KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/3290 E., 2025/3844 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1462 E., 2024/1627 K.
- İlk derece mahkemesi
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/30 E., 2023/844 K.
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... İnş Turz. San. ve Tic. Ltd.
Şti. firması karayollarının kenarında yapılacak olan istinat taş duvarlarının yapım işçiliği konusunda anlaştıklarını, müvekkili firmanın ayrıca istifsiz taş ve ve drenaj boruları döşenmesi işçiliği alacağı da bulunduğunu, yapılan iş kapsamındaki hakedişlere göre davalı adına faturalar düzenlediğini, her iki tarafın da bu faturaları defterlerine kaydettiğini, faturalara itiraz edilmediğini, davalı şirketin bir kısım ödemeler yaptığını, ancak davacı şirketin bakiye alacağının bulunduğunu, ödenmeyen bedelin tahsili için Samsun İcra Dairesi'nin 2021/60766 Esas sayılı dosyasında yasal takip başlattıklarını,
borçlunun takibe itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf defterlerinin incelenmesine yönelik olarak alınan bilirkişi raporları, tarafların BA_BS formları, hakediş raporları ve ihale evrakları dikkate alınarak davacının fatura bedeli kadar iş yaptığı ve eseri davalıya teslim ettiği, davalının ödeme yönünde üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hakediş raporlarının imzalanması ile davalı tarafın temerrüde düştüğünü, temerrüt ihtarına gerek olmadığını, takip öncesi faiz alacaklarının bulunduğunu beyan etmektedir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin işi teslim almadığını, davacının faturalarının davalının defterlerine işlenmesinin işin teslim edildiği anlamına gelmediğini, aralarındaki güven ilişkisi çerçevesinde faturaların kaydedildiğini, verilen 50.000,00 TL’lik çekin borçtan mahsup edilmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yüklenici ile taşeron arasında akdedilen eser sözleşmesine dayalı olarak yapılan icra takibine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.
a-) Davacı vekilinin temyizi yönünden;
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı vekilince temyize konu edilen reddedilen miktar 29.650,47 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
b-) Davalı vekilinin temyizi yönünden; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/3290, K. 2025/3844, 12 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama