KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/10016 E., 2015/7672 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2015
- Mahkemesi
- Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 27/05/2014
- Numarası
- 2014/277-2014/639
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiraya veren tarafından kiracıya karşı açılan, araç kiralama sözleşmesinin feshinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya ait aracın 29.02.2012 tarihinde davalı şirkete kiraladığını, davalı şirketin 29.09.2012 tarihinde aracın anahtarını hiçbir neden bildirmeden müvekkiline gönderdiğini, kira sözleşmesini tek taraflı ve haksız olarak feshettiğini, davacının haksız fesihten sonra zararını en aza indirmek için farklı firmalara başvuru yaptığını ancak başvurularının reddedildiğini, tüm uğraşlarına rağmen aracını yeniden kiraya veremediğini belirterek yoksun kalınan üç aylık 7.500 TL kira alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, sözleşmenin haklı olarak feshedildiğinin davalı tarafça ispatlanması gerektiği, davalının dosyaya bu yönde bir delil sunmadığı, üç aylık sürenin makul olarak kabul görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında 29.02.2012 tarihli kira sözleşmesi hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı tarafından, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle üç aylık kira bedeli talep edilmiş: Mahkemece, üç aylık kira süresinin makul görüldüğü kabul edilerek karar verilmiş ise de kira sözleşmesine konu aracın aynı şartlarla ne kadar süre içinde kiraya verilebileceği uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilerek, tespit edilecek bu makul süre kadar kira parasından davalının sorumlu tutulması gerekirken soyut bir ifade ile üç aylık sürenin makul süre olarak kabulü doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/10016, K. 2015/7672, 30 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama