KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/2570 E., 2024/1692 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/256 E., 2022/1302 K.
- Hüküm/karar
- Kabul
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararda dava değerinin duruşma sınırının altında olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı vekilinin duruşma isteğinin miktardan reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
1-İlk derece mahkemesince, tazminat davasında davacı şirketin kendisi aleyhine tarh edilen vergi cezasını hukuki yollarla hakkını arayarak vergi mahkemesinde açacağı dava ile bu tarhın haksız olduğunu delilleriyle ortaya koyma olanağı var iken uzlaşmaya başvurması ile artık vergi hukuku yönünden esas bakımından haklı olduğunu kanıtlama olanağı bulunmadığından ve sonradan da davacının vergi mahkemesine dava açma olanağı kalmadığından ve davacının lehine olabileceği yönünde bir kabul ile artık ticaret mahkemesinde karar tesis edilemeyeceği, ayrıca dosyaya belirtilen İstanbul Anadolu 32. Asliye Ceza Mahkemesinde de tarafların Hukuk Mahkemesi davasının tarafı da olmadığı ve dava dışı kooperatif yöneticileri olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 2016/8042 Esas ve 2020/100 Karar sayılı ilamıyla dava konusu olay faturanın sahte olup olmadığının önem arzettiği, zira faturanın sahte olması durumunda davacının uzlaşmaya giderek cezayı ödemiş olmasından davalının faydalanamayacağını, ancak faturalar sahte olmayıp ödenmemesi gereken ceza ödenmişse davalının sorumlu olmayacağı, bu nedenle faturaların sahteliğinin incelendiği ceza dosyasında işbu davaya konu faturaların incelenip incelenmediği belirlenip inceleniyor ise ceza dosyasının kesinleşmesi beklenerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3-Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda faturaların sahte olduğunun ceza dosyasındaki tespit ve bilirkişi raporu ile sabit olduğu, ceza dosyasındaki kısmi kesinleşme de göz önünde bulundurularak davacının Maliye Bakanlığı ile uzlaşmaya girerek cezayı ödemiş olmasından davalının faydalanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
4-Mahkemenin bozma üzerine verdiği ikinci karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ceza dosyasında işbu dava konusu faturaların sahte olduğu tespitinin yapılmış olduğu dikkate alındığında davalı vekilinin temyizindeki sebepler yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2570, K. 2024/1692, 23 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama