KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/10525 E., 2012/12915 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi(İzmir 14.SHK.devren 9.SHK.
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmaz ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satılarak giderilmesine karar verilmiş hüküm bir kısım davalı vekili ile davalı hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK.'nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasının 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Bu itibarla, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince davaya konu 12 ada 11 nolu parsel zeytinli tarla niteliğinde 8197 m2 yüzölçümünde olup paydaşları arasında ... oğlu ... ve ... kızı ...’nin bulunduğu görülmektedir dosyaya sunulan İzmir Sulh Hukuk Mahkemesinin 09/06/1976 tarih ve 1976/1020 Esas 770 Karar sayılı ilamına göre muris ...’in 1931 tarihinde ölümü ile mirasının mirasçılarına aidiyetine karar verildiği ancak mirasçıların soyadlarının kararda yazılı olmadığı görülmüştür.
Yine İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16/03/1976 tarihli 1962/287 Esas 1962/997 karar sayılı ilamında da ...’nin medeni kanundan evvel öldüğünün belirtilerek mirasçılarının gösterildiği ancak mirasçılarının isimleri yazılı olmasına rağmen soyadlarının kararda yazılı olmadığı görülmüş, murisin baba adının da tapu kaydından farklı olarak ... şeklinde yazılı olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle usulüne uygun olarak taraf teşkilinin sağlandığı kabul edilemez.
Mahkemece, tapu kaydı ve mirasçılık belgelerinin birbirine uygun hale getirilmesi, mirasçıların açık kimlik bilgilerini gösterir mirasçılık belgelerinin ilgili tarafça dosyasına sunulması, tapu kaydı ile mirasçılık belgesindeki muris ...’nin baba adındaki farklılık üzerinde de durularak gerekirse tapu kaydında isim tashihi davası açılması için ilgilisine süre verilmesi ve taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/10525, K. 2012/12915, 8 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama