Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/2977 E. , 2025/11410 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/504 E., 2025/265 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/2977 E. , 2025/11410 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/504 E., 2025/265 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A.Bozma İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2020 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi tarafından verilen 08.01.2021 tarihli istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın, sanıklar müdafileri tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 24.06.2024 tarihli kararı ile bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B.Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.04.2025 tarihli ve 2024/504 Esas, 2025/265 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-d-h, 62... . maddeleri uyarınca ayrı ayrı 11... ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Bozma sonrası, diğer sanık ...'a yönelik yaptırılan teşhis işleminin sonucuna göre, tüm sanıkların hukuki durumlarına ilişkin yeniden değerlendirme yapılmamasının hukuka aykırı olduğuna, sanık ... tarafından suçtan kaçmak amacıyla yapılan ikrarın yalnız başına somut delil sayılarak, mahkumiyete esas alınmasının yerinde olmadığına, sanığın suçu işlediğine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığına, hükümde gerekçe açıklanmadığına, kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğuna, sanığın suçun azmettiricisi olduğuna ilişkin mağdurun beyanları dışında şüpheden uzak bir delil bulunmadığına, mağdurun beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın mağdurun oğlundan alacağı bulunduğuna, alacak tutarı ile suça konu senet tutarı arasında büyük fark olduğuna, diğer sanık ... ile iletişimlerinin bulunmadığına, sanık ...'nin beyanlarının çelişkili olduğuna, mağdura yönelik cebir, tehdit ve baskıda bulunulduğuna ilişkin delil bulunmadığına, suç vasfı nitelendirmesinde hata yapıldığına, suçu kabul anlamına gelmemekle birlikte, 5237 sayılı Kanun'un 150/1 fıkrasının değerlendirilmesi gerektiğine, kararın bozularak sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Mahkemenin delilleri değerlendirme biçimi, dar yorum tarzı ve gerekçesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, bozma sonrası etkin ve yetkin bir araştırma yapmadan ve maddi gerçek araştırılmadan karar verildiğine, dosyada sanığın cezalandırılmasına yetecek, her türlü kuşku ve şüpheden uzak kesin ve somut hiçbir delil bulunmadığına, kararın gerekçesinin olmadığına, deliller tartışılmadan ve esasa etkisi değerlendirilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın suçla bir ilgisi bulunmadığına, tüm aşamalarda, üzerine atılı suçlamayla ilgili samimi,açık ve bu suçla ilgili yararlı bilgiler vererek tüm detayları anlattığına, yargılamaya yardımcı olduğuna, sanığında davanın mağduru konumunda olduğuna, diğer sanıkların mağdurdan iddia edildiği üzere senet alırken ve imzalatırken ve tehdit ederken mağdurun olay yerinde olmadığı gibi bu olaydan da haberi bulunmadığına, kimseden herhangi bir para veya ödenti almadığına, mağdurun beyanlarının çelişkili olduğuna, dosyada sanık ...’nin atılı suçu işlediğine dair telefon konuşmalarının aksini ispatlayacak bir tek delil bulunmadığına, tanık beyanlarının bizzat görgüye dayanmadığına, çelişkili olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatına karar verilmesi gerektiğine, etkin pişmanlık ve teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine, mahkemenin alt sınırdan uzaklaşarak takdir ve teşdiden cezayı artırması ve fahiş ceza vermesinin hukuka aykırı olduğuna, hürriyeti tahdit suçundan dolayı suç duyurusunda bulunma kararının da hukuka aykırı olduğuna, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına, bozma gerekçesine uygun bir maddi araştırma yapmadan eksik inceleme ve usule aykırı olarak verilen kararın bozularak, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.Ancak; Bölge Adliye Mahkemesince, sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı Kanun'un 326/2. maddesine aykırı biçimde "yargılama giderinin sanıklardan eşit oranda tahsili ile hazineye gelir kaydına" şeklinde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve bu aykırılığın düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. fıkrası gereği hüküm fıkrasından "yargılama giderinin sanıklardan eşit oranda tahsili ile hazineye gelir kaydına" ilişkin kısmın çıkarılarak yerine "yargılama giderinin sanıklardan her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar alınarak devlet hazinesine ödenmesine" kısmının eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.12.2025 tarihinde karar verildi.