KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/1272 E., 2024/2830 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/411 E., 2024/5 K.
- Dava tarihi
- 28.01.2014
- Hüküm
- Red
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
1- İlk Derece Mahkemesinin 30.12.2014 gün, 2014/43 E, 2014/466 K. sayılı kararı ile davanın hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesi’nin 25.02.2016 gün, 2015/4183 E. 2016/1111 K. sayılı ilamıyla karar bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı tarafça bilirkişi masrafları yatırılmadığı gerekçesiyle 05.11.2020 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karar Dairemizin 19.09.2022 gün, 2021/5628 E. 2022/4231 K. sayılı ilamıyla davalı alacaklının, alacağının, gerçek bir alacak olduğunu birbirini teyit eden ve takipten önce düzenlenmiş usulüne uygun delillerle ispatlaması gerektiği ve davalı alacaklının savunma ve delilleri çerçevesinde araştırma yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden bahisle bozularak dosya ilk derece mahkemesine gönderilmekle, ilk derece mahkemesinin bozma ilamına uyarak verdiği davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Dava, muvazaa nedenine dayalı sıra cetvelinin itiraz istemine ilişkin olduğundan sıra cetvelinin 1. sırasında yer alan davalı alacaklının alacağını takipten önce düzenlenmiş ve üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilecek nitelikte olan usulüne uygun ve birbirini doğrulayan yazılı delillerle ispatlaması gerekir. Ancak somut olayda; a. Dava dışı borçlunun davalıya ait icra dosyasından takip işlemlerinin hızlandırılması amacıyla icra dairesine giderek sürelerden feragat edip hacze muvafakat etmesi,
b. Davalı şirketin defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde borçlu şirketin davalıya 811.644,45 TL borçu olduğunun tespit edilmesine rağmen hacze konu bononun 2.200.000 TL tutarında olmasının hayatın olağan akışına uygun olmaması,
c. Bilirkişi raporunda faturaların ticari defterdeki kayıtlarla uyumlu olduğundan söz edilmesine rağmen bu faturaların dosyaya sunulmamış olması
d. Davalı takibinin dayanağı olan bononun keşide tarihi ile davacının takip tarihi arasında kısa süre olması,
Birlikte değerlendirildiğinde; davalının alacağının varlığını kesin ve inandırıcı olarak ispatlayamadığı nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1272, K. 2024/2830, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama