KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/1708 E., 2024/3738 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/934 E., 2023/165 K.
- Karar
- Esastan Red
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/374 E., 2019/804 K.
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
1-İlk derece mahkemesince; davacıya verilen ihtarlı süreye rağmen bildirilen eksikliklerin giderilmediği, davacı tarafından eksikliklerin idarenin kusurundan kaynaklandığı iddia edilmiş ise de işin tamamlandığı ve muayene kabulün yapılmasının istenildiği tarih öncesinde bu konuda tutulmuş herhangi bir tutanak veya başvurunun bulunmadığı dikkate alındığında bu iddiaya itibar edilmeyerek davalı idarenin 4735 sayılı Kanun'un 26 nci maddesine uygun olarak yapmış olduğu fesih işleminin yerinde olduğu,
bu durumda müspet ve menfi zararın istenemeyeceğinden asıl davada davanın reddine, birleşen davada ise, taraflar arası sözleşmenin feshedilmesinden sonra 4735 sayılı Kamu İhaleleri Sözlemeleri Kanunu'nun 22/2 maddesine göre yapılan hesaplamaya göre ek teminat talep edilebileceğinden birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı asıl davada davacı ve birleşen davada davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı süresinde asıl davada davacı ve birleşen davada davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı, dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; asıl dava yönünden davalı idarenin davacının talebi ile kabul işlemlerine başladığının ve işin tamamlanan kısmı ile davalının sözleşme kapsamında murat ettiği işi verimli ve etkin bir şekilde göremeyeceğinin tespit edilmiş olmasına, birleşen dava yönünden ise; davalı idarenin sözleşmeyi feshinin sözleşme hükümlerine uygun olmasına ve KİSK 22/2 gereği hesaplama yapılmış olmasına göre asıl davada davacı ve birleşen davada davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1708, K. 2024/3738, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama