KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/1353 E., 2025/2098 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/175 E., 2025/255 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/596 E., 2024/510 K.
Karar Metni
658 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde, davalı şirketle aralarında ... ilçesi, .... mevkiinde inşa edilmekte olan 10 katlı ve 45 katlı iki kuleden oluşan "...
Towers projesi" işinde zemin kat ile 47. Kat arası tuğla duvar, sıva, şap, seramik vb. ince işlerin yapımı için 04.02.2015 tarihli sözleşme imzaladıklarını, işi de davalının bir çok olumsuz davranışına rağmen %97 seviyesinde tamamladıklarını, aynı şekilde 04.12.2018 tarihli sözleşme kapsamında da diğer kulenin otopark ve sosyal alanlarının ince işlerini %97 oranında bitirdiklerini, buna rağmen davalının hakedişlerinden 1.308.138,23 TL ile nakit teminat kesintilerini ve 5 adet teminat mektubunu iade etmediğini belirtmiş ve 1.308.138,23 TL alacaklarının tahsilini, nakit teminat kesintileri ile teminat mektuplarının iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevabında; davacının sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi süresinde tamamlamadığını, bir süre sonra da işi tamamen bıraktığını, davacıya borçlu olmadıklarını beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 1.575.177,22 TL davacı alacağının davalıdan tahsiline, teminat mektuplarının davacıya iadesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Davalı vekili 24.01.2025 tarihli dilekçe ile, mahkemenin gerekçeli kararının, dosyada kayıtlı Avukat ...'a 16.12.2024'de tebliğ edildiğini, oysa adı geçen avukatın müvekkili şirketin sigortalı çalışan avukatı olduğunu, 17.12.2024 tarihinde de istifa ederek işten ayrıldığını, mahkemenin gerekçeli kararının bu avukatın UETS adresine tebliğ edildiğini ve tebligatın 16.12.2024 tarihinde "okundu" kabul edildiğini, ancak bu süreçte davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapılmadığı için karardan da haberleri olmadığını, Avukat ...'ın istifası sonrası davalı şirketin 31.12.2024 tarihli vekaletnamesi ile dosyanın takibinin kendisine bırakıldığını,
gerekçeli karardan 23.10.2025 tarihinde haberdar olduğunu, bu nedenle de istinaf ve sair haklarını kullanamadıklarının tespiti ile HMK'nın 95. maddesi gereğince eski hale getirme talep ettiklerini belirtmiş, ayrıca ilk derece mahkemesinin kararını istinaf ettiklerini bildererek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Avukat ...'ın vekaletnamesinin 31.12.2024 mesai bitimine kadar süreli olduğu, gerekçeli kararın adı geçen vekile 16.12.2024 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarih itibariyle vekillik görevinin devam ettiği iki haftalık istinaf süresinin 30.12.2024 tarihinde sona erdiği, buna rağmen davalı vekilince iki haftalık yasal başvuru süresinden sonra 24.01.2025 tarihinde istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulduğunun anlaşıldığı, eski hale getirme talebinin de şartları oluşmadığından reddedildiği, bu durumda davalı vekilinin istinaf başvurusunun süresinde yapılmamış olduğu gerekçesiyle istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili olarak kayıtlı bulunan Avukat ...'a tebliğ edildiğini, bu tebliğin usulsüz olduğunu, adı geçen avukatın 16.12.2024 tarihinde karar tebliğ edildikten sonra, 17.12.2024 tarihinde istifa ettiğini, bu haliyle de kararın yetkisiz avukata tebliğ edildiğini, kendilerinin istinaf kanun yoluna başvurma haklarını kullanamadıklarını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararları bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
HMK'nın 345/1 maddesi gereğince istinaf kanun yoluna başvuru süresi iki hafta olup, bu süre, ilamın usulen taraflardan herbirine tebliğiyle işlemeye başlayacaktır.
İstinaf edilen mahkeme kararının davalı vekiline usulune uygun olarak 16.12.2024 tarihinde tebliğ edilmesine karşın, davalı vekilince iki haftalık yasal başvuru süresinden sonra 24.01.2025 tarihinde istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin eski hale getirme talebi mahkemece reddedildiğinden, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun süresinde yapılmamış olması nedeniyle istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1353, K. 2025/2098, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama