Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/2482 E. , 2025/6411 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/449 E., 2025/116 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyi
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/2482 E. , 2025/6411 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/449 E., 2025/116 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 04.12.2023 tarihli iddianamesi ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d, 53 ve 58. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır. B. İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.05.2024 tarihli ve 2023/400 Esas, 2024/146 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-d ve 53. maddeleri uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. C.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 10.07.2024 tarihli ve 2024/3351 Esas, 2024/1923 Karar sayılı kararı ile; Sanık hakkında kurulan hükümde beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan müştekiye karşı üzerine atılı yağma suçunu da işlediği halde Türk Ceza Kanunu'nun149/1-e maddesinden uygulama yapılmamış ise de, sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-d maddesi uygulanarak kurulan hükümde teşdiden cezalandırılmasına karar verilmesi sonuca etkili görülmediğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvursu yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 10.07.2024 tarihli ve 2024/3351 Esas, 2024/1923 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 31.10.2024 tarihli ve 2024/5050 Esas, 2024/11544 Karar sayılı kararı ile; "... Oluş ve dosya içeriğine göre; sanığın yargılamaya konu olaydan bir gün önce tanıştığı şikayetçiye kendisini ... ismiyle tanıtıp güven sağladığı, olay günü de buluşup bir müddet dolaştıktan sonra bir şeyler içmek için oturdukları .... isimli iş yerinde sanığın beğenmediğinden bahisle yarım bıraktığı içkisini şikayetçinin bardağına aktardığı, şikayetçinin bu içkiyi içtikten sonra iş yeri içerisinde bilincini kaybettiği ve gözünü hastanede açtığı, yaptığı kontrollerde cep telefonunun ve banka kartlarının olmadığını tespit ettiği olayda; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 148/3 maddesi delaletiyle 149/1-d maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi karşısında; şikayetçinin hastane kayıtları ile ilgili herhangi bir evrakın dosya arasında bulunmadığı anlaşılmakla, ilk olarak şikayetçinin olay sonrası hangi hastaneye götürüldüğü araştırılarak şikayetçinin idrar ve/veya kan tahlili raporlarının bulunup bulunmadığı hususlarının belirlenmesi amacıyla tedavi evraklarının dosyaya celbi ile şikayetçiye karşı yargılama konusu eylemde uyarıcı ya da uyuşturucu madde kullanılıp kullanılmadığının tespitinden sonra delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi sonucu sanık hakkındaki eylemin yağma ya da hırsızlık suçunu oluşturacağı hususlarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi," Nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. E. İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2025 tarihli ve 2024/449 Esas, 2025/116 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-d ve 53. maddeleri uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemlerinin dosyada sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin somut delil bulunmadığı, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğu, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğü, sanığın beraatına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği ve diğer temyiz sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2025 tarihli ve 2024/449 Esas, 2025/116 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288. ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.06.2025 tarihinde karar verildi.