KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/1186 E., 2025/3805 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/952 E., 2025/37 K.
Karar Metni
1.239 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı ... vekili ile davacılar ... mirasçıları, ..., ..., ... ve ... vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacılar ..., ..., ... vekili Avukat..., davacı asil ... ile ... vekili Avukat ... ile feri müdahil ... vekili Avukat ...'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ile dava dışı ...-... Ortaklığı arasında bir takım spor kompleksinin yapımını konu alan 21.01.2008 tarihli sözleşme düzenlendiğini, sözleşmede inşaatın yapılacağı parselin bir kısmı ifraz edilerek, yüklenici ortaklığa iş bedeli olarak devredileceğinin kararlaştırıldığını, yüklenici ortaklığı oluşturan şirketlerden ... İnş. San...
A.Ş. ile müvekkili şirket arasında yapılan 29.02.2008 tarihli alt yüklenicilik sözleşmesinde ise inşaatın yapımının müvekkili şirket tarafından üstlenildiğini, bunun karşılığında da ifraz edilen ve ticaret alanı olarak ayrılan bölümün mülkiyetinin müvekkiline devredileceğinin taahhüt edildiğini, müvekkilinin bugüne kadar sözleşme gereği yerine getirmesi gereken edimleri yerine getirdiğini, işin ifasına yönelik çeşitli masraflar yaptığını, davalı belediyenin daha sonra aldığı bir meclis kararı ile ifraz edilen söz konusu alanı,
hizmet ve sosyal tesis alanı olarak tahsis ettiğini ve sözleşmenin ifasının bu nedenle imkânsız hale geldiğini bildirdiğini, müvekkili şirketin, ... İnş...
A.Ş. ile yaptığı 24.06.2009 tarihli ibra ve temlik sözleşmesi ile adı geçen şirketin davalı belediyeden olan tüm hak ve alacaklarını temlik aldığını, bu hususun bir ihtarname ile davalıya bildirildiğini, davalı belediyenin hukuka aykırı olarak imar planı değişikliğine giderek sözleşmenin ifasını imkânsız hale getirdiğini, sözleşmenin bu şekilde feshinin haksız olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin ifası gereği yapılan masraflar için 87.205.841,27 TL, yoksun kalınan kazanç dahil tüm müspet zararları için 235.135.167,42 TL olmak üzere toplam 322.341.008,69 TL zararı bulunduğunu ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islah yoluyla talebini 277.000.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; imar planı değişikliğinin idare mahkemesinin kararına dayalı olarak yapıldığını, bu nedenle sözleşmenin ifasının imkânsız hale geldiğini, yapıldığı iddia edilen işlerin ruhsatsız olduğunu, işe başlama tutanağı bulunmadığını, hafriyat izni bulunmadığını, tazminat taleplerinin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.06.2017 tarihli kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin ifasının, idare mahkemesi kararına dayalı olarak yapılan imar planı değişikliği ile imkânsız hale geldiği, söz konusu imkânsızlığın ortaya çıkmasında davalı idarenin bir kusurunun bulunmadığı, inşaatın %5-6 seviyesine geldiği, sözleşmenin 15. maddesi uyarınca, yüklenici tarafın bu durumda sadece gerçekleşen imâlatın bedellerini talep edilebileceği, menfi ve müspet zararını isteyemeyeceği, davacının gerçekleştirdiği inşaat ve diğer harcamaların toplam tutarının 23.067.739,40 TL olduğu, aynı alacak için yaptığı icra takibinde tahsil ettiği tutar mahsup edildiğinde, bakiye 8.943.967,87 TL alacağı kaldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile anılan tutarın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 06.06.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 26.02.2018 tarihli kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 26.02.2018 tarihli kararının süresi içinde temlik alan davacılar ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin (Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 04.07.2019 tarihli, 2018/2675 Esas, 2019/3153 Karar sayılı ilamıyla, taraflar arasındaki sözleşmenin ifasının imkânsız hale geldiği,
davacı yüklenicinin, sözleşmenin 15.7 ve 15.8. maddesi hükümleri uyarınca, sözleşmenin ifasının imkânsız hale geldiğinin kendisine bildirildiği tarih (11.06.2009) itibarıyla mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanacak imalat bedelini, verdiği teminat mektubu bedelini ve sözleşme gereği işsahibine yaptığı ödemeler ile somut olayda iddia edildiği gibi işsahibinin talimatı ile yapılmış ise dava dışı üçüncü kişilere yaptığı ödemeleri (....
Spor Kulubü Derneği'ne yapılan 2.000.000,00 TL'lik bağışı) işsahibinden talep edebileceği, bu durumda mahkemece, yeni bir bilirkişi kurulundan, önceki raporlar arasındaki çelişkileri de giderecek şekilde rapor alınarak, davacı yüklenicinin isteyebileceği toplam miktarın bulunması ve bu miktardan da Antalya 7. İcra Dairesinin 2009/25993 sayılı takip dosyasında yapılan ödeme miktarı düşülerek kalan miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı taraflar yararına bozulmuştur.
2. İlk Derece Mahkemesinin 05.09.2023 tarihli ve 2019/398 Esas, 2023/526 Karar sayılı kararı ile yüklenici tarafından yapılan imalatın bedelinin 23.191.430,02 TL, yapılan genel giderler toplamının 5.109.152,32 TL, diğer masraflarının 5.775.921,22 TL, çeşitli firmalara yapılan siparişler nedeniyle yapılan ödemelerin ise 590.000,00+103.163, 32+7.205.575,00 TL olduğu, sonuç olarak davacının, davalı iş sahibi belediyeden 41.975.241,88 TL talep edebileceği, aynı alacak için icra takibinde yaptığı ödemeler mahsup edildiğinde, davacının talep edebileceği toplam tutarın 27.851.470,35 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile anılan tutarın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 05.09.2023 tarihli kararının süresi içinde, temlik alan davacılar ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 05.11.2014 tarihli, 2024/79 Esas, 2024/3773 Karar sayılı kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı yüklenicinin isteyebileceği zarar kalemlerine proje bedelleri için yapılan masraflar ve kur farkı giderleri dahil edilmiş ise de önceki bozma kararında da belirtildiği üzere, sözleşmenin 15.7 ve 15.8. maddesi hükümleri uyarınca, davacı yüklenicinin proje bedellerini ve menfi zarar kapsamında kalan kur farkı zararını isteyemeyeceği,
ihale bedeli ve sözleşme onayı için yapılan ödemelerin tahsiline ilişkin kesinleşen icra takibindeki tutarın önce toplam alacağa eklenmesi ve sonra düşülmesi gerekirken, hesap hatası yapılarak doğrudan düşülmesinin hatalı olduğu, yine davacı yüklenici tarafından ...
Spor Kulübüne yapılan bağışın, miktarı ve zamanı dikkate alındığında, davalı iş sahibi belediyenin talimatı ile yapıldığının kabulü gerektiği, tüm bu hususlar nazara alındığında, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen kalemler üzerinden yeniden hesaplama yapılması halinde, davacının toplam alacağının 33.758.174,57 TL olduğu, mahkemece davacı yararına bu tutarın hüküm altına alınması gerektiği belirtilerek, karar taraflar yararına bozulmuştur.
3. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararında belirtilen gerekçelerle, davanın kısmen kabulü ile 33.758.174,57 TL'nin davalıdan alınarak, davacılara verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Genel giderlerin sözleşmeye aykırı olarak hesaplandığını, ... Spor Kulübüne yapılan bağışın davalı idare ile ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığını, imalat bedeli içinde yer alan mobilizasyon bedelleri, proje bedelleri, zemin etüt çalışmaları, TEK müsaadesi, geoteknik raporu alınması için gerekli bedellerin talep edilmesinin mümkün olmadığını, ruhsatsız imalatların bedellerinin de istenemeyeceğini, davacının çeşitli firmalarla yaptığı anlaşmalar gereği ödedi tutarları ve tazminatları da isteyemeyeceğini beyan etmektedir.
2. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Avan proje ve proje bedelleri ile kur farkından doğan zararların hüküm altına alınması gerektiğini, hükme esas alınan raporu hazırlayan bilirkişi heyetinin yasaya aykırı dört kişiden oluştuğunu, hesaplamaların somut verilere dayanmadığını, afaki olduğunu, mahkemece itirazlarının dikkate alınmadığını, %15 tenzilatın neye göre yapıldığının belirsiz olduğunu, ...firmasına ödenen bedelin de tümüyle hüküm altına alınması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1186, K. 2025/3805, 11 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama