İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2939 K.2025/3489

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından…

Esas2024/2939Karar2025/3489Tarih21 Ekim 2025Okuma13 dk · 2.664 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2024/2939 E., 2025/3489 K.·Birleşen Dava Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/751 Esas Birleşen Dava İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/615 Esas

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Ekim 2025
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2022/956 E., 2023/398 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.664 kelime·13 dk okuma·8 bölüm

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

1.Asıl davada davacı vekili, havayolu şirketi olan müvekkiline ait uçak 05.11.2014 tarihinde .... Havalimanına iniş yaptığında davalının .... test yapılacağı bahanesiyle uçağı bakıma aldığını, ancak talebe rağmen bugüne kadar ucağın teslim etmediğini, davalının hapis hakkını kullandığını belirttiğini, ancak davalının hapis hakkı bulunmadığını ileri sürerek, hapis hakkı koşullarının bulunmadığının tespitini istemiştir.

2.Birleşen 2015/751 Esas sayılı davada davacı vekili, uçağın bakım ve kayıtları ile parçalarının teslimi için verilen ihtiyati tedbir kararına rağmen uçağın en değerli parçalarının sökülerek eski parçalar takılması nedeniyle uçacak durumda olmadığını, parçaların davalı şirket tarafından davalı ...’a teslim edildiğinin bildirildiğini, davalıların müvekkili uçağına haksız olarak el koyması nedeniyle müvekkilinin.... havacılık A.Ş’den uçak kiralamak zorunda kaldığı,

kiralama yapılan şirket personeline maaş ödediği gibi kendi personeline de ödeme yapmaya devam ettiğini, kiralanan uçağın bakım giderlerini karşıladığını, uçak sefere çıkamadığından DHMİ park ücreti ödediğini, müvekkiline ait uçağın yeniden uçabilmesi için yapılması gereken masraflar ve sökülen parçanın yenisi için ödemesi gereken meblağlar olduğunu, müvekkiline ait uçağın hurda uçak parçalarıyla değiştirilmiş olması nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik toplam 1.000.000 USD’nin tahsilini talep etmiş, ıslah yoluyla talebini 14.057,237 USD’ye artırmıştır.

3.Birleşen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/615 Esas sayılı davada davacı vekili; taraflar arasında düzenlenen 31.12.2012 teknik bakım ve servis hizmetleri sözleşmesi gereğince davalı şirket uçağına bakım ve teknik destek hizmeti verildiğini, sözleşmeye dair hesapların dahil edildiği cari hesap ilişkisinden görüleceği üzere davalının müvekkiline borcu bulunduğunu ileri sürerek, şimdilik 507.946,37 TL alacağın tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kötüniyetli olduğunu, ihtiyati tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu ve uçağın Irak'a kaçırılmasına fırsatı verdiğini, müvekkilinin davacıdan olan alacağının 2.308.424,74 USD olup teminat miktarının artırılması gerektiğini, müvekkilinin davacıya ait uçağa teknik bakım hizmeti verdiğini ve bu hizmetlere ilişkin fatura tanzim ederek davacı şirkete gönderdiğini, müvekkilinin söz konusu faturalardan kaynaklanan alacağının 507.945,74 USD olduğunu, dava dışı...

Jet şirketinin davacıdan olan 1.800,479 USD alacağını da müvekkiline temlik ettiğini, bu temlikle birlikte müvekkilinin davacıdan olan toplam alacağının 2.308.424,74 USD olduğunu, uçağın 04.11.2014 tarihinde bakım için davacının rızasıyla teslim edildiğini ve uçak üzerinde yapılan incelemede uçağın gövde ve bazı parçalarında arıza tespit edildiğini, uçağın bakımının yapılabilmesi için geçmiş döneme ait borçların ödenmesinin istendiğini, ödeme yapılmayınca müvekkilinin TMK'nın 950. maddesi kapsamında hapis hakkını kullanarak uçağa el koyduğunu ve bu hususun da davacıya 12.12.2014 tarihli yazıyla bildirildiğini,

Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı'nca da hapis hakkının yasal gerekçeye dayandığının tespit edildiğini belirterek ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, alınan teminatın müvekkilinin bildirdiği alacak miktarına yükseltilmesine ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen 2015/751 Esas sayılı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 31.12.2012 tarihli teknik bakım ve servis hizmetleri sözleşmesi bulunduğunu, uyuşmazlığın sözleşmeden ve alacağın temliki sözleşmesinden kaynaklandığını, davacının 04.11.2014 tarihinde teknik bakım için dava konusu uçağı rızasıyla müvekkili şirkete teslim ettiğini, uçağın gövde kısmında hasar ve bazı parçalarda arıza tespit edilerek durumun davacıya bildirildiğini, geçmiş döneme ait borçların ödenmesi şartı ile onarım yapılacağının bildirildiğini,

müvekkilinin uçak bakım hizmetlerinden dolayı 21 adet fatura karşılığı 507.945,74 USD alacaklı bulunduğunu, faturaların davacı tarafından tebliğ alındığını, ayrıca müvekkili ile dava dışı ... .... arasında 01.12.2014 tarihli alacağın temliki sözleşmesinin yapıldığını, bu sözleşme ile dava dışı ... ... şirketinin davacıdan olan 1.800.479,00 USD alacağının müvekkili şirkete temlik edildiğini, temlik ile müvekkilinin toplam alacağının 2.308.424,74 USD olduğunu, muaccel hale gelen alacaklarının ödenmemesi üzerine kendisine rızaen teslim edilen davacıya ait uçak üzerinde TMK 950. maddesi gereğince hapis hakkını kullandığını,

davacı tarafından uçağa ait bazı parçaların kaçırıldığını iddia etmiş ise de söz konusu parçaların davacı şirketin başkan yardımcısı sıfatıyla diğer davalıya 18.11.2014 tarihinde teslim edildiğini ve müvekkilinde herhangi bir parça olmadığını, müvekkilinin hapis hakkını yasal çerçevede kullandığını, kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, davacının zararı doğmuş ise bu zarar ile müvekkilinin arasında illiyet bağı kurulamayacağını, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/89 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele sayılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Birleşen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/615 Esas sayılı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği alacağın gerçeğe aykırı olduğunu, faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, e-mail yazışmalarında müvekkilinin imzasının bulunmadığını, ayrıca faturalara konu hizmetin gerçekten verildiğine ilişkin delil sunulmadığını, ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEMESİ KARARI

Mahkemenin 11.09.2019 tarihli kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede uyuşmazlık halinde Türk Hukukunun uygulanacağının kararlaştırıldığı, uyuşmazlığın sözleşmeden değil hapis hakkından kaynaklandığı ve uçağa el konulduğu yere göre yetkili mahkemede dava açıldığı, mahkemece verilmiş ihtiyati tedbir kararına aykırılık nedeniyle meydana gelen zararın istendiği birleşen dosyada iddianın haksız fiil niteliğinde bulunduğu, sözleşmeye dayalı olmadığından tahkim itirazının yerinde görülmediği, asıl dava yönünden;

dava konusu uçağa TMK’nın 950. maddesi kapsamında tanınan hapis hakkına istinaden el koyduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen 2015/751 Esas sayılı dava yönünden; davanın niteliği ve belirsiz alacak davası olarak açılmış olması dikkate alındığında dava, ıslah ve bilirkişi rapor tebliğ tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleşmediği,

zira davacı vekilince verilen dilekçede ıslah tabiri kullanılmış ise de bedelin artırılması belirsiz alacak hakkında açılan belirsiz alacak davasında harcın tamamlanması niteliğinde olup, teknik anlamda ıslah olarak kabul edilemeyeceği, bilirkişi raporunda 14.057.237,00 USD olarak belirlenen toplam miktardan davacının isteyebileceği dava konusu uçağın yeniden uçurulabilir hale getirilmesi için gereken işçilik ve parça bedelleri dahil 3.487.037,00 USD; park gideri 122.704,00 USD;

personel gideri 104.000,00, USD ve kiralanan uçağa yönelik giderler için 6.350653,54 USD olmak üzere toplam 10.064.394,54 USD talep edebileceğinin resen hesaplandığı, bakiye 3.992.842,46 USD'nin ise dava konusu uçağın ihtiyati tedbir yolu ile davacıya teslimine ilişkin kararın infazından öncesine ait olması veya zaten davacı tarafından yapılacak giderlere ilişkin bulunması nedeniyle yerinde olmadığı, ihtiyati tedbir kararının davalı şirket çalışanları huzurunda infaz edilmiş olup, uçağın önemli parçaları sökülmüş ve önemli belgeleri eksik olarak teslim edildiği,

artık bu tarihten sonra hapis hakkına dayalı hukuki el koyma bu tarihten sonra hukuka aykırı el koyma niteliğine dönüştüğü, uçağa ait önemli parça ve belgelerin bunları teslim almaya yetkili olmayan davacı şirket ortağına teslim edilmiş olması, bu ortağın aynı zamanda davalı şirketin de yetkilisi bulunması nedeniyle davalı şirketi sorumluluktan kurtarmayacağı;

aynı şekilde davalı ortağın da yetkisi olmadığı halde bu parça ve belgeleri kabul edip alması ve davacı şirkete teslim etmemesi nedeniyle doğan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle birleşen davanın kısmen kabulüne, birleştirilen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/615 Esas sayılı dava dosyasında ise davalı vekilinin davayı kabul ettiği gerekçesiyle kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, birleşen 2015/751 Esas sayılı davada davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nce, taraflar arasında uçak bakım sözleşmesi bulunduğu, sözleşme gereğince hizmet veren firmanın hizmet alan firmadan alacaklı olup, borcun ödenmemesi nedeniyle TMK'nın 950. maddesi uyarınca hapis hakkını kullandığı,

istinaf edilen davanın, hapis hakkına sebebiyet veren 507.946,37 USD alacağın ferileri ile birlikte 600.000 USD olarak mahkemeye depo edilmesinden sonra mahkemece verilen tedbir kararı uyarınca, uçağın usulüne uygun teslim edilmemesinden kaynaklanan zararın tazminine ilişkin olup, temelini tedbir kararına aykırı haksız fiilden aldığı, HMK'nın 16 madde kapsamında haksız fiilin işlendiği yerde dava açılabileceği gözetildiğinde ilk derece mahkemesinin bu davaya bakmakta yetkili olduğu,

haksız eylemden kaynaklanan dava ....hissedarları arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında olmadığından tahkim talep edilemeyeceği, davacının istinafa konu davayı açarken zarar miktarının mahkemece tespit edilmesini dava ederek bölünebilir alacak kalemlerinden bir kısmını değil tamamını dava konusu ettiği, istem sonucunda her bir alacak kalemini ayrı ayrı gösterdiği, alacak kalemleri için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak sureti ile her bir alacak kalemi için asgari bir miktar gösterdiği, bu hali ile HMK'nın 109 maddesinde belirtilen kısmi dava olmayıp HMK'nın 107 maddesinde belirtilen belirsiz alacak davası olduğu,

haksız eyleme dayalı davanın mahiyetinin de belirsiz alacak davasına uygun olduğu, ilk derece mahkemesinin hukuki nitelemesinin kanuna uygun olduğu, dava konusunun davalılar tarafından gerçekleştirildiği öne sürülen haksız eyleme dayandığı, ...'in ruhsatının yenilendiği, faaliyetlerini sürdürdüğü, davacılar tarafından uçak usulüne uygun bir biçimde teslim edilmesi durumunda bile bu kapsamda zararın oluşacağı hususunun sabit olmadığı,

...'un dosya kapsamından hapis hakkını kullanan davalı şirket Yönetim Kurulu Başkanı ve yetkilisi olduğu (bu sıfatla kendi adına asaleten Firma adına yetkili olarak vekalet verdiği), aynı zamanda borçlu .... firmasında da başkan yardımcısı görevinde olduğu, ... firmasının hissedarları arasında ihtilaf olduğu, tahkim mahkemesinde davaları olduğu, ....'in tek uçağının davaya sebebiyet veren uçak olduğunu bildiği, ...'un şahsında birleşen sıfatlar nedeniyle bu ilişkideki tüm taraflarının durumuna vakıf olduğu, ... hem davacı ... yetkili temsilcisi olmadığı halde başkan yardımcısı sıfatı ile uçak kayıtlarını ve parçalarını teslim aldığı,

hem de teslim eden davalı şirket Yönetim Kurul Başkanı ve yetkilisi olduğu, bu çerçevede uçak kayıtlarının ve parçalarının davacıya usulüne uygun teslim edilmediği, kayıt ve parçaların aynı zamanda davalı şirketin yetkilisi olan .... teslim edildiği, kayıt ve parçaların...'in eline geçmesinin engellendiği, bu durumun tedbir kararı tarihinden önce meydana gelmesinin neticeye etkili olmadığı, teslim tarihinde uçak kayıt ve parçalarının usulüne uygun teslim edilmediği, davalıların eylem birliği içerisinde; şirketler arası görev ve sıfatları dikkate alındığında hukuka aykırı olarak ...'in sahibi olduğu uçağın uçamamasına sebebiyet verdikleri, ...

Firması'nın bu nedenle uğradığı zarardan sorumlu oldukları, davacının; uçağı teslim alabilmek için hapis hakkına konu alacağı mahkeme kararı ile hemen yatırdığı, teslim almak için gecikmeksizin icra marifeti ile teslim talep ettiği, teslim edilen uçakta parça ve kayıtların eksikliğini tespit ettirdiği, teslimi sağlamak için yasal girişimlerde bulunduğu, özellikle kayıtların olmamasının uçağın bakımının yapılmasına engel olduğu, faaliyetini sürdürmek isteyen davacının uçak kiraladığı,

basiretli bir tacir gibi elinden gelen her türlü tedbiri almaya çalıştığı dosya kapsamından anlaşılmış olup zararın artmasında davacıya atfı kabil bir kusur dosya kapsamında tespit olunamadığı, haksız fiile dayalı iş bu davada MÖHUK'un 34/1. maddesi uyarınca Türk Hukuku'nun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ilk derece yargılamasında bilirkişilerin reddinin istenmediği, rapora karşı itirazın mahkemece değerlendirildiği ve mahkemece özellikle hapis hakkına ilişkin meşru hapis hakkının kullanıldığı zaman dilimini tazminat hesabında dikkate alarak bu döneme isabet eden miktarın zarara dahil edilmediği,

kısmen uyulan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun hüküm kurmaya elverişli olduğu, yabancılık unsurundan kaynaklanan teminata ilişkin ilk derece mahkemesinin tensip kararına karşı çıkılmamış olması sebebi ile istinaf sebebi sayılan bu hususta HMK uyarınca ayrıca değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1. Mahkemenin 11.09.2019 tarihli kararı birleşen 2015/571 Esas sayılı davada davalılar vekili temyiz etmiştir.

Dairemizce, davacıya ait uçağın uçamamasından kaynaklı zarar davacı tarafından verilen belgelerle bilirkişiler tarafından hesaplanarak rapor edildiği ayrıca uçaktan alındığı belirtilen parçaların bedellerinin tespitinin davalı tarafından verilebilecek belgelere bağlı olmadığı, bu nedenle davanın belirsiz alacak davasına konu olmadığı kısmi dava olarak kabulü gerektiği, ayrıca belirleyememe hali davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen, miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna yada objektif olarak imkansızlığa dayanması gerektiğinden alacağın dava kısmi dava olduğu,

davalıların davacıya ait uçak parçalarına ve bakım kayıtlarına haksız el konulması sebebiyle haksız fiile dayalı tazminat davası olduğu, mahkemece davacının davası kısmi dava olarak kabul edilip, davasını haksız fiil sebebine dayandırdığı olgusundan hareket edilerek davalı eyleminin haksız fiil olmakla birlikte suç teşkil edip etmediği belirlenmesi,

bu belirleme yapıldıktan sonra ıslah tarihi itibariyle ıslah edilen miktara uygulanacak zamanaşımı süresi değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi yerine bu hususlar göz önünde bulundurulmadan yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozulmasına karar verilmiştir.

2. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/615 Esas sayılı dava yönünden.

11.09.2019 tarihli karar ile verilen mahkeme kararı kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/751 Esas sayılı dosyanın dava tarihi 30.07.2015 olduğu, davacının 18.12.2018 tarihinde ıslah dilekçesi sunulduğu, davalı vekili tarafından zamanaşımı itirazında bulunduğu ve alacağın TBK'nın 72. maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğu,

dava kısmi dava olmakla ıslah ile istenen kısmın zamanaşamına uğradığından reddi gerektiği, dava dilekçesinde talep edilen davacının uçağına el konulmasına ve teslim edilmeyen ve eksik olduğu tespit edilen parçaları için 450.000,00 USD, dava konusu uçağa yönelik personel giderleri için 10.000,00 USD, uçağın park gideri için 10.000,00 USD, uçağın el konulması nedeniyle kiralamak zorunda kalınan uçak için 500.000,00 USD tazminat talebi kabul edilmiş, kiralanan uçak için ödemek zorunda kalınan sigorta bedeli için 10.000,00 USD ile davacının kiralamak zorunda kaldığı uçakta yaptığı uçak kabin konfigürasyon değiştirme bedeli,

görsel değişiklik bedeli, koltuk kılıf değiştirme bedeli olan 10.000,00 USD vs giderleri taleplerinin uçağın ihtiyati tedbir yolu ile davacıya teslimine ilişkin kararın infazından öncesine ait olması nedeniyle yerinde görülmediği gerekçesi ile bozma ilamına uyulmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece 18.12.2018 tarihli ıslah dilekçesindeki talebin zamanaşamına uğraması nedeniyle reddine karar verilmesinini usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu alacağın tamamı yönünden zaman aşımı süresi dava tarihi itibariyle kesildiğini, dava konusu tazminat miktarı müvekkil tarafından tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olmadığından dolayı huzurdaki tazminat talebi belirsiz alacak şeklinde talep edildiğini, haksız fiillerden kaynaklanan alacak ve tazminat davalarında haksız fiilin etkileri devam ettiği sürece zamanaşımı itirazlarını dinlenmeyeceğini,

Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/104 D.

İş sayılı dosyasının 16.11.2016 tarihli celsesinde davalı ... uçağa ait parçaların hala kendisinde olduğunu ikrar ettiğinden haksız fiilin etkilerinin devam ettiği, müvekkil şirket nezdinde oluşan zarara sebebiyet veren olayın 11.02.2015 tarihli İhtiyati Tedbir kararından itibaren devam ettiğini, zarar devam ettiğinden zamanaşımıdan söz edilemeyeceğini, ıslah dilekçesinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.

2.Davalı ...vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece davanın kabul ve ret oranı hatalı belirlendiğinden müvekkil lehine hükmedilen vekalet ücretinin eksik hesaplandığını, peşin ve eksik harcın davalılara yüklenmesi ve sair yargılama giderlerine hatalı hükmedildiğini, hesap hatalarının düzeltilerek kararın düzeltilerek onanması aksi halde kararın sadece harç, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönleriyle bozulması gerektiğini, davanın yabancı para cinsinden açılıp yerel mahkemece hüküm yabancı para cinsinden kurulduğundan karar tarihindeki efektif satış kuru üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, zamanaşımından red kararı esasa ilişkin olduğundan reddedilen kısmında vekalet ücretinin hesabında dikkate alınması gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;

Davacı, birleşen 2015/751 Esas sayılı dosyada açtığı davasında 30.01.2015 tarihinde Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/89 Esas sayılı dosyada davaya konu olan uçağın kendilerine teslim konusunda ihtiyati tedbir kararı aldıklarını, kararın infaz edildiğini, ancak uçağın bakım kayıtları ile parçalarının teslim edilmediğini bu haksız el koyma nedeniyle zarara uğradığını belirterek tazminat talebinde bulunmuştur.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; alacağın TBK'nın 72. maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, dava kısmi dava olmakla ıslah ile istenen kısmın zaman aşımına uğradığından reddi gerektiği, dava dilekçesinde talep edilen davacının uçağına el konulmasına ve teslim edilmeyen ve eksik olduğu tespit edilen parçaları için 450.000,00 USD, dava konusu uçağa yönelik personel giderleri için 10.000,00 USD, uçağın park gideri için 10.000,00 USD, uçağın el konulması nedeniyle kiralamak zorunda kalınan uçak için 500.000,00 USD tazminat talebi kabul edilmiş,

kiralanan uçak için ödemek zorunda kalınan sigorta bedeli için 10.000,00 USD ile davacının kiralamak zorunda kaldığı uçakta yaptığı uçak kabin konfigürasyon değiştirme bedeli, görsel değişiklik bedeli, koltuk kılıf değiştirme bedeli olan 10.000,00 USD vs giderleri taleplerinin uçağın ihtiyati tedbir yolu ile davacıya teslimine ilişkin kararın infazından öncesine ait olması nedeniyle yerinde görülmediği gerekçesi ile bozma ilamına uyulmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 72 inci maddesinde; "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zaman aşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zaman aşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir."hükmü yer almaktadır.

Somut olayda mahkemece uçağın bazı parçalarının eksik teslim edildiği tespit edilmiş bunların bedeline hükmedilmiştir. Bu haliyle uyuşmazlık konusu birleşen 2015/571 Esas sayılı dava yönünden davacının zararının devam ettiği bu nedenle zamanaşımının dolmadığı anlaşıldığından davadaki taleplerin asıl bedel ve ıslah ile talep edilen bedel yönüyle değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

2-Bozma nedenine göre, davalı ...vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1- Temyiz olunan İlk Derede Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

2-Bozma nedenine göre, davalı ...vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

21.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2939, K. 2025/3489, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2939
Karar No
2025/3489
Tarih
21 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2956 K.2025/4544
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2971 K.2025/4258
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2972 K.2025/3516
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/2991 K.2025/14798
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/3004 K.2025/3519
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/3006 K.2025/3557

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.