İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2026/471 Karar: 2026/1383 Tarih: 2026

Yargıtay 6. Ceza Dairesi — Kasten Yaralama Kararı (E.2026/471 K.2026/1383)

6. Ceza Dairesi 2026/471 E. , 2026/1383 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu SAYISI : 2025/12 E., 2025/12 K. KONUSU : Uyuşmazlığın giderilmesi UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ TALEBİNE KONU KARARLAR : 1. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin 24.03.2025 tarihli ve 2023/3990 E

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2026/471 E. , 2026/1383 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu SAYISI : 2025/12 E., 2025/12 K. KONUSU : Uyuşmazlığın giderilmesi UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ TALEBİNE KONU KARARLAR : 1. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin 24.03.2025 tarihli ve 2023/3990 E

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2026/471 E. , 2026/1383 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu SAYISI : 2025/12 E., 2025/12 K. KONUSU : Uyuşmazlığın giderilmesi UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ TALEBİNE KONU KARARLAR : 1. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin 24.03.2025 tarihli ve 2023/3990 Esas, 2025/1248 Karar sayılı kararı 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 23.10.2024 tarihli ve 2024/680-2785 Esas-Karar sayılı kararı UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİNİ TALEP EDEN : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 21.11.2025 gün ve 2025/ 12... /12 sayılı başvurusuna istinaden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2026 tarih ve UG - 2025/152343 sayılı yazısı ile Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 24/03/2025 tarih ve 2023/3990 Esas, 2025/1248 Karar sayılı kararı ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 23/10/2024 tarih ve 2024/680-2785 Esas-Karar sayılı kararı da gözetilerek kararlar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi talep edilmekle, dosya incelendi; I. UYUŞMAZLIĞIN KONUSU Uyuşmazlık, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 150 nci maddesinde hükme bağlanan hukuki alacağı tahsil amacıyla tehdit veya yaralama suçunda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/3 maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanması gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir. II. Hukuki Süreç Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının 22/09/2025 tarihli dilekçelerinde özetle; Ordu 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 18/05/2023 tarih ve 2023/45-77 Esas-Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında hukuki alacağını tahsil etmek amacıyla silahla tehdit suçundan mahkumiyet kararı verildiği; yargılama esnasında CMK'nun 15/3.maddesi gereğince sanığa zorunlu müdafi atanması gerektiği halde, zorunlu müdafi atanmadan yargılamaya devam edilerek sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği; bu karara yönelik istinaf başvurusu üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine kesin nitelikte karar verildiği; anılan eksiklik yönünden bu karara karşı CMK'nın 308/A maddesi kapsamında yapılan itiraz başvurusunun da reddine karar verildiği; oysa aynı hususta Ankara 36. Ceza Ağır Ceza Mahkemesinin 01/12/2023 tarih, 2022/300 esas ve 2023/403 karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hukuki alacağını tahsil etmek amacıyla tehdit suçundan verilen beraat kararının istinaf başvurusu üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince, hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit suçunun yargılaması sırasında sanıklara CMK'nın 150/3.maddesi uyarınca zorunlu müdafi atanmasının zorunlu olduğu kabul edilerek, sanıklar hakkında kesin nitelikte beraat kararı verildiğinden bahisle; bu suretle her iki daire kararı arasında orta çıkan uyuşmazlığın giderilmesini talep ettikleri" gerekçeleri ile uyuşmazlığın giderilmesi hususunda Başkanlar Kurulundan taleple bulunulduğu anlaşılmıştır. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 21/11/2025 gün ve 2025/ 12... /12 Karar sayılı kararı uyarınca; "Mezkur daire kararları arasında zorunlu müdafi atanıp atanmayacağı hususunda 5235 Sayılı Yasa'nın 35/1-3.maddesi kapsamında çelişki olduğu sarihtir. Sorun, TCK'nın 150/1 maddesi delaletiyle TCK'nun 106/2-a maddesi uygulandığında zorunlu müdafi atanıp atanmayacağı noktasında toplanmaktadır. Bilindiği üzere TCK'nın 106/2-a maddesi tek başına uygulandığında zorunlu müdafi gerektirmediği izahtan varestedir. Tartışılması gereken husus, hukuki alacağın tahsili amacıyla silahla tehdit suçlarında farklı bir durumun ortaya çıkıp çıkmadığıdır. Kurulumuzca, iddianamede açıkça TCK'nın 150/1.maddesi delaletiyle silahla tehdit suçundan açılan davalarda zorunlu müdafi noktasında her hangi bir farklılığın oluşmayacağı, silahla tehdit suçunun alt sınırı itibariyle zorunlu müdafi gerekmediği yönünde görüş biriliğine de varılarak, çelişkinin Yargıtay'ın denetimine ihtiyaç duyduğu gerekçesi ile, talebin kabulü yönünde aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. uyuşmazlık bulunduğu iddia edilerek Yargıtay ilgili Dairesine başvurulması istenmiş olup, adı geçen Dairelerin kesin nitelikteki kararlarında aynı hukuki nedene dayalı davalarda değerlendirmenin farklı olduğu, dolayısıyla 5235 Sayılı Kanun m.35/3'deki şartların bulunduğu kanaatine varıldığından, uyuşmazlığın 5235 Sayılı Yasa'nın 35/1-3.maddesi kapsamında: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. CD'nin 24/03/2025 tarih ve 2023/3990 esas, 2025/1248 karar sayılı kararı ile, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. CD'nin 23/10/2024 tarih ve 2024/680-2785 esas-karar sayılı kararlar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesinin istenmesi gerekçeleri’’ ile dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. III. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Görüşü Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 21.01.2026 tarihli mütalaasında özetle, "Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesi istisnasız şekilde "daha az cezayı gerektiren hal" başlıklı TCK'nun 150. maddesinde görevli mahkemenin ağır caza mahkemesi olduğuna hükmetmekte olup, sanık esasen yağma suçundan yargılanmakta ve yağma suçunun ceza miktarı itibariyle de sanığa CMK 150/3 maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanması gerektiğini kabul eden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 23/10/2024 tarih ve 2024/680-2785 Esas-Karar sayılı kararı yönünde uyuşmazlığın giderilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu yönünde uyuşmazlığın giderilmesi arz ve talep olunur.'' şeklinde görüş bildirmiştir. IV.GEREKÇE Uyuşmazlık konusunun çözümlenmesi için 5271 sayılı Yasanın "Müdafiin görevlendirilmesi" başlıklı 150. maddesinin ayrıca ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi; "(1) Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi hâlinde bir müdafi görevlendirilir. (2) Şüpheli veya sanık on sekiz yaşını doldurmamış ya da sağır veya dilsiz veya kendisini savunamayacak derecede malûl olur ve bir müdafi de bulunmazsa istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir. (3) Üst sınırı en az beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." biçiminde iken, 19.12.2006 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’un 21. maddesi ile; “(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi hâlinde bir müdafi görevlendirilir. (2) Müdafisi bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir. (3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır. (4) Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." şeklinde değiştirilmiştir. Maddenin birinci fıkrasında isteğe bağlı müdafilik hüküm altına alınmış; ikinci fıkrasında, çocuklara, kendisini savunamayacak derece malul olanlara veya sağır ve dilsizlere istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilmesi gerektiği belirtilmiş; üçüncü fıkrada ise alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda müdafi görevlendirilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır. Görüldüğü üzere, 5271 sayılı Yasanın 150/3. maddesinde şüpheli veya sanık için zorunlu müdafi görevlendirilmesi, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmalarla sınırlandırılmış, alt sınırı beş yıl ve daha az hapis cezasını gerektiren suçlar bu kapsama alınmamıştır. Hukuki alacağını almak için cebir ve tehdit kullanma suçunda görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesidir. 5237 sayılı Kanunun 150/1. maddesi delaletiyle cebir ve tehdit uygulamada önce yağma suçunun tartışılması gerekeceği için görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi olmaktadır. Ağır Ceza Mahkemesi önce yağmanın tipiklik unsurunu denetleyecek yasal unsurları (tipiklik) itibariyle işlenmiş bir yağma suçu olup olmadığına bakacaktır. Yağma suçunun varlığına kanaat getirmesinden sonra bunun sanık tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini değerlendirecek ve yasal undsurları itibariyle oluşan yağma suçunun sanık tarafından gerçekleştirildiğinin tespitinden sonra yağma suçunun unsuru olan cebir veya tehditin alacağını almak için gerçekleşip gerçekleşmediği tartılışıp sonucuna göre karar verecektir. Eğer alacağını almak için olduğuna karar verirse bundan sonra 5237 sayılı Yasa’nın 150/1 nci fıkrası hükümlerini uygulama safhasına geçecektir. Bu bilgiler ışığında "daha az cezayı gerektiren hal" başlıklı 5237 sayılı Kanunun 150. maddesinde görevli mahkemenin ağır caza mahkemesi olduğuna hükmetmekte olup, sanık esasen yağma suçundan yargılanmakta ve yağma suçunun ceza miktarı itibariyle de sanığa 5271 sayılı Kanunun 150/3 maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanması gerektiği anlaşılmakla uyuşmazlığın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi'nin 23/10/2024 tarih ve 2024/6 80... 2024/144 Karar sayılı kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği düşünülmüştür. Açıklanan nedenle; Hukuki alacağı tahsil maksadıyla tehdit suçunda CMK 150/3 maddesi uyarınca zorunlu müdafii atamasına gerek olmadığını kabul eden; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin 24/03/2025 tarih ve 2023/3990 Esas, 2025/1248 Karar sayılı kararının usul ve yasalara aykırı olduğu, Hukuki alacağı tahsil maksadıyla tehdit suçunda CMK 150/3 maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanması gerektiğini kabul eden; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi'nin 23/10/2024 tarih ve 2024/680-2785 Esas-Karar sayılı kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiştir. E) Gereği görüşülüp düşünüldü: 1. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 35. maddesi uyarınca; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin 24/03/2025 tarih ve 2023/3990 Esas, 2025/1248 Karar sayılı kararı ile verilen ‘‘...’ne ilişkin kararının usul ve yasalara aykırı olduğunun tespiti ile; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi'nin 23/10/2024 tarih ve 2024/6 80... 2024/144 Karar sayılı kararı ile verilen özetle; "...'' ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu yönünde uyuşmazlığın giderilmesi talebinin KABULÜ İLE, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/01/2026 tarih ve UG–2025/152343 sayılı yazısı ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu'nun 21/11/2025 gün ve 2025/ 12... /12 Karar görüşleri doğrultusunda, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi arasındaki UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİNE, 2. Dosyanın talepte bulunan Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine, 3. Karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemelerinin Ceza Dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Hukuki alacağın tahsili amacıyla (TCK 150/1 delaletiyle) silahla tehdit suçunda, sanığa CMK 150/3 gereği zorunlu müdafi atanmasının gerekip gerekmediği konusunda Samsun BAM 4. Ceza Dairesi ile Ankara BAM 13. Ceza Dairesi kesin nitelikteki kararları çelişmiş, bölge adliye başkanlar kurulu talebiyle uyuşmazlığın giderilmesi istenmiştir.

Hukuki İlke: Hukuki alacağın tahsili amacıyla cebir/tehdit suçunda önce yağmanın tipiklik unsurları değerlendirileceğinden görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir; yağma suçunun ceza miktarı itibarıyla üst sınırı beş yıldan fazla olduğundan sanığa CMK 150/3 uyarınca istem aranmaksızın zorunlu müdafi görevlendirilmesi gereklidir.

Uygulama Sonucu: 5235 sayılı Kanun 35. madde uyarınca uyuşmazlığın, zorunlu müdafi gerektiğini kabul eden Ankara BAM 13. Ceza Dairesi kararı doğrultusunda giderilmesine (talebin kabulü)

Dava Strateji Notu: TCK 150/1 delaletiyle açılan tehdit/yaralama davalarında zorunlu müdafi atanması istenmeli; atanmadan yürütülen yargılama savunma hakkının ihlali olarak bozma/istinaf sebebi yapılabilir. Bu içtihadi ölçüt kesinleşmiş dosyalarda CMK 308/A itiraz argümanı olarak da kullanılabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla