KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/4342 E., 2024/2006 K.·Birleşen 2006/32 Esas Sayılı Dosyada Birleşen 2007/421 Esas Sayılı Dosyada Birleşen 2005/125 Esas Sayılı Dosyada Birleşen 2004/457 Esas Sayılı Dosyada
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/289 E., 2023/491 K.
- Dava tarihi
- 17.03.2004
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul-Ret
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma
1- Davacı yüklenici tarafından açılan asıl ve birleşen davalar eser sözleşmesinden kaynaklanan feshin iptali, bakiye iş bedeli, uğranılan zarar, mahrum kalınan kâr, faiz, teminat mektubu bedelinin tahsili, fiyat farkı, malzeme bedeli, şantiye söküm bedeli, haksız kesilen gecikme cezasının iadesi, davalı-birleşen dosyada davacı iş sahibi tarafça açılan birleşen davalar ise haksız feshin tespiti, menfi zarar ve alacak istemlerine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince birleştirme yönündeki bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda, sözleşmenin feshinde tarafların müterafik kusurlu oldukları,
yüklenicinin bakiye iş bedeli ve nakde çevrilen teminat mektubu bedelini talep edebileceği, iş sahibinin taleplerinde haklı olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen 2005/125 ile 2004/157 Esas sayılı davalar yönünden kısmen kabule, 247.657,27 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bu tutarın 134.262,51 TL'sine 15.11.2002 tarihinden itibaren, kalan tutarına 26.10.2007 tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, 101.943,00 TL teminat bedelinin 05.04.2005 tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen 2005/125 ve 2004/457 Esas sayılı davaların reddine karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflar vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 2021/5216 Esas, 2022/890 Karar sayılı ilâmıyla, asıl ve birleşen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması, harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin hangi dava ile ilgili ise, o dava için kurulan hükümde sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle, söz konusu kararın bozulmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3- İlk derece mahkemesinin asıl davanın kısmen kabulüne, kesin hak ediş bedeli karşılığı 90.728,99 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının sözleşmenin feshine ilişkin işlemin iptali, teminat mektuplarına ilişkin işlemin önlenmesi,
mahrum kalınan kâr kaybı, olumlu olumsuz zararların alınması (faiz nedeniyle uğranılan zarar) hakkındaki vesair fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, birleşen Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/32 Esas sayılı dosyasında, davanın kısmen kabulüne, 16.331,22 TL+KDV tutarı ve 131.815,42 TL işlemiş avans faizi tutarı alacağının dava tarihinden, irat kaydedilen teminat mektubu bedeli 101.943,00 TL'nin nakde çevrilme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
birleşen Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/421 Esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulüne, kesin hak ediş bedeli karşılığı bakiye alacak 134.005,82 TL ve 24.121,05 TL+KDV'siyle birlikte ve gecikme cezası kesintisi olan 13.776,00 TL‘nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
birleşen Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/125 Esas sayılı dosyasında ve birleşen Ankara 28. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/457 Esas sayılı dosyasında davanın reddine ilişkin kararına karşı taraflar vekillerince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; olaya uygun, içerik itibariyle yeterli ve inandırıcı bulunan bilirkişi raporuna ve dosya kapsamına göre sözleşmenin feshinde her iki taraf kusurlu olduğundan taraflar vekillerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/4342, K. 2024/2006, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama