KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/1417 E., 2025/3157 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1304 E., 2024/119 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/227 E., 2023/366 K.
Karar Metni
914 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında Kızılay dış cephe kentsel yenileme yapım işine ait sözleşme ve teknik şartname imzalandığını, davalının 03.01.2014 tarihli yazısı ile dava konusu sözleşme kapsamındaki eski Danıştay binası hakkında yıkım kararı alındığını, Milli Eğitim Bakanlığı binası, Milli Eğitim Bakanlığı ek binası, Maliye Bakanlığı ek hizmet binası için de işleyişin olumsuz etkileneceği gerekçesiyle sözleşme konusu işleri sonlandırmak istediğini bildirdiğini, daha sonra 12.03.2014 tarihli yazısı ile de Danıştay binası, Milli Eğitim Bakanlığı binası, Milli Eğitim Bakanlığı ek binası, Maliye Bakanlığı ek hizmet binası,
Milli Emlak Kontrolörler Kurulu binası, ...
Federasyonu binası ve Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı binası yapım işlerini ise gerekçe göstermeksizin sona erdirdiğini bildirdiğini, söz konusu işlemlerin davalının kusurdan kaynaklandığını, müvekkilinin sözleşmeden doğan borçlarını gereği gibi ve zamanında yerine getirdiğini, davalının sözleşme ve mevzuata aykırı işlemler tesis ettiğini, sözleşmeyi kusurlu olarak feshettiğini ve müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, ayrıca davalının sözleşmeye aykırı olarak ödeme yapmaktan kaçındığını, haksız kesintilere gittiğini, ödemekle yükümlü olduğu gecikme faizleri ile ilave iş bedellerini ödemediğini,
hatalı kesin hesap çıkardığını belirterek, şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; mülk sahibi konumundaki kurumların gerek çalışma takvimi, gerekse güvenlik ve işleyiş endişeleri gerekçesiyle planlanan cephe yenileme işlerinden bir kısmının gerçekleştirilememesi durumunun ortaya çıktığını, yapılan değişikliğin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğunu, sözleşmenin fesih edilmediğini, tasfiye edildiğini, tasfiye kararının yüklenici davacı bilgisi ve talebi doğrultusunda alındığını, haksız fesih ve buna dayalı olarak kâr mahrumiyetinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişilerin, davacının sözleşme dışı yapılan çelik karkas imalâtı nedeniyle davalı İdareden yapıldığı 2013 yılı serbest piyasa fiyatlarına göre talep edebileceği alacak miktarını 265.264,00 TL, taraflar arasındaki sözleşmenin 30.2 maddesi uyarınca davacının 1 numaralı ara hakediş tutarından 25.318,04 TL, 2 numaralı ara hakediş tutarından 55.914,80 TL ve 3 numaralı ara hakediş tutarından 71.819,86 TL olmak üzere toplam 153.052,70 TL teminat kesintisi yapıldığını, davacı yüklenicinin,
davalı İdareye kesin hesap onayı ile 108.888,64 TL ve 19.599,96 TL % 18 KDV olmak üzere toplam 128.488,60 TL borcu olduğunu, davacının alacağından bu borcu mahsup edildiğinde, davacının davalı idareden teminat kesintisinden dolayı talep edebileceği bakiye alacak miktarının 24.564,05 TL olduğunu hesapladıklarını, yapılan hesaplamanın mahkemece de uygun bulunduğunu, davacı yüklenicinin, 128.488,60 TL borcu 12.05.2016 tarihli dilekçesi ile kabul ettiğini, bu borcun dava konusu olan ara hakedişlerden nakden kesilen 153.052,65 TL teminat kesintisinden mahsup edilmesini ve geri kalan teminat kesintisinin ise iadesini talep ettiğini,
davalı idarenin de 24.05.2016 tarihli yazısında, davacının bu mahsup talebini kabul ettiğini, bu duruma göre davacının 153.052,65 TL teminat kesintisi alacağından davalı idareye olan 128.488,60 TL borcu mahsup edilerek talep edebileceği bakiye alacak miktarının hesaplandığını belirterek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Bilirkişi raporunda müspet zarar hesabı yapıldığını ve mahkemece değerlendirmeye alınmadığını,
b.Bilirkişi heyetinin 3. ek raporunda; "Davacının davalıya yazdığı bahse konu 15.01.2014 tarih ve 1555 sayılı yazıyı imzalayan kişinin, davacı şirketi temsil ve imzaya yetkili bir kişi olmaması halinde davalının; 781.808,91 TL davacı yükleniciye ödenmesi gerekir" görüşü olmasına rağmen yerel mahkemenin, gerçeğin açığa çıkarılması adına taleplerini dikkate almadığını, belgedeki imzanın müvekkiline veya şirket yetkilisine ait olup olmadığı hususunun araştırılmadığını,
c.Davalı idarenin sözleşmeye aykırı olarak kusurlu şekilde hareket etmesine rağmen menfi ve müspet zararının tazminine karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a.Sözleşmenin feshedilmediğini tasfiye edildiğini, tasfiye kararının yüklenicinin bilgisi ve talebi doğrultusunda alındığını, o sebeple bu kapsamda idare aleyhine tazminata hükmedilmemesi gerektiğini, b.YİGŞ'nin sözleşmenin eki olduğu hallerde ara ve kesin hakedişlere usulüne uygun itiraz kaydı eklemeyen yüklenicinin sözleşme kapsamında ve sözleşme kapsamı dışında imalâtlara ilişkin talep hakkının ortadan kalktığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi neticesinde; taraflar arasında Kızılay dış cephe kentsel yenileme yapım işine ilişkin sözleşme yapıldığı, sözleşme imzalanmasından sonra davacının 15.01.2014 tarihli dilekçesinde tasfiyenin taraflarınca uygun olduğu ve sözleşmeden kaynaklanan alacaklarından feragat ettiğini belirttiği, davalı idarenin davacıya hitaben yazdığı 12.03.2014 tarihli yazı ile taraflar arasında imzalanan 22.01.2013 tarihli sözleşmenin tasfiyesinin gerçekleştirileceğini bildirdiği, davalının 15.01.2014 tarihli dilekçesinde feragat ettiğini belirttiği alacak kalemlerine dair işbu davayı açtığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1417, K. 2025/3157, 29 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama