Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/1637 E. , 2025/9368 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/96 E., 2024/219 K. SUÇ: Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/1637 E. , 2025/9368 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/96 E., 2024/219 K. SUÇ: Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2019 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği anlaşılmakla bu kararın istinaf edilmesi üzerine verilen istinaf başvurusunun reddi kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 21.12.2023 tarihli kararı ile, sanığın eyleminin nitelikli yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a ve 35. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği düşünülmeden suç vasfında hataya düşülerek öldürmeye teşebbüs suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması sebebiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Söke 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2024 tarihli ve 2024/96 Esas, 2024/219 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a, 35/1-2, 62... . maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Cezaya dayanak yapılan gerekçelerin sabit olan deliller aksine varsayıma dayandığına, tanık ...'nin böyle bir olayın yaşanmadığını beyan ettiğine, sanığın diğer sanık ... ...'den talimat almasının katılanın kurguladığı bir durum olduğuna, çünkü katılanın verdiği sözlerin ve taahhütlerin tek şahidinin ... ... olduğuna, ayrıca katılanın ifadesinde tahmin ettiğini belirttiğine, katılanın çelişkili beyanlarının bulunduğuna, tanık beyanları ile de çeliştiğine, sanığın kendisini 1 yıl sonra aradığını beyan ettiğine, fakat otelin satışından önce pek çok kez görüştüklerine, o tarihlere ilişkin iletişimin tespiti istendiğine durumun ortaya çıkacağına, katılanın ilk ifadesinde sanığı ilk kez İstanbul'da gördüğünü beyan ettiğine, bu durumun gerçek dışı olduğuna, telefon kayıtları ile bu durumun sabit olduğuna, tanıkların beyanları ve dosyadaki deliller doğrultusunda o gece böyle bir silahlı tehdit olayının yaşanıp yaşanmadığının sabit olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince snığın beraat etmesi gerektiğine, atılı suçun işlediği düşünülse bile silahlı tehdit suçu olabileceğine, her iki tanığın da sanığın silahı ateşlemediğini, doğrultmadığını beyan ettiğini ve yağma suçunun oluşabilmesi malvarlığını ilgilendiren tehditin olması gerektiğine, sanığın hangi suçu kastetmiş olduğunun olağan insan ilişkilerine ve normal bir insanın psikolojisine göre belirlenmesi gerektiğine, sanığa yapılan tüm suçlamaların katılanın sanığı uzaklaştırma çabasından kaynaklı olduğuna, sanığın tek amacının kendisine vaad edilen parayı almak olduğuna, katılanın bu sebepten sanığı cezalandırmak istediğine, katılanın yanında bulunan iki tanığın katılanın iş arkadaşı olduğuna, katılanın istediği şekilde beyanda bulunduklarına, tanık ... ...'nin ise kimseyle yakınlığı olmadığına, hükmün zoulması gerektiğine ilişkindir. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Olayda dinlenen tanıklar ... ve ...'in olayı doğrular şekilde beyanda bulunduğuna, her ne kadar tanık ... olayın yaşanmadığını ifade etmiş ise de tanık ...'in beyanında olayı ...'den dinlediğini, bu olayın yaşandığının anlatıldığını beyan ettiğine, tanık ...'ın yanlış beyanda bulunarak mahkemeyi yanıltmaya çalıştığına, yerel mahkemenin kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verdiği kararın doğru olduğuna, katılanın beyanları arasında çelişki bulunmadığına, tanıklar ... ve ...'in beyanlarından anlaşılacağı üzere sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğunu kabul etmek gerektiğine, sanığın görüşmeye gittiği sırada yanına silah alması, katılanı muhtelif zamanlarda araması, tehdit mesajları atması, ofisinin çevresinden ayrılmaması gibi hususların da beyanlarını da destekler nitelikte olduğuna, sanığın katılana karşı kin ve düşmanlık beslediğine, bu hususta da katılan ve tanık beyanlarının örtüştüğüne, ilk kararın bozularak yağmaya teşebbüs suçundan hüküm kurulmasının kanun ve usule aykırı olduğuna, sanığın temyiz başvurusunun esastan reddine, sanığın kasten yaralamaya teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdiri ile ilk derece mahkemesinin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında istikrarlı ve tutarlı biçimde, katılanın kendisine otel satışına aracılık etmesi nedeniyle komisyon ücreti vermeyi vaat ettiğini, bu nedenle katılandan alacağı bulunduğunu beyan ettiği, hakkında beraat kararı verilerek kesinleşen ...’in de, katılan ile sanığın birkaç kez otel satışı konusunda görüştüklerini ifade ettiği, tanık ...’in, olay sırasında katılanın sanığa para vermeyeceğini söylediğini, sanığın da “sen bana söz verdin” ve “sana güvendim, kredi aldım” şeklinde ifadeler kullandığını beyan ettiği, tanık ...’in de sanığın, katılanın yanına gelerek alacağının olduğunu söylediğini ve markette de alacağını talep ettiğini beyan ettiği anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesinde düzenlenen "hukuki alacağın tahsili amacıyla nitelikli yağma" hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.