İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2025/4118 Karar: 2025/9709 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/4118 K.2025/9709)

6. Ceza Dairesi 2025/4118 E. , 2025/9709 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA Mala zarar verme suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 151/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2025/4118 E. , 2025/9709 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA Mala zarar verme suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 151/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2025/4118 E. , 2025/9709 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA Mala zarar verme suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 151/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair Çorum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2012 tarihli ve 2011/562 esas, 2012/301 sayılı kararının 16.05.2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 05.06.2013 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 151/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Çorum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.01.2022 tarihli ve 2021/865 esas, 2022/81 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 30.05.2025 gün ve 94660652-105-19-4895-2025-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26/06/2025 gün ve 2025/71452 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan mala zarar verme suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olacağı, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 03.05.2012 tarihinden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 11.01.2022 tarihine kadar geçen 9 yıl 7 ay 8 günden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 16.05.2012 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen suçun suç tarihi olan 05.06.2013 tarihleri arasında geçen 1 yıl 19 günlük durma süresi de çıkarıldığında 8 yıl 6 ay 19 gün geçmiş olduğu cihetle, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolmuş olduğundan dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREKÇE Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve zamanaşımı açısından sanık hakkında uygulanması gereken 5237 sayılı Kanun'un 66/1. maddesi; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davası; a)Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b)Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl, c)Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, d)Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, e)Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl geçmesiyle düşer." şeklinde, Anılan Kanun'un 67. maddesi; "(1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur. (2) Bir suçla ilgili olarak; a)Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi, halinde, dava zamanaşımı kesilir. (3)Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar. (4)Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar." biçiminde düzenlenmiştir. Ayrıca, 5271 sayılı Kanun'un 231/8.(c) maddesinde ise: “Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.” hükmü yer almaktadır. Görüleceği gibi 5237 sayılı Kanun'da bütün suçlar bakımından kesme nedenleri ortak olarak düzenlenmiştir. Anılan Kanun'un 67/2. maddesinde fıkrasında, suçla ilgili olarak şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, iddianame düzenlenmesi, sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi halinde dava zamanaşımının kesileceği kabul edilmiştir. Dava zamanaşımının durması ise, Kanun'da açıkça sayılan bazı hallerde soruşturma veya kamu davasının yürütülememesinden dolayı, bu halin ortaya çıkmasından, kalkması anına kadar geçen sürede zamanaşımının işlememesini ifade etmektedir. Zamanaşımını durduran nedenlerin varlığı halinde, zamanaşımı süresi en son kesen işlemden itibaren, durdurucu nedenin ortaya çıktığı ana kadar işleyecek, bu engelin kalkmasıyla duran zamanaşımı süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Zamanaşımı süresinin hesaplanmasında ise önceden işleyen süre ile sonradan işleyen süreler birbirine eklenmek suretiyle zamanaşımı süresi belirlenecektir. Anayasa'nın 38. maddesinde dava zamanaşımının kanunilik ilkesi kapsamında olduğu benimsenmiş olup dava zamanaşımını durduran veya kesen nedenlerin kanunda açıkça gösterilmesi gerekir, bu nedenlerin yorum veya kıyas yoluyla genişletilmesi mümkün değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.03.2017 tarihli ve 2015/8-268 Esas ve 2017/124 Karar sayılı, 17.01.2017 tarihli ve 2015/15-536 Esas ve 2017/14 Karar sayılı, 01.03.2016 tarihli ve 2015/3-599 esas ve 2016/99 sayılı kararlarında ayrıntıları açıklandığı üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda dava zamanaşımı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihte durmaya başlayıp, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde yeni suç işlendiği veya denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine aykırı davranıldığı tarihte yeniden işlemeye başlayacaktır. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında mala zarar verme suçundan iddianame düzenlendiği, sanığın 03.05.2012 tarihinde savunması alınıp hakkında atılı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, bu kararın 16.05.2012 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 05.06.2013 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesinden dolayı ihbar üzerine hükmün 11.01.2022 tarihinde açıklandığı anlaşılmıştır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi ile ihbara konu ikinci suçun işlendiği tarih arasında zamanaşımının durduğu, 5237 sayılı Kanun'un 66/1.(e) maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 03.05.2012 tarihinde kesildiği, durma süresi de eklendikten sonra, olağan dava zamanaşımının hükmün açıklandığı tarihten önce gerçekleştiği gözetilmeden, davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuş olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Çorum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.01.2022 tarihli ve 2021/865 esas, 2022/81 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Karardaki hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun'un 309/4-d maddesi uyarınca Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; sanık hakkında mala zarar verme suçundan açılan KAMU DAVASININ, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık hakkında mala zarar verme suçundan TCK 151/1 uyarınca adli para cezası verilip HAGB'ye karar verilmiş, karar kesinleşmiş; sanık denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi üzerine hüküm açıklanmıştır. Adalet Bakanlığı, savunmanın alındığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında durma süresi mahsup edilince 8 yıllık olağan zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle kanun yararına bozma istemiştir.

Hukuki İlke: Mala zarar verme suçunda olağan dava zamanaşımı TCK 66/1-e uyarınca 8 yıldır; HAGB kararının kesinleştiği tarihte zamanaşımı durur (CMK 231/8-c), denetim süresinde yeni suç işlendiği tarihte yeniden işler. Sanığın savunmasının alındığı tarihte kesilen süreye, durma süresi mahsup edilerek önceki ve sonraki süreler eklendiğinde 8 yıl dolmuşsa düşme kararı verilmelidir.

Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma kabul + kamu davasının düşmesi (CMK 309/4-d ile Yargıtayca giderilerek)

Dava Strateji Notu: HAGB'li mala zarar verme (ve benzeri 8 yıllık zamanaşımına tabi) dosyalarında hüküm açıklanırken zamanaşımı hesabını yapın: sorgu/savunma tarihi (kesme) + HAGB kesinleşme (durma başlangıcı) + yeni suç tarihi (durmanın sonu). Uzun süre bekletilip açıklanan HAGB'lerde çoğunlukla süre dolar ve mahkumiyet yerine düşme gerekir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla