaması, malın alınması ve faydalanma kastının varlığı gibi hususlar yönünden hırsızlık suçuna benzeyen yağma suçu, failin malı almak veya zilyedinin malın alınmasına rıza göstermesini sağlamak bakımından cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi nedeniyle hırsızlık suçundan ayrılmaktadır. Failin mağdura yönelttiği cebir veya tehdidi, kendisine veya bir başkasına yarar sağlamak amacıyla bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya zorlamak amacıyla gerçekleştirmiş olması gerekir. Cebir veya tehdit ile malın alınması veya verilmesi arasında bir nedensellik bağı bulunmalıdır. Yağma suçunun oluşabilmesi için, baştan itibaren yağma amacıyla hareket eden failin, eylemin başında veya ortasında cebir veya tehdit kullanmasının önemi bulunmamaktadır. Önemli olan cebir veya tehdidi kullanmasıdır. Ancak bazı durumlarda fail, aslında hırsızlık amacıyla harekete geçmesine karşın daha sonraki bir aşamada cebir veya tehdit kullanmaktadır. Bu durumda eylemin hangi suçu oluşturacağı hususunda tereddüt yaşanmaktadır. Yağma suçu bir kişinin malını cebir veya tehdit kullanarak almak suretiyle oluştuğundan, unsurları itibarıyla hem zilyetliğe hem de kişinin hürriyetine yönelik bir suçtur. Ancak burada kişi hürriyetine yönelen saldırı, mal aleyhine işlenen suçun gerçekleştirilmesi bakımından bir araç niteliğinde bulunduğundan, bu suç sonuç itibariyle "mal aleyhine" işlenen bir suçtur. Hırsızlık suçu da yağma gibi mala karşı işlenen suçlardandır. Ancak hırsızlık suçunda taşınır mal, sahibinin rızası ve hatta çoğu zaman haberi olmaksızın bulunduğu yerden alındığı halde, yağma suçunda fail mağdura karşı cebir veya tehdit kullanarak malı bulunduğu yerden almaktadır. Bu nedenle hırsızlık suçunda korunan hukuki yarar, zilyetlik hakları iken, yağmada zilyetlik haklarının yanında, aynı zamanda kişi özgürlüğü de korunmaktadır. Hırsızlık amacıyla malın alınmasından ve mağdurun bu eşya üzerindeki hâkimiyetinin sona ermesinden sonra gerçekleşen cebir veya tehdit, hırsızlık suçunun yanında kasten yaralama veya tehdit suçunu da oluşturacaktır. Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir. Cebir veya tehdit, ''yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı hakkı'" şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır. Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehdidin, kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamasına elverişli olması gerekir. Hırsızlık ve yağma suçları ile ilgili olarak düzenlenen yasa normları ışığında somut olaya gelince; Katılan kollukta alınan 23.10.2017 tarihli beyanında; iki adet telefonunu ve 300.00 TL parasını sanığın zorla aldığını ifade etmiş ise de; asliye ceza mahkemesinde ve ağır ceza mahkemesinde alınan beyanlarında suça konu telefonların ve paranın nasıl alındığından bahsetmemiş olduğunun anlaşılması karşısında suç vasfının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespiti açısından; yağma suçunun tipiklik unsuruna göre, suçun unsurları arasında yer alan tehdit ve cebir unsurlarının oluşumuna yeter şekilde davranışların sanık tarafından sergilenip sergilenmediği, sanığın eylemi anında katılana yönelik fiziksel bir şiddetinin ya da direncini kırabilecek suç teşkil eden bir sözünün bulunup bulunmadığı, yağma suçunda aranan zor unsurunun ne şekilde gerçekleştirildiği hususlarının katılana sorularak açıklattırılması ve sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Kabul ve Uygulamaya göre de; Katılanın aşamalardaki beyanlarında, yağma suçuna konu eşyanın alınması sırasında silah yada silahtan sayılan bir cisim kullanıldığına dair bir anlatımının bulunmaması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bentinin uygulanma koşulunun ne şekilde oluştuğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Kişi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Ek Kararlar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen ''ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları'nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “ … temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş ise … hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 27.01.2025 ve 07.02.2025 tarihli ek kararlarında hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık ... ve müdafinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ ile EK KARARLARIN ONANMASINA, B. Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ... ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 30.04.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yargılanmış; katılan kollukta telefon ve parasının zorla alındığını söylemiş, ancak asliye ve ağır ceza mahkemesindeki beyanlarında eşyanın nasıl alındığından bahsetmemiş, mahkeme TCK 149/1-a-d'den 11 yıl hapse mahkum etmiştir.

Hukuki İlke: Hürriyeti kısıtlama hükmü kesin nitelikte olup CMK 286/2-a uyarınca temyiz edilemez; yağma suçunda ise cebir/tehdit ile malın alınması arasında nedensellik bağı aranır, katılanın çelişkili beyanları karşısında cebir/tehdit unsurunun oluşup oluşmadığı katılana açıklattırılmadan, ayrıca silah/silahtan sayılan cisim bulunmadığı halde TCK 149/1-a nitelikli halinin ne şekilde oluştuğu tartışılmadan hüküm kurulması hukuka aykırıdır.

Uygulama Sonucu: ek karar onama, nitelikli yağma yönünden bozma

Dava Strateji Notu: Yağmada cebir/tehdit unsuru ile malın alınması arasında nedensellik kanıtlanmalı; katılanın aşamalardaki beyanları çelişkiliyse unsur açıklattırılmalı, silah kullanılmadıysa TCK 149/1-a nitelikli hali uygulanamaz - bu iki eksik güçlü bozma/savunma argümanıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla