İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi — Nitelikli Yağma Kararı (E.2026/375 K.2026/1094)

Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.

Esas2026/375Karar2026/1094Tarih5 Şubat 2026Okuma6 dk · 1.265 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2026/375 E., 2026/1094 K.

Karar tarihi
5 Şubat 2026
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2025/4082 E., 2025/1718 K
Suç
Nitelikli yağma
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi
Tebliğname görüşü
Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı

Karar Detayı

1.265 kelime·6 dk okuma

Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.

Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz dilekçesinde, anılan sebeplerle yapılan incelemede.

Sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen 25.02.2025 tarihli mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından duruşma açılmaksızın 14.05.2025 tarihli ve 2025/1506 Esas, 2025/927 Karar sayılı kararında özetle; "...

28/04/2024 tarihli kolluk görüntü izleme tutanağından ve kamera görüntülerinden de anlaşılacağı üzere sanığın katılanın cebinden cüzdanını aldıktan sonra sokakta bulunan boşluk alana/arsaya girdiği, akabinde oradan çıkıp kamera önünden de geçerek olay yerinden ayrıldığı, katılanın cüzdanının olay yerinde çalışma yapan kolluk görevlileri tarafından boş alanda/arsada bulunup katılana içindeki kartlar/kimlikler ile verildiği,

yine sanığın tespitinden sonra eve giden kolluk görevlilerine sanığın/eşinin olayda yağmalandığı iddia edilen 1.500 TL'yi verdikleri ve paranın da katılana teslim ediliği, cüzdanın kolluk görevlilerinin araştırması sonucu sanığın her hangi bir "pişmanlık iradesi ve sanık tarafından gerçekleşmiş bir iade tazmin olmadan" bulunup iade edilmesi nedeniyle etkin pişmanlık kapsamında olmadığı, sanık/eşi tarafından teslim edilen paranın ise "kısmi iade" sayılacağı (zira cüzdan ve içerisindeki belgelerin de bir değerinin olduğunun kabul ediliği), kısmi iade halinde ise TCK'nın 168/4.

Maddesi gereği mutlak suretle katılanın rızasının bulunması gerektiği, oysa ki katılanın 25/02/2025 tarihli 3. Celse alınan ifadesinde "...kısmi iadeye muvafakat etmem..." şeklinde açıkça iradesini gösterdiği görülmekle, sanık hakkında koşulları oluşmamasına rağmen etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak eksik ceza tayini..." şeklindeki gerekçe ile ilk derece mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e maddesi gereğince bozulmasına karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, ilk derece mahkemesinin 22.07.2024 tarihli kararı ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verildiği,

sanık müdafiinin istinaf başvurusunun ise Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.10.2025 tarihli ve 2025/4082, Esas, 2025/1718 Karar sayılı kararı ile esastan reddine karar verilmesi üzerine, sanık müdafiinin sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla.

Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından duruşma açılmaksızın 14.05.2025 tarihli ve 2025/1506 Esas, 2025/927 Karar sayılı kararında belirttiği gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği,

Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, bölge adliye mahkemesince yapılan uygulama kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiği gibi bazı hallerde sanığın temyiz hakkını ortadan kaldırılmasına yol açabildiği,

her ne kadar temyize konu somut olayda, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan verilen hüküm yönünden bölge adliye mahkemesince verilen ve yasaya aykırı olan bozma kararı sanığın temyiz hakkını etkilememiş ise de, bölge adliye mahkemesince yasaya aykırı bozma ilâmı yerine davanın yeniden görülmesine karar verilerek aynı mahkûmiyet hükmünün verilmesi durumunda temyizi kabil bir karar olacağı, görüldüğü üzere bölge adliye mahkemesince yasal olmayan bir bozma ilamı sanıkların temyiz hakkının ortadan kaldırılmasına sebep olabilmektedir.

Anayasa Mahkemesi bu konuda verdiği bir kararında "İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermesi başvurucu yönünden önemli sonuçlar doğurmaktadır. Nitekim İstinaf Dairesi, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açarak ve tarafları da çağırarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda bir karar vermesi gerekirken dosya üzerinden karar vermiş;

başvurucuyu mahkemeye erişim hakkının yanında bölge adliye mahkemesi önünde sözlü yargılanmadan ve bununla bağlantılı diğer usul güvencelerinden yoksun bırakmıştır." değerlendirmeler bulunarak bölge adliye adliye mahkemesinin yasaya aykırı bozma kararının başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine hükmetmiştir (Ömer Oral [GK], B. No: 2023/33667, 9/1/2025, § …).

Aynı konuda Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise "Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır.

Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemeleri şu hâllerde hükmün bozulması kararı verebilecektir: 1. İlk derece mahkemesinin kararında 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir mutlak hukuka aykırılık nedeninin bulunması, 2. Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya ön ödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması. ..........

Açıkça görüldüğü gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müteessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır. Nitekim Yargıtay kararlarına karşı direnme yetkisi bulunan ilk derece mahkemesinin, bölge adliye mahkemelerinin bozma kararlarına direnememesinin temelinde yatan düşünce de buna dayanmaktadır.

Direnme yasağına ilişkin normun, maddi ceza adaletiyle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, esas itibariyle makul sürede yargılanma hakkı bakımından bir teminat alanı oluşturduğu söylenmelidir. Hukuki düzenlemeler ve yapılan açıklamalar karşısında, mesele tartışmaya ihtiyaç bırakmayacak açıklıktadır.

Buna rağmen uygulama, bölge adliye mahkemelerinin iş yoğunluğu gibi mülahazalarla kanunun kendisine tanımadığı bir yetkiyi kullanarak bozma kararları verilegeldiği bilinen bir gerçektir. Bu uygulamanın, yukarıda yer verilen tespitler yanında, görevli/teminatlı mahkemede yargılanma ve mahkemeye erişim/ kanun yoluna etkin başvuru hakları yönünden ciddi sorunlar taşıdığı da tartışmadan varestedir.

CMK'nın 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adliye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesi de mümkün değildir.

Bu nedenle ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması da söz konusu olabilmektedir." şeklinde değerlendirmelerde bulunarak bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların,

görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmetmiştir (YCGK, T.:30.04.2025, E.: 2024/6-490, K.:2025/197). Bu açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde.

Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 14.05.2025 tarihli ve 2025/1506 Esas, 2025/927 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.07.2024 tarihli ve 2025/315 Esas, 2025/370 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, hukuka aykırılık bulunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti

Olay Özeti: Kapkaç/yağma iddiasıyla açılan davada, katılanın cüzdanının kolluk aramasıyla arsada bulunması ve paranın sanık eşince teslimi 'kısmi iade' sayılmış; Tekirdağ BAM 4. Ceza Dairesi, koşulları oluşmadan etkin pişmanlık uygulandığı gerekçesiyle duruşma açmadan ilk derece hükmünü bozmuş, yeniden kurulan mahkûmiyet istinafça esastan reddedilmiştir.

Hukuki İlke

Hukuki İlke: Bölge adliye mahkemesi ceza dairesi, CMK 280/1-e'de sınırlı sayıda gösterilen haller dışında (somut olayda kısmi iade/TCK 168/4 değerlendirmesi esasa ilişkindir) duruşma açmadan bozma kararı veremez; CMK 280/1-g uyarınca duruşma açıp yeniden hüküm kurması gerekir. Aksi uygulama, AYM'nin Ömer Oral (2023/33667) kararı ve YCGK'nın 30.04.2025 tarih 2024/6-490 E. 2025/197 K. kararı uyarınca mahkemeye erişim hakkını ihlal eder ve karar hukuki değerden yoksundur.

Uygulama Sonucu

Uygulama Sonucu: Yasaya aykırı bozma niteliğindeki BAM kararı, diğer yönleri incelenmeksizin CMK 302/2 gereği oy birliğiyle BOZULMUŞ, dosya CMK 304/2-b uyarınca aynı BAM Ceza Dairesine gönderilmek üzere tevdi edilmiştir.

Dava Strateji Notu

Dava Strateji Notu: İstinaf dairesi, esasa ilişkin bir nedenle (delil değerlendirmesi, etkin pişmanlık koşulu vb.) duruşma açmadan bozma yaptıysa, bu 'görevsiz mahkeme kararı' olarak hükümsüzdür; müdafi temyizde AYM Ömer Oral ve YCGK 2024/6-490 içtihatlarına dayanarak kararın bozulmasını ve müvekkilin sözlü yargılanma/temyiz hakkının iadesini isteyebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2026/375
Karar No
2026/1094
Tarih
5 Şubat 2026
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi — Nitelikli Yağma Kararı (E.2026/366 K.2026/1226)
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi — Nitelikli Yağma Kararı (E.2026/364 K.2026/1316)
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi — Nitelikli Yağma Kararı (E.2026/327 K.2026/889)
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi — Nitelikli Yağma Kararı (E.2026/317 K.2026/1372)
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi — Nitelikli Yağma Kararı (E.2026/309 K.2026/1285)
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi — Nitelikli Yağma Kararı (E.2026/291 K.2026/918)

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.