KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2014/9563 E., 2015/8176 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Karşıyaka 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 05/11/2013
- Numarası
- 2012/788-2013/1223
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, davalının tarafı olduğu 18.10.2010 başlangıç tarihli, 1 yıl süreli, aylık 700TL olan kira sözleşmesinin kefili olduğunu sözleşmede her ay karşılığı olarak kiracıdan 8400TL bedelli senet alındığını ve bunun sözleşmede açıklandığını, sorumluluğunun 1 yıl ile sınırlı olduğunu, davalı tarafından 1.12.2010 vade tarihli, 8400TL bedelli bononun tahsili amacıyla 18.6.2012 tarihinde başlatılan İzmir 6.İcra Dairesi’nin 2012/7191 Esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı cevap dilekçesinde, haksız ve yersiz açılanan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından, davalı kiralayan ile dava dışı kiracı E. G. S. arasında 18.10.2010 başlangıç tarihli, 1 yıl süreli, aylık 700TL olan kira sözleşmesinin imzalandığı, davacının bu sözleşmeye kefil sıfatıyla imza attığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kefilin müteselsil kefil niteliğinde olduğuna ilişkin bir düzenleme yer almadığından adi kefil olduğu kabul edilmelidir.
“Mahdut zaman için kefalet” başlıklı Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu 493.maddesine göre, (YTBK 600.maddesi) bir kimse belirli bir süre için kefil olup da bu zamanın sona ermesini takip eden bir ay içinde alacaklı icraya ya da mahkemeye başvurarak hakkını talep etmezse veya takibatına uzun süre ara verirse kefil kefaletten kurtulur.
Kira sözleşmesi 18.10.2010 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli olup akdin hitamı 18.10.2011 tarihidir ve kefil hakkındaki icra takibi 18.6.2012 tarihinde başlatılmıştır. Açıklanan bu koşullar davada gerçekleşmediğine göre davacı tarafından açılan menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/9563, K. 2015/8176, 8 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama