KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/551 E., 2025/1312 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/147 E., 2021/425 K.
Karar Metni
563 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin okul binası tadilatı ve malzeme alımı için davalı tarafından yapılan ihaleyi kazandığını, işin muayene ve kabul komisyonunca incelenip teslim alındığı halde 29.04.2014 tarihli ve 128387 numaralı faturanın ödenmediğini ileri sürerek, takibe vaki itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; okul bakım onarım işinin müvekkili kurum tarafından davacı firmaya ihale edildiğini, fatura miktarının yüksek ve içeriğinin çelişkili olduğunun tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 07.01.2016 tarihli kararı ile davacının iş bedeline hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkemenin 07.01.2016 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, husumetin Milli Eğitim Bakanlığı’na yöneltilmesi gerektiği, alacağın temlik edilen kısmı bakımından davacının taraf sıfatı kalmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemenin 13.09.2019 tarihli kararı ile dava konusu işin yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe vaki itirazın iptaline, icra takibinin 21.738,07 TL üzerinden aynen devamına, kalan 32.500,00 TL yönünden ise davacı temlik alan ...’ın alacaklı olduğunun tespitine, 21.738,07 TL alacak üzerinden %20 oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemenin 13.09.2019 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, mahkemece itirazın iptaline konu takip alacağının 32.500,00 TL'lik kısmı davacı ...’a temlik edildiğine göre, bu davacı açısından da temlik edilen alacak bakımından itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davalı tarafın itirazının 21.738,07 TL bakımından davacı ... ....Ltd. Şti. yönünden iptaline ve takibin devamına, 21.738,07 TL'nin %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafın itirazının 32.500,00 TL bakımından davacı ... yönünden iptaline ve takibin devamına, 32.500,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya onarım işi ihale edildiği halde faturanın usulüne uygun düzenlenmediğini, ihale konusu iş ödenek olmadan yapıldığı için mevzuata uygun olmadığını, davacının yazılı sözleşme olmadan iş yaparak basiretli ve iyiniyetli bir tacir olarak davranmadığını, mahkeme kararındaki gerekçelerin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyanın içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/551, K. 2025/1312, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama