KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/471 E., 2025/1082 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/79 E., 2023/1194 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/442 E., 2021/94 K.
Karar Metni
810 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacılar vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davacılar vekilleri Avukat , Avukat ... ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Avukat 'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacılar vekili; davalı idare tarafından açılan "Sivas 600 Yataklı Eğitim ve Araştırma Hastanesi İnşaatı İşi" ihalesi sonucunda, ihaleyi alan müvekkili ile davalı iş sahibi idare arasında 05.01.2012 tarihli sözleşme düzenlendiğini, müvekkili ortaklığın ihale konusu işi sözleşmeye uygun olarak ifa ettiğini, ancak davalı tarafça ihale öncesinde verilen uygulama projesinde statik temel projeleri yer almadığı halde, sözleşmeden sonra verilen projede bu projelere yer verildiğini, müvekkilinin ceza ile karşılaşmamak adına, söz konusu statik temel işlerini yapmak zorunda kaldığını, sözleşme ve YİGŞ'nin ilgili hükümleri uyarınca,
bu işin bedelinin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Birleşen davada ise asıl davada saklı tutulan kısma ilişkin bakiye statik temel işlerinden kaynaklı 6.000.000,00 TL tutarındaki alacağın tahsili için davalı iş sahibi idare hakkında icra takibine giriştiklerini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı vekili; iş bedelinin anahtar teslimi götürü bedel olarak belirlendiğini, temel inşaat işlerinin ihale kapsamında yer aldığını, bu hususun ihale dosyası eki projelerdeki kesitlerden, kesit açımlarından ve kolon aplikasyonlarından da açıkça anlaşılacağını, davacının iddia ettiği proje eksiklikleriyle ilgili süresinde itirazda bulunmadığını, geçici kabule kadar düzenlenen hakedişlere de bu yönde itiraz etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmede bedelin götürü olarak belirlendiği, tacir durumundaki davacının beton ve donatı hesap farkından kaynaklanan fiyat farkını teklifine eklemesi gerektiği, ihale sürecindeki olumsuzluk, eksiklik ve diğer konulardaki talepleri hakkında davalı iş sahibi idareye süresinde yazılı başvuru yapması,
yine aynı şekilde işin ifası sırasında idare tarafından tespit edilen eksik imalatlar, istenilen ilave imalatlar ve idare tarafından iş listesinden çıkarılan imalatlar için mukayeseli keşif artışı ve azalışı yapılması gerektiği, davacının bu yöndeki yükümlülüklerini yerine getirmediği, davalı iş sahibi idarenin dava konusu alacağın kabulü yönünde bir ikrarı bulunmadığı, aksine davanın reddini istediği, sonuç olarak; davacının talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz başvuru dilekçesinde; anahtar teslimi götürü bedel sözleşmelerde dahi eğer uygulama projesinde eksiklik varsa bunun yükleniciye mukayeseli keşif ile ödenmesi gerektiğini, nitekim davalı iş sahibi idare tarafından benzer nitelikteki bazı imalatların bedellerinin ödendiğini, yasa gereği uygulama projelerinde hiç bir eksiklik bulunmaması gerektiğini, davalı iş sahibi idarenin ihaleye uygulama projesi ile çıktığını, uygulama projesinde olmayan hususların yüklenici tarafından bilinmesi ve dolayısıyla buna itiraz edilmesi gerektiğinin söylenemeyeceğini, öte yandan,
davalı tarafından gönderilen resmi yazılarla da müvekkilinin haklılığının kabul edildiğini, davalı yazısında temel kalıp ve donatı planları paftasının sehven unutulduğunun, yüklenici firmanın söz konusu işin ihalesine hazırlanırken blokların temel apartmanlarının ölçüsünü, temel donatılarını ve kolon zımbalama donatılarını öngöremeyeceği ve teklifinde bulundurmayabileceğinin beyan edildiğini, buna göre mukayeseli keşif raporu hazırlanarak davalıya sunulduğunu ancak ödemenin yapılmadığını, davalı tarafından mahkemeye gönderilen yazıda da yaklaşık maliyetlere temel imalatları dahil edilerek ulaşılmasının mümkün olmadığının ortaya çıktığını,
dolayısıyla ihale projesinde temel projesinin olmadığının açık bir şekilde anlaşıldığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle taraflar arasındaki sözleşmenin ilgili hükümleri uyarınca ihalenin temel inşaat işlerini de kapsadığının anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacılardan alınarak, davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/471, K. 2025/1082, 18 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama