İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/1257 K.2023/1791

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalarda alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen 2014/239 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne, diğer davaların açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Esas2023/1257Karar2023/1791Tarih11 Mayıs 2023Okuma14 dk · 2.709 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2023/1257 E., 2023/1791 K.·Birleşen 2011/402 Esas Sayılı Dosyada Birleşen 2012/16 Esas Sayılı Dosyada Birleşen 2014/239 Esas Sayılı Dosyada

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Mayıs 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2022/110 E., 2022/751 K.
İhbar olunan
... vekili Avukat ...
Dava tarihi
09.05.2011
Hüküm/karar
Kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.709 kelime·14 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalarda alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen 2014/239 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne, diğer davaların açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-birleşen davada davacı .... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.1.Asıl Dava

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Seyitömer Termik Santrali Kül Depolama Barajı, Baraj Tesisleri ve Mevcut Kül Dağının Rehabilitasyonu inşaatı işi ile ilgili olarak 08.02.2000 tarihinde sözleşme akdedildiğini, sözleşme konusu işin müşavirlik ve teknik kontrollük görevinin davalı tarafından DSİ Genel Müdürlüğüne verildiğini, müvekkili tarafından işin proje ve eklerine uygun olarak yapıldığını, davalıdan kaynaklanan sebeplerle K4 ve K5 kanallarının vazifesini görmediğini, davalı tarafından önce K6 cüruf kanalının yapılmasına karar verildiğini,

bu işin davacı uhdesinde kaldığını ve idare ile davacı arasında 11.05.2007 tarihli sözleşme yapıldığını, daha sonra K7 kanalının yapılmasına karar verildiğini, bu inşaat işinin de 10.09.2009 tarihli sözleşme gereğince davacı tarafından yapıldığını, K6 ve K7 kanallarının imalatının tamamlandığını, dava tarihi itibariyle işin geçici ve kesin kabullerinin yapıldığını, işin %85 oranından fazlasının yapıldığını, K4 ve K5 kanallarının projeye uygun eğimde inşa edildiğinin tespit edildiğini ve tutanak altına alındığını,

ağır tonajlı tırların servis yolunu kullanmaları nedeniyle bu araçların geçişlerinin boş olan kanallarda deformasyonlara ve çökmelere neden olduğunu, aradan uzunca bir zaman geçmesine rağmen geçici kabulün onaylanmadığını, bu nedenle kesin kabul sürecinin başlatılmadığını, kesin hesap hakedişinin ödenmediğini, geçici kabul tutanağının onaylanması ile ilgili mevzuat ve sözleşmede bir süre öngörülmemiş ise de makul sürenin aşıldığını belirterek muarazanın menine, 08.05.2008 itibar tarihli geçici kabulün yapılmış sayılmasının tespitine, 08.05.2009 tarihi itibariyle kesin kabulün yapılmış sayılmasının tespitine,

davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 75.000,00 TL'nin 08.05.2009 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

1.2. Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; dava değerini KDV hariç 1.598.914,76 TL'ye yükselterek ıslah etmiştir.

2. Birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/402 Esas Sayılı Dosyasındaki Dava

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Seyitömer Termik Santrali İşletme Müdürlüğünün Seyitömer Termik Santrali Kül Depolama Barajı, Baraj Tesisleri ve Mevcut Kül Dağının Rehabilitasyonu İnşaatı işinin 08.02.2000 tarihli TEAŞ ve davalı firma arasında imzalanan sözleşme ile davalı firma yüklenimine verildiğini, 26.02.2008 tarihinde alınan olur ile teşkil edilen geçici kabul heyeti marifetiyle işin geçici kabul muayenesinin yapıldığını, kabul esnasında tespit edilen eksik ve kusurlu işlerin iki ayrı ana başlıkta tutanak altına alındığını ve geçici kabul tutanağının 11.08.2008 tarihinde DSİ III. Bölge Müdürlüğünce onandığını,

projenin hayata geçirilmesinin davalı firmanın yükleniminde olduğunu, proje hatası değerlendirilerek %5 oranında kurum zararından düşülerek hesaplamanın yapıldığını, kalan miktarın davalı yüklenici firmadan istenildiğini,

08.02.2000 tarihinde davalı yüklenici firma ile TEAŞ arasında imzalanmış olan sözleşme gereği davalı firmaca yerine getirilmesi gerekli olan işlerin eksik olarak yerine getirilmesinden ötürü doğan zararın müvekkilinin uhdesinde kalması gerek sözleşmeye ve gerekse yasalara aykırı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.720.723,68 TL alacağın ödeme tarihlerinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

3. Birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/16 Esas Sayılı Dosyasındaki Dava

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Seyitömer Termik Santrali İşletme Müdürlüğünün Seyitömer Termik Santrali Kül Depolama Barajı, Baraj Tesisleri ve Mevcut Kül Dağının Rehabilitasyonu İnşaatı işi için 08.02.2000 tarihli TEAŞ ve davalı arasında sözleşme imzalandığını, işin teknik kontrolörlük - müşavirlik hizmetlerinin DSİ'ye verildiğini, işin geçici kabulü sırasında tespit edilen eksik ve kusurlu işlerin tutanak altına alındığını, bu tutanakta yazılı işler nedeniyle tekrar ihale yapıldığını ve 1.687.553,96 TL kurum zararı oluştuğunu, ayrıca araç ve personel tedariki için harcama yaptıklarını ve 33.169,72 TL zarar oluştuğunu,

Teftiş Kurulu Başkanlığının 28.10.2011 tarihli inceleme raporu ile zararlarının 2.030.886,67 TL olduğunun ortaya çıktığını, daha önce açtıkları dava tutarının bu tutardan düşüldüğünde 310.162,00 TL daha kurum zararının olduğunu belirterek işbu miktarın ödeme tarihlerinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

4. Birleşen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/239Esas Sayılı Dosyasındaki Dava

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kurumun 1.720.723,68 TL'lik alacağın tahsili amacıyla Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/402 Esas sayılı dosyasıyla ve 310.162,00 TL alacak içinde Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/16 Esas sayılı dosyaları ile dava açtıklarını ve bu dosyaların davalının davacısı bulunduğu Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/311 Esas sayılı dosyasıyla birleştirildiğini,

ancak iş yoğunluğu nedeniyle 10.07.2013 tarihli duruşmanın takip edilememesi nedeniyle dosyaların işlemden kaldırılmasına ve açılmamış sayılmasına karar verildiğini belirterek davanın tüm dayanağı olan belgelerin bulunduğu Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/311 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, 2.030.885,68 TL alacağın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl Davada Cevap

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile 08.02.2000 tarihinde sözleşme akdedildiğini, kontrollük görevinin DSİ 3. Bölge Müdürlüğüne verildiğini, 05.01.2001 tarihinde davacı yükleniciye yer teslimi yapıldığını, 19.09.2006 tarihinden itibaren deneme işletmeciliği yapılarak kül ve cürufun sulu sistemle atılmaya başlanıldığını, K4 kanalında sık sık tıkanma olduğunu, K5 kanalında ise sulu sistemle kül ve cüruf depolamanın mümkün olmadığını, K4 kanalına alternatif olarak K6 kanalının ayrı bir ihale ile davacıya yaptırıldığını,

DSİ tarafından söz konusu işin problemler çözülmeden geçici kabule hazır olmadığı görüşünde olduklarının bildirildiğini, sistemin sorunsuz olarak çalışması durumunda geçici kabul işlemlerine başlanabileceğinin belirtildiğini, 10.09.2009 tarihli sözleşme ile K7 kanalı ayrım yapısı ve kül taşıma kanalı yapılması işinin davacıya verildiğini, 15.09.2009 tarihinde yer tesliminin yapıldığını, bu kanalın bugüne kadar önemli bir sorun yaşanmadan sisteminin çalıştığını,

yapım işleri şartnamesinin 14/3 maddesine göre davacı yüklenicinin sadece projeyi uygulamakla kalmayıp projenin denetim kontrolünü yapmak ve gördüğü eksiklikler konusunda idareyi uyarmakla sorumlu olduğunu, davacının bu sorumluluğunu yerine getirmediğini, zamanaşımı süresinin 5 yıl olup zamanaşımına uğradığını, işin toplam bedelinin %5'inden fazla olmasa bile kusurların işin teslimine, kullanılmasına ve işletilmesine mani ise bu durumun giderilmeden kesin kabulün yapılmasının mümkün olmadığını,

tutanakta imzası bulunan davacının durumdan haberdar olduğunu bu nedenle ayrıca bedel ve süre verilmesine gerek olmadığını belirterek davanın esastan da reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/402 Esas Sayılı Dosyasındaki Cevap

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; projelerin dava dışı 3. kişi tarafından yapıldığını, davalı yüklenici tarafından projesine uygun inşa ve imal edilmesine karşın işletmeye alınması aşamasında bazı sorunların ortaya çıktığını, yapım işi bünyesindeki K4 ve K5 kül yayma kanallarının yeterince vazife görmediğinin gözlendiğini, davacı kurum tarafından K6 ve K7 kanallarının yapılmasına karar verildiğini, ihale kapsamındaki işlerin %85 oranından daha fazla kısmının tamamlanmış olduğundan 19.09.2006 tarihinden itibaren işletmeye başlanıldığını, 18 ay boyunca davalı yüklenici tarafından çalıştırıldığını,

yüzer pompa istasyonu imal ve inşa edildiğini, bu sistemin sorunsuz olarak işletildiğini, K4 ve K5 kanallarının da eğimlerinin ölçüldüğünü, projesine uygun olduğunun tespit edildiğini ve tutanak altına alındığını, eğim değişimlerinin sorumlusunun müvekkili olmadığını, ayrıca davacı tarafından davalı yükleniciye herhangi bir uyarı ve ihtarat yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3. Birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/16 Esas Sayılı Dosyasındaki Cevap Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; derdestlik itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da; davacının işbu dava dilekçesindeki taleplerinin dayanağı önceden Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/402 Esas sayılı dosyasından ve Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/311 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilen davalardaki talep ve iddialar ile aynı olduğundan dosya içerisinde bulunan diğer dilekçelerdeki beyan ve itirazlarını tekrarlayarak davanın esastan reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.

4. Birleşen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/239Esas Sayılı Dosyasındaki Cevap

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; derdestlik ve zamanaşımı itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da; davacının işbu dava dilekçesindeki taleplerinin dayanağı önceden Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/402 Esas sayılı dosyasından ve Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/16 Esas sayılı dosyasından müvekkili aleyhine açılan ve Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/311 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilen davalardaki talep ve iddialar ile aynı olduğundan dosya içerisinde bulunan diğer dilekçelerdeki beyan ve itirazlarını tekrarlayarak davanın esastan da reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 16.09.2015 tarihli ve 2011/311 Esas, 2015/570 Karar sayılı kararı ile;

1.Asıl davada; taraflar arasındaki Seyitömer Termik Santrali kül depolama barajı, baraj tesisleri ve mevcut kül dağının rehabilitasyonu işine ilişkin hakediş miktarının 1.598.914,76 TL olarak hesaplandığı, asıl davanın bu miktar üzerinden ıslah edildiği, K4 ve K5 kanallarının minimum eğimin altında inşa edilen kesimlerin kırılarak tekrar imal edilebilmesi gerektiği, eğimin yetersizliğinden dolayı kullanılamadığı,

yeniden inşası maliyeti 521.818,18 TL olup, bu miktarın hakediş alacağından mahsubu gerekir ise de davalı EÜAŞ tarafından kanal onarım maliyeti ile ilgili olarak ayrıca dava açılmış olduğu anlaşılmakla, işbu davada bu miktar düşülmeksizin hakediş alacağına konu 1.598.914,76 TL üzerinden davanın kabulüne, dava tarihi öncesi itibariyle temerrüde düşürücü ihtarname olmadığından alacağın 75.000,00 TL'sine dava, kalanına ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,

2.Birleşen Ankara Asliye 9. Ticaret Mahkemesinin 2014/239 Esas sayılı dosyasında; kurum zararı olarak geçici kabulde belirtilen onarım maliyetine konu miktar ve ayrıca suyun kontrol altına alınması için işbu dosya davacısı tarafından yapılan masraf, ayrıca dubalı sistemin güvenli olarak devreye alınması için işbu dosya davacısı tarafından yapılan masraf kalemlerine konu alacağın tahsili isteğinde bulunulduğu, mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre;

denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyeti raporunda da açıklandığı üzere K4 ve K5 kanallarının minimum eğimin altında inşa edilen kesimlerin kırılarak tekrar imal edilebilmesi gerektiği, eğimin yetersizliğinden dolayı kullanılamadığı, yeniden inşası maliyetinin 521.818,18 TL olduğu,

ayrıca 06.06.2008 tarihinde borunun patlayarak çevreye küllü suyun yayılması sonucu suyun kontrol altına alınması için işbu dosya davacısı tarafından 6.609,72 TL araç, gereç ve personel için yapılan gideri ve su geri kazanım sisteminin çalışmaması sonucunda davacı yüklenici tarafından bila bedel yaptırılan dubalı sistemin güvenli olarak devreye alınabilmesi için davalı tarafından 9.660,00 TL elektrik işleri, 16.900,00 TL mekanik işler için yapılan giderin talep edilebileceği, toplamı 554.987,90 TL olmakla bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, alacağa talep de nazara alınarak dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,

3.Birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/402 Esas sayılı ve birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/16 Esas sayılı dosyalarınındaki davaların açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin 16.09.2015 tarihli ve 2011/311 Esas, 2015/570 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 27.03.2017 tarihli ve 2015/6366 Esas, 2017/1366 Karar sayılı kararıyla; birleşen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/239 Esas sayılı dosyasında yargılama giderlerinin harç olmaksızın hesaplanıp haklılık durumuna göre taraflara paylaştırılması ve hükmolunan alacak miktarı yönünden peşin yatırılan ilâm harcının tamamının haksız çıkan taraftan alınarak peşin harcı yatıran davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken davacının yatırdığı 34.682,50 TL peşin harcın yargılama giderine dahil edilerek haklılık oranında paylaştırılması,

ayrıca o dosya davalısından 34.682,50 TL harcın tahsiline karar verilmesinin ve tasfiye kesin hesabı çıkartılarak ve iş sahibinin birleşen davada lehine hükmolunan alacak ile ilgili talep ve dava da gözönünde bulundurulup değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken sadece yüklenicinin düzenlediği hakediş raporu esas alınarak kesin hesabı çıkartan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın sonuçlandırılmasının doğru olmadığı gerekçeleri ile kararın temyiz eden taraflar yararına bozulmasına karar verilmiştir.

3. Mahkemenin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 23.09.2020 tarihli ve 2019/20 Esas, 2020/456 Karar sayılı kararı ile asıl davanın kabulü ile 1.598.914,76 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 75.000,00 TL'sine 09.05.2011 dava tarihinden, kalan 1.523.914,76 TL'sine 16.04.2014 ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/402 Esas sayılı ve birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/16 Esas sayılı dosyalarındaki davaların açılmamış sayılmasına,

birleşen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/239 Esas sayılı dosyada ise davanın kısmen kabulü ile 554.987,90 TL'nin 20.06.2014 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.

4. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 24.11.2021 tarihli ve 2021/89 Esas, 2021/1714 Karar sayılı kararıyla; bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği halde bozma ilamının gerekleri yerine getirilmediği, ilâmda belirtilen şekilde tasfiye kesin hesabı düzenlemeyen bilirkişi kurulu raporu hükme esas alınarak karar verilmesinin doğru olmadığı ve bu nedenle Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 27.03.2017 tarih, 2015/6366 Esas, 2017/1366 Karar sayılı bozma ilâmında belirtilen hususlar dikkate alınarak tasfiye kesin hesabını içeren gerekçeli, denetime elverişli ve önceki raporlar arasındaki farklılığı da ortadan kaldıracak şekilde rapor alınıp değerlendirilmek suretiyle asıl davanın sonuçlandırılması gerekçeleri ile kararın ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulü ile 1.598.914,76 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 75.000,00 TL'sine 09.05.2011 dava tarihinden, kalan 1.523.914,76 TL'sine 16.04.2014 ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/402 Esas sayılı ve birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/16 Esas sayılı dosyalarındaki davaların açılmamış sayılmasına, birleşen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/239 Esas sayılı dosyasında ise davanın kısmen kabulü ile 554.987,90 TL'nin 20/06/2014 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karara verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı birleşen dosyalar davacısı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mahkemece karar verilirken davacı firmaca düzenlenen kesin hakediş hesabının davacı alacağının belirlenmesinde baz alınmış olduğu, kesin hakedişin hiçbir geçerliliği bulunmadığı, raporda her ne kadar 18.220.584,97 TL'lik imalattan sonra ne kadarlık bir imalat gerçekleştirildiğinin tespiti için taraflar arasında düzenlenmiş bir tutanak, mutabakat olmadığından Kütahya Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/30 D.

İş sayılı dosyasıyla yapılan tespit üzerinden sonuca gitmek gerektiği belirtilse de, bunun kabulünün mümkün olmadığı, dava konusu tesislerin kullanıldığı iddiasının gerçek dışı olduğu, sözleşmede öngörülen bedelin ödendiği, ancak hiçbir şekilde yapılan işten istifade edilemediği, kanallardan kül ve cüruf sevkiyatının sağlıklı yapılamamasının yegane sebebinin yüklenicinin hatalı imal ettiği kanal kısımları olmayıp en az bunun kadar önemli diğer bir hususun da kül barajından su geri kazanım sistemine ilişkin imalatlarda tespit edilen olumsuzluklar olduğu,

su geri kazanım sistemi betonarme kanalları ile P3 küllü su geri dönüş pompa istasyonunda, yüklenici ve ilgili işletme müdürlüğü elemanlarıyla birlikte 19.10.2007 tarihinde iş mahallinde kusurlu imalatların fotoğraflarını da çekerek tespitler yaptığı, davaya konu tazmin taleplerinin yalnızca K4 ve K5 kül-cüruf-su sevk kanallarına münhasır olup kül barajında yapılan su geri kazanım sistemi betonarme kanalları ile P3 pompa istasyonu ve geri kazanım suyu iletim hattı çelik boru imalatlarını kapsamadığını, bu nedenle asıl dosyada bu ayıpların da değerlendirilmemesinin hatalı olduğu,

yüklenicinin taahhüt kapsamındaki iş ve imalatları onaylı proje ve şartnameler ile fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapmadığı, K4 ve K5 kül sevk kanallarının işlev görememesi hususunda kusurun işin proje müellifi firmadan ve hazırladığı projelerden kaynaklanıp kaynaklanmadığını sorgulamanın bir yarar sağlamayacağı, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, bozma ilamının gerekleri yerine getirilmediği, bilirkişi raporu ve keşif için yapılan yargılama giderlerinin tamamının üzerlerinde bırakılmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup asıl dava geçici ve kesin kabulün yapılmış sayıldığının tespiti ile kesin hakediş bedelinin tahsili, birleşen davalar ise ayıp giderim bedellerinin tahsili istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. vd maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve özellikle işin tamamlanmış olduğu, dairemizin yerleşik içtihatları uyarınca eser sözleşmesi imzalandıktan sonra yapılan işlerin yüklenici tarafından yapıldığının karine olarak kabul edildiği ve aksinin ispatlanmadığı ve bu nedenle Kütahya Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/30 D.

İş sayılı dosyasıyla yaptırılan tespite göre rapor hazırlanmasında bir hata olmadığı ve ayıp giderim bedeline yönelik kesinleşen hüküm içerisinde K4 ve K5 kanalı dışında davalı birleşen dosya davacısının diğer talepleri yönünden de hesaplama yapıldığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı birleşen dosyalar davacısı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı-birleşen davada davacı ....'den alınmasına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,

SONUÇ / HÜKÜM

11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1257, K. 2023/1791, 11 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1257
Karar No
2023/1791
Tarih
11 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/1258 K.2023/5049
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/1259 K.2023/3207
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/1259 K.2023/1926
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/1261 K.2023/4131
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/1262 K.2023/18094
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/1263 K.2023/2607

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.