Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/4578 E. , 2025/12018 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/858 E., 2025/1037 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama,bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ... hakkında nitelikl
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/4578 E. , 2025/12018 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/858 E., 2025/1037 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama,bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ... hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından; sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükmedilen cezaların süresine göre sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. I. Sanık ... Hakkında Katılan ...'ye Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Oluş ve dosya içeriğine göre, nitelikli yağma suçundan sanık hakkında kurulan hükümde, herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 13.05.2025 tarihli ve 2025/858 Esas, 2025/1037 Karar sayılı kararında sanık ... ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288. ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, II. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan ve Sanık ... Hakkında Katılan ...'ye Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde; Diğer temyiz istemleri yerinden görülmemiştir. Ancak; 1. Katılan ...'den 300,00 TL tutarında paranın yağmalandığı dikkate alındığında, suç tarihi itibariyle paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları birlikte değerlendirildiğinde, sanığa verilen cezadan değer azlığı nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi uyarınca indirim uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun 5237 sayılı Kanun'un 109. maddesinde "Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir." şeklinde düzenlenmiş, ikinci ve üçüncü maddelerde arttırım sebepleri yer almıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.04.2022 tarihli ve 2020/14-25 Esas, 2022/237 karar sayılı kararında, "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma cinsel saldırı suçu gibi bazı suçların icrası sırasında zorunlu olarak eşlik eden bir fiil olarak yer alabilir. Cinsel saldırı suçunda failin fiilini icra edebilmesinin zorunlu sonucu olarak mağdurun kısa bir süre özgürlüğünden yoksun kaldığı bu gibi hâllerde işlenen suç dışında failin sorumluluğunu gerektiren ayrı bir fiilin varlığından bahsetmek mümkün değildir. Ancak işlenen fiilin zorunlu sonucu olmamakla birlikte, amaç suçun işlenebilmesi için mağdurun hürriyetinden yoksun bırakıldığı hallerde, fail amaç suçun yanında ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da cezalandırılacaktır ( ... Koca- İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayınevi, 6. Bası, Ankara, 2019 s. 465). Ancak cinsel saldırı öncesi ya da sonrasında eğer mağdurun özgürlüğü sınırlandırılmışsa, fail kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da sorumlu tutulmalıdır (M.Emin Artuk- ... Gökçen-M. Emin Alşahin- Kerim Çakır, Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayınevi, 18. Baskı, Ankara, 219 s. 375.). Yargıtay uygulamalarına göre de kişinin vücut dokunulmazlığı amaç suçun konusu olması durumunda hürriyeti sınırlandırılmadan bu suçların işlenmesine olanak bulunmadığı için suç süresiyle sınırlı olarak kişilerin tutulması hâlinde, örneğin cinsel saldırı (cinsel istismar) veya yaralama eylemini gerçekleştirirken sadece bu suçların işlendiği süre boyunca bekletme veya tutma eylemleri ayrı bir suç oluşturmamakta, ancak amaç suç öncesinde veya sonrasında mağdurun bir yere gitme veya bir yerde kalma özgürlüğü kaldırıldığında ise ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşmaktadır." açıklaması yer almaktadır. Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılanların yağma eyleminin icra edilebilmesinin zorunlu sonucu olarak kısa bir süre özgürlüğünden yoksun kaldıkları anlaşılmakla, sübut bulmayan kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi nedeniyle, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, (1) numaralı bozma kararının, diğer sanık ...'ya 5271 sayılı Kanun'un 306/1 inci maddesi uyarınca sirayetine, Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanıklar ... ve ... müdafiilerinin tahliye taleplerinin reddine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesiı uyarınca Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 24.12.2025 tarihinde karar verildi.