KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/728 E., 2024/2700 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1991 E., 2023/2025 K.
- Dava tarihi
- 15.12.2021
- Hüküm/karar
- Ret
- İlk derece mahkemesi
- Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/614 E., 2022/355 K.
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma
1-İlk Derece Mahkemesince; taraflar arasında akdedilen biyokimya hizmet alımı sözleşmesi uyarınca davalı şirket tarafından düzenlenen tüm faturalar yönünden davacının borçlu olmadığının tespiti ve davalının kötü niyet tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkin davada, davacının TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturalara süresinde itiraz etmediği, herhangi iade faturası da düzenlemediği,
faturaları ticari defterlerine borç kaydeden davacının fatura münderecatını aynen kabul etmiş sayılacağından bahisle faturayı gönderen tarafın, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi (TTK'nın 84. ve 85. maddeleri) uyarınca ispatladığı, davacının davalının sözleşmeye aykırı davrandığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve ihtiyati tedbir kararı uygulanmış olmakla 1.250.319,96 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki tazminatının davacıdan alınıp davalıya verilmesine dair hüküm kurulmuştur.
2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine, Devlet bütçesinden karşılanan zorunlu arabuluculuk ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına ilişkin hüküm kurulmadığından, kamu düzeni uyarınca kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden bu hususta yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı süresinde davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin resen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine davacının faturalara süresinde itiraz etmediği, ticari defterlerine kaydettiği, verilen tedbir kararı nedeniyle davalının alacağının tahsilinin geciktiği anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/728, K. 2024/2700, 16 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama