KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/1691 E., 2024/3529 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/455 E., 2024/166 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma
Davacı vekili, müvekkili ile davalıya servis hizmeti veren dava dışı ... Tur … Ltd. Şti. arasında alacağın temliki sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmenin aynı gün davalıya tebliğ edildiğini, davalının ise ödeme yapmadığını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, temlik sözleşmesinin 18.04.2007’de müvekkiline bildirildiğini, temlikten itibaren sözleşmeye uygun olarak temlik edenin müvekkili nezdinde doğan alacaklarının zaten davacıya ödendiğini, 20.07.2007 tarihi itibariyle sözleşme feshedilmek suretiyle dava dışı şirkete işten el çektirildiğini, davaya konu ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihte temlik eden şirkete müvekkilinin muaccel hiçbir borcu bulunmadığını, buna karşın müvekkilinin iyi niyetle davacıya 07.09.2007 tarihinde 11.567,44 TL ödeme yaptığını, temlik alan davacıya ödenmesi gereken tüm borçların ödendiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının itirazının 50.000,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden avans faizi işletilerek devamına, işlemiş faiz yönünden davanın reddine ve davalının % 40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiştir.
Bu karara karşı taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 2012/14551 Esas, 2013/12068 Karar sayılı ilamı ile temlik tarihi dikkate alınarak dava dışı ... Tur şirketinin davalıdan ne miktar alacaklı olduğunun saptanması bakımından ... Tur Ltd. Şti. ve davalı defterleri üzerinde konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılarak yargılama sonucu davalının Üsküdar 1. İcra Müdürlüğü'nün 2009/7274 sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 21.267,00 TL asıl alacak, 9.876,31 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 31.143,31 TL. yönünden iptali ile bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına karar verilmiştir.
Bu karara karşı taraflar vekillerinin temyiz istemi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 2018/3351 E. 2020/1206 K. sayılı ilamı ile mevcut bilirkişi heyetinden veya yeniden oluşacak bilirkişi heyetinden taraflar arasında çekişmeli olan dava dışı ... Tur Ltd. Şti. ile davalı arasındaki servis hizmet ilişkisinin 18.04.2007 tarihinden sonra ne kadar sürdüğü, bu süre içerisinde dava dışı şirket lehine ne kadar alacak tahakkuk ettiği ve davalının bu tahakkuk eden alacağın her ay için ilk 50.000,00 YTL’sini ödeyip ödemediği hususları saptanarak davacının talebi de dikkate alınarak gerekli kararın verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
İlk derece Mahkemesinin bozma üzerine verdiği karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1- Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki temyiz itirazları dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2- Dava itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece 27.02.2018 tarihli bozma üzerine verilen ikinci kararda itirazın 21.267,00 TL asıl alacak, 9.876,31 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 31.143,31 TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına karar verilmiş olup verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar bozulmuş fakat bozma sonrası 09.02.2021 tarihli celsede davacı vekilinin “eski kararda direnilmesini talep ediyoruz” beyanı dikkate alındığında usul-i müktesep hak kapsamında davacı tarafça hüküm altına alınan miktarı kabul ettiği dikkate alınarak bu miktarı aşmamak üzere karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1691, K. 2024/3529, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama