KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/3774 E., 2024/4975 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1597 E., 2023/1283 K.
- Karar
- Yeniden hüküm / Davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- Iğdır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/125 E., 2021/234 K.
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
1- İlk Derece Mahkemesince; eser sözleşmesinden kaynaklanan munzam zarara ilişkin tazminat davasında, Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru sonucunda vermiş olduğu kararda hak ihlâline neden olmamak düşüncesiyle munzam zararın somut delillerle kanıtlanması gerektiği uygulamasından vazgeçildiği, enflasyon ve buna bağlı olarak döviz kurları, mevduat faizleri, devlet tahvilleri ve diğer yatırım araçlarının faiz oranları ile birlikte getirilerinin temerrüt faizden fazla olması halinde munzam zararın varlığının karine olarak kabul edilmesi gerektiği, alınan bilirkişi raporuna göre davacının toplam 222.080,46 TL zararının bulunduğu sabit olduğu, karinenin aksinin de ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına; eser sözleşmesi kapsamında davacı tarafından fiyat farkı alacağına ve irat kaydedilen teminat mektubundan kaynaklı alacağa yönelik iki ayrı dava açıldığı, davaların kabulüne karar verildiği, davalı üniversitenin icranın geri bırakılması talepli olarak kararları temyiz ettiği, kararların kesinleşerek davacı tarafından icra takibine konu edildiği, bu süreçte faiz miktarını aşan zararın davacı tarafından istenildiği,
açılan davaların niteliği gereği yargılamaya muhtaç olması nedeniyle, yargılama sürecinde davalıya yüklenilebilecek kusur bulunmadığı, munzam zararın kusura dayanması gerektiği, davacı yanın zararını somutlaştırmadığı, somut delillerle zararını ispat edemediği, mahkeme kararlarının kesinleşmesi üzerine davalı tarafça bedellerin yatırıldığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı süresinde taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen ve miktar ve değeri 238.730,00 TL aşmayan kararlara karşı temyiz kanun yolu kapalı olduğundan ve somut olayda, eldeki davaya konu edilen alacağının tamamı 222.080,46 TL olduğundan taraf vekillerinin temyiz isteminin miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3774, K. 2024/4975, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama