KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2009/8536 E., 2010/780 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, on üç adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemce ... parsel hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, diğer parsellerin satış suretiyle ortaklığının giderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HUMK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince;
Dava konusu edilen taşınmazların paydaşlarından ...'un yargılama sırasında 228.6.2007 tarihinde öldüğü geride mirasçı olarak ..., ... ve ...yı bıraktığı, ...'un 22.09.2007 tarihinde öldüğü ve ..., ..., ... ve ...'ı mirasçı olarak bıraktığı dosyaya ibraz edilen mirasçılık belgelerinden anlaşılmaktadır. Bu durumda adı geçen mirasçıların davaya dahil edilmesi, kendilerine usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğ olunması, taraf teşkilinin sağlanması ve ondan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2009/8536, K. 2010/780, 1 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama