KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/3162 E., 2024/2432 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/379 E., 2023/997 K.
Karar Metni
1.116 kelime·6 dk okuma·15 bölüm
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 09.09.2016
İLK DERECE MAHKEMESİ
Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
2016/215 E., 2018/406 K.
Taraflar arasındaki kooperatif ihraç kararının iptali ve tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüyle yeniden karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı kooperatif arasında daha önce görülen Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/47 Esas sayılı dosyasında kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasının kabul edildiğini, bu karar üzerine müvekkilinin kooperatife yaptığı başvuru üzerine kendisine Kastamonu 2. Noterliğinin 14.04.2016 gün ve 3032 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 128.640,-TL aidat borcunu 30 gün içinde ödemesi hususunun tebliğ edildiğini;
bu borç nedeniyle müvekkilinin bir araç satın almasının da mümkün olmadığını, müvekkili için hesaplanan aidat borcunun dayanağı olarak 16.05.2015 tarihli genel kurul kararının gösterildiğini, bu karara göre kooperatife üye olup da fiilen taşımacılık yapmayanlardan aylık 750,-TL ücretin 168 aylık karşılığı ile genel kurul toplantılarında güncellenen 3 komisyon tutarı olan 2.640,-TL aidat alacağının ödenmesinin gerektiğinin bildirildiğini, geriye doğru aylık 750,-TL ücretin istenilmesinin Kooperatifler Kanunu'na aykırı olduğunu, ayrıca bu alacağın zaman aşımına uğradığını,
müvekkilinin bu tutarı ödeyememesi üzerine davalı kooperatifçe Kastamonu 2. Noterliğinin 02.06.2016 gün ve 4389 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile üyelikten çıkartıldığının kendisine tebliğ edildiğini, belirtilen borcun gerçeği yansıtmadığını ve buna dayalı olarak alınan ortaklıktan ihraç kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ihraç kararının iptali ile müvekkilinin davalı kooperatife olan borcunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/47 E, 2016/16 K sayılı kararının kesinleşmediğini, kesinleşmeyen ihraç kararının iptaline istinaden ortaklığın aktif hale getirilmesi için yapılan başvurunun dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu;
buna rağmen müvekkili kooperatifin davacıya ihtar göndererek aidat yükümlülüğünü yerine getirmesini bildirdiğini ancak davacının bu ihtarın gereğini yerine getirmediğini ve Ana Sözleşmesinin 10'uncu maddesindeki ortaklık koşullarını da sağlayamadığını, belirtilen sürenin ödemesiz geçmesi üzerine davacıya verilen sürenin sonunda davalı kooperatif tarafından Kooperatifler Kanunu'nun 16'ncı maddesinde belirtilen koşullara uygun olarak düzenlenen 26.05.2016 tarihli kararla ortaklıktan ihraç edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafın kooperatif üyeliğinin devam ettiği ve sonlanmadığı dikkate alındığında davalı kooperatif tarafından sanki rızai bir durum ile davacının başvuru yaparak kooperatife tekrar üye olduğu kabul edilerek kendisinden bu genel kurul kararı doğrultusunda kararlaştırılan aidatların talep edilmesinin mümkün olmadığı, zira genel kurulda kararlaştırılan ve hüküm altına alınan ücret talepleri üyeliği sona eren ortaklardan talep edilmesinin kararlaştırıldığı,
bu nedenle davacıdan genel kurul kararı gereği aidat borcu talep edilmesi hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle ihraç kararın iptaline, üç komisyon tutarı olan 2640,00 TL yönünden ise kooperatif genel kurulunda böyle bir aidat talebine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığından davalı kooperatifin bu miktar yönünden de talepte bulunmasının mümkün olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde.
İlk derece mahkemesinin kararına esas alınan Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/47 E. 2016/16 K sayılı kararının henüz kesinleşmediğini, davacının bu karar kesinleşmeden ortaklık haklarının tanınmasını istemesinin dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, davacıya ihtarname gönderilerek 30 gün içerisinde aidat yükümlülüğünü ve ortaklık şartlarını yerine getirmesi halinde üyeliğinin aktifleştirileceğinin belirtilmesine rağmen davacı tarafından yükümlülüklerinin yerine getirilmediğini, bu nedenle davacının tekrar ihraç edildiğini,
aidat borçlarını ödemeyen davacının ortak kabul edilmesinin aidat ödeyen üyeler bakımından eşitsizlik yarattığını, davacının aidat borcunun tespiti talebi olmasına rağmen mahkemenin kooperatifin aidat talep edemeyeceğine ilişkin karar vermesinin çelişkili ve hatalı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mahkemenin davacı hakkında davalı kooperatifin 16.05.2015 tarihli genel kurulunda alınan 10 numaralı kararın uygulanamayacağı ve dolayısıyla bu nedenle ödenmesi istenilen meblağı ödemediğinden bahisle kooperatif üyeliğinden tekrar çıkarılmasının mümkün olmadığının ve bu madde uyarınca kendisinin borcu olmadığının tespiti doğru olsa da davacının dava dilekçesinde belirttiği davalıya borçlu olduğu meblağın tespiti talebi yönünden;
davalı kooperatifçe bu bedelin zamanaşımı süreleri dikkate alınarak her zaman hesaplanabileceği ve talep edebileceği, bu bedele ilişkin uyuşmazlıkların farklı bir davanın konusuna gireceği gözetilmeksizin üyeliği devam ettiği kabul edilen davacının diğer kooperatif üyeleri gibi rutin olarak ödemesi gereken aidatlar açısından da borcunun bulunmadığının tespitinin hatalı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüyle ihraç kararının iptaline, borcun tespiti talebinin ise hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrar ederek, re'sen dikkate alınacak nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini, temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür.
2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; borcun tespitini istemekte hukuki yararlarının bulunduğunu, kararın bozulması gerektiğini, temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali ve borcunun tespiti istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1. ile 370 ve 371. maddeleri, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 16., 23. ve 27. maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 1163 Sayılı Kanun'un 23. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi gereği kooperatifin üyelere eşit davranma yükümlülüğü vardır. Aynı şekilde kooperatif üyeleri de kendileriyle aynı koşuldaki diğer üyelerin ödediği aidat kadar aidat ödemekle yükümlüdür.
Kooperatifin 16/05/2015 tarihli genel kurul kararına dayanan aidat borcunu, davacı üyeden isteyemeyeceği yönündeki mahkeme tespiti doğru ise de kooperatif üyelerinin rutin olarak ödemesi gereken aidatları davalı kooperatif davacıdan isteyebilir. Bu nedenle davacının borcun tespitini istemekte hukuki yararı mevcuttur.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince davacının ödemesi gereken aidat miktarının hesaplanması için ek rapor alınarak borcun tespitine karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince davacının borcun tespitini istemekte hukuki yararının olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle 1. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine
2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın kararı veren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3162, K. 2024/2432, 3 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama