KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2025/1987 E., 2025/6848 K.
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/25 E., 2023/134 K
- Suç
- Nitelikli yağma
- Hükümler
- Mahkûmiyet, beraat İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Tevdii İTİRAZA KONU
- Karar
- Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 25.04.2024 tarihli ve 2023/16890 Esas, 2024/5168 Karar sayılı kararı. İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 25.04.2024 tarihli ve 2023/16890 Esas, 2024/5168 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.04.2025 tarihli ve KD-2025/24156 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı
Karar Detayı
350 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Vekaletnameli avukatı bulunan sanıklara bilgileri dışında zorunlu müdafii atanarak, sanıkların yokluğunda ve zorunlu müdafi huzurunda mahkûmiyet kararı verilmesi ve gerekçeli karar bu müdafilere tebliğ edilerek zorunlu müdafilerin temyiz talepleri üzerine temyiz incelemesi yapılmasının; “savunma hakkı”, “yargılamada yüzyüzelik” ve “mahkemeye erişim hakkı” gibi adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakların ihlal edilip edilmediğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Eskişehir 5. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sırasında 22.03.2023 tarihli duruşmaya sanıkların ve vekaletnameli avukatlarının katılmaması üzerine, Mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 151/1. maddesi gereği zorunlu müdafi atanmasına karar verildiği, 26.04.2023 tarihli sonraki duruşmada sanıklara atanan zorunlu müdafiler huzurunda hükmün kurulduğu ve bu kararın atanan zorunlu müdafiiler tarafından temyiz edildiği,
ayrıca kendisine gerekçeli karar tebliğ edilmeyen sanık ...'ın 11.05.2023 tarihli temyiz dilekçesini, sanık ...'nin ise 12.05.2023 tarihli temyiz dilekçesini yasal süresi içinde bizzat dosyaya sunduklarının anlaşılması karşısında, her ne kadar hüküm celsesinde vekaletnameli avukat hazır bulundurulmadan karar verilmiş ve gerekçeli karar vekaletnameli avukata gönderilmemiş ise de, kurulan hükmün karardan bir şekilde haberdar olmuş sanıklar ve zorunlu müdafiileri tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle,
sanıklar hakkında herhangi bir hak kaybı doğmayacağı görüşüyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.