KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/9541 E., 2015/8175 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere hükmün dayandığı gerekçelere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir
2-Davacının vergi alacağına yönelik temyizine gelince; dava, kira alacağı ile birlikte gayrı menkul emlak vergisi alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, kira alacağı yönünden istemin kabulüne, emlak vergisi alacağına yönelik olarak kamu alacağına ilişkin 6183 sayılı yasada belirlenen özel takip usulüne göre tahsilinin istenmesi gerektiği, doğrudan doğruya genel haciz yoluyla takip yapılamayacağından reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, taraflar arasındaki 1.1.2002 tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesinden kaynaklanan kira alacağı ile davalıya ait başka bir gayrı menkul nedeniyle belediyeye olan emlak vergisi borcunun tahsili istemiyle genel haciz yoluyla icra takibi başlattığı anlaşılmaktadır. Kamu alacağının genel haciz yoluyla takip edilmeyeceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Bu konuda seçimlik hakkı bulunan davacı genel hükümler uyarınca takip ve dava yoluna başvurabilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2.6.2004 gün ve 2004/1-293-319. 6.10.2004 gün ve 2004/1-433-483 ile 2.3.2005 gün ve 2005/1-116-135 sayılı kararları da bu yönde olup uygulama kararlılık kazanmıştır. Alacaklı, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Hakkındaki Yasa uyarınca tahsil yoluna başvurabileceği gibi genel haciz yoluyla takip yoluna da başvurabilir. Mahkemece bu konuda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/9541, K. 2015/8175, 8 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama