KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/2579 E., 2024/4067 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/87 E., 2023/70 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul
Karar Metni
980 kelime·5 dk okuma
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 30.11.2011 tarihli gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, müvekkili şirketin bu sözleşme gereğince kendisine düşen yükümlülükleri fazlasıyla yerine getirmesine rağmen davalı tarafın müvekkiline devretmesi gereken 1 numaralı daireyi devretmediğini ileri sürerek, 1 numaralı dairenin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline, 5.000,00 TL maddi tazminat ile 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davada davacı vekili, sözleşme konusu işin eksik ve ayıplı yapıldığını, müvekkiline ait dairelerin karşı tarafın dairelerinden küçük olduğunu, zemin kat dairelerinde bodrum kata oda yapılmadığını, dairelerin süresi içerisinde teslim edilmeyerek kira kaybına yol açıldığını, cezai şartın ödenmediğini savunarak, davanın redddine, karşı davada ise; yapımı taahhüt edilen dairelerin daha küçük yapılması nedeniyle değer kaybı olarak 5.000,00 TL, eksik ve ayıplı işlerden dolayı 1.000,00 TL maddi tazminat ile 4.000,00 TL cezai şartın ve 5.000,00 TL geç teslimden dolayı kira kaybı alacağının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 12.03.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 43.200,00 TL arttırmıştır.
Mahkemece, inşaatın iskan ruhsatı alınmış ise de, eksik ve ayıplı işler bulunduğundan iskan ruhsatının alınmış olmasının yükleniciyi sorumluluktan kurtarmayacağı, arsa sahibine ait dairelerin küçük yapılmasından kaynaklanan değer kaybının olmadığı, yüklenicinin verilen süreye rağmen eksik ve ayıpları gidermediği gibi, bedelini de depo etmediği gerekçesiyle davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile eksik ve ayıplı işler bedeli 5.600,00 TL, cezai şart bedeli 28.000,00 TL, kira kaybı 19.600,00 TL’nin karşı dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Mahkeme kararına davacı-karşı davada davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi’nin 11.12.2018 tarihli, 2016/1829 Esas, 2018/5749 Karar sayılı kararı ile, sözleşmede cezai şartın aylık olarak talep edileceği yazılı olmamasına rağmen mahkemece gecikilen ay sayısına göre verilmesinin doğru görülmediği, mahkemece ifa yerine geçecek şekilde depo kararı verilmesi ve bu kararın yerine getirilmesi için verilen kesin sürede edimin yerine getirilmemesinin davanın reddi veya kabulüne karar verilmesinde etkisi olmadığı,
yüklenici tarafından edim ifa edildiği takdirde eldeki tapu iptal ve tescil talepli davanın her zaman açılabileceği, bu nedenle davanın kesin hüküm oluşturacak şekilde reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilâmına karşı davalı-karşı davada davacı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 17.12.2019 tarihli, 2019/1667 Esas, 2019/5226 Karar sayılı kararı ile, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin inşaat süresi ve gecikme tazminatı başlıklı 9. maddesinin 5. bendinde, inşaatın süresinde bitirilip teslim edilmemesi halinde teslim edileceği tarihe kadar müteahhit, arsa sahiplerine düşecek her bir bağımsız bölüm için 1.000,00 TL cezai şart ve yine arsa sahiplerine düşecek her bir bağımsız bölüm için ayrı ayrı rayiç kira bedelini ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği,
madde metninde açıkça her bir ay için denilmemekle birlikte maddenin başlangıcında inşaatın süresinde bitirilip teslim edilmemesi halinde teslim edileceği tarihe kadar her bir bağımsız bölüm için cezai şart kararlaştırıldığı belirtildiğine göre ve aynı bendin devamında arsa sahiplerine düşecek her bir bağımsız bölüm için ayrı ayrı rayiç kira bedelinin ödeneceğine dair kısımlarda da kiranın her ay ödeneceğine dair bir açıklık olmamasına rağmen gecikme halinde rayiç kiranın her ay için ödeneceği yerel mahkemece kabul edilip rayiç kira bedeli ile ilgili hükmedilen miktara yönelik Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi’nce bozma yapılmaması ve
bu konuda yüklenici tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmaması birlikte değerlendirildiğinde, süresinde teslim edilmeme halinde teslim edilmesi gereken tarihten teslimin yapıldığı tarihe kadar arsa sahibine düşecek her bir bağımsız bölüm için aylık cezai şart kararlaştırıldığının kabulü gerektiği,
bu nedenle mahkemenin sözleşmede cezai şart ve gecikme tazminatının ayrı ayrı isteneceğinin kararlaştırılmasının geçerli olduğuna dair kabulü ile yapılan hesaplama ve hükmedilen cezai şart alacağı miktarı da dosya kapsamına uygun olduğundan bu yöne ilişen davacı-karşı davalı yüklenicinin temyiz itirazlarının reddedilerek bozma ilamının 2. bent, ikinci paragrafında yazılı nedenlerle asıl davanın kesin hüküm oluşturacak şekilde esastan reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulması gerektiği gerekçesiyle, bozma ilamının 2. bent,
birinci paragrafının kaldırılıp yüklenicinin cezai şarta yönelik temyiz itirazlarının reddedilerek bozma ilamının 1. bendindeki reddedilen diğer temyiz itirazlarına katılmasına ve hükmün, bozma ilamının 2. bent, ikinci paragrafında belirtilen sebeplerle ve değiştirilen bu gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne, 1 numaralı bağımsız bölümün davalı adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, maddi manevi tazminat talebinin reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 5.600,00 TL eksik iş bedeli, 4.000,00 TL cezai şart, 19.600,00 TL geç ifadan doğan kira kaybı tazminatının 27.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, karşı davacının değer kaybı maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı-karşı davada davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 17.12.2019 tarihli, 2019/1667 Esas, 2019/5226 Karar sayılı kararı ile mahkemece yapılacak iş açıkça gösterilmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyulmuştur. Bozma ilâmına uyulduğuna göre 09.05.1960 gün 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf için usulü kazanılmış hak oluşturacağından mahkemece hükmüne uyulan bozma ilâmı uyarınca inceleme yapılması ve hüküm kurulması zorunlu hale gelmiştir.
Mahkemece, eksik ve ayıplı işler bedeli, cezai şart bedeli ve kira kaybı bedeli davacı yüklenici tarafından mahkeme veznesine depo edilmediği halde tapu iptali ve tescili istemli davanın kabulüne karar verilmesi ve bozma ilamında sözleşmede kararlaştırılan cezai şart ve gecikme tazminatının arsa sahiplerine düşecek her bir bağımsız bölüm için ayrı ayrı ve aylık olarak hesaplanması gerektiği belirtildiği halde yanlış hesaplama ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.
O halde mahkemece yapılacak iş, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin koşullar oluşmadığından asıl davanın reddine, karşı dava bakımından ise hükmedilen eksik iş bedeli ve geç ifadan doğan kira kaybı tazminatı ile birlikte 28.000,00 TL cezai şart bedeline hükmetmekten ibarettir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2579, K. 2024/4067, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama