KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2026/799 E., 2026/3456 K.
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2026
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/200 E., 2016/176 K
- Suçlar
- Silahla tehdit, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokmak, kasten yaralama, kamu malına zarar verme, mala zarar verme, nitelikli konut dokunulmazlığının ihlali
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Red, onama, bozma
Karar Detayı
569 kelime·3 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kamu malına zarar verme, silahla tehdit, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I-Sanık ...
Hakkında Mala Zarar Verme, Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kasten Yaralama Suçlarından Verilen Mahkûmiyet Kararlarına Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde.
14.04.2011 tarihinden yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 Sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000,00 TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkûmiyet hükümleri kesin olup, sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan tayin edilen 2.000,00 TL adli para cezası ile sanıklar ...,
... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan tayin edilen 3.000,00 TL adli para cezasına ilişkin hükümlerin cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince sanıklar müdafiinin temyiz itirazlarının tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, II. Sanıklar ..., ... ve ... Haklarında Kamu Malına Zarar Verme, Sanık ...
Hakkında Silahla Tehdit ve Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokmak Suçlarından Verilen Mahkûmiyet Kararlarına Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde.
Sanıklara yüklenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 152/1-a maddesine uyan kamu malına zarar verme, 106/2-a maddesine uyan silahla tehdit ve 170/1-c maddesine uyan genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarının gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırına göre; aynı Yasa'nın 66/1-e, 67/2. maddelerinde belirtilen, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, karar tarihi olan 10.03.2016 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, III. Sanıklar ..., ... ve ...
Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Verilen Mahkûmiyet Kararlarına Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde. Eklentinin, ana binaya doğrudan doğruya veya dolayısıyla bağlı olup bizzat kullanımı bakımından binanın hizmetine sunulmuş, tahsis edilmiş ve binanın kullanımını tamamlayan yerler olduğu, “başkalarının girmesine müsaade edilmeyeceğini gösterir tarzda işaretleme” olmasının eklenti sayılması için yeterli olduğu, duvarla çevrili olması veya kapısının bulunması,
kilit altında bulunması vs. şart olmayıp, başkasının girmesine rıza gösterilmeyeceği anlaşılacak şekilde dış dünyadan ayrılmış, işaretlenmiş olmasının yeterli olacağı, dosya kapsamı, mağdurların benzer nitelikteki beyanları ile tanık anlatımlarına göre, düğün yerindeki kavga olayından sonra mağdurların evlerine döndükleri, sanıkların pikap tarzı araçla mağdur ...'e ait evin önüne gelip evin bahçesinde bulunan bir kısım mağdurlara saldırdıklarının kabulüyle sanıkların adı geçen mağdura ait evin bahçesine girmek suretiyle konut dokunulmazlığını ihlal suçundan cezalandırılmalarına dair karar verilmiş ise de,
olayın meydana geldiği yerin konumunun ikametin eklentisi niteliğinde olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması için mahallinde keşif yapılarak sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile sanıklar hakkında suçtan mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırılık bulunmuştur.