KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/1395 E., 2025/3531 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/228 E., 2025/337 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/636 E., 2024/818 K.
Karar Metni
617 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların davalı kooperatife 2010 yılında üye olarak kaydedildiğini, düzenli olarak kooperatifin belirlediği ödemeleri yaptıklarını, müvekkilleri ... ve .... için davalı kooperatif yönetim kurulu kararı ile dava konusu bağımsız bölümlerin verileceğinini kararlaştırıldığını, ancak ilave maliyetler çıkarılarak talepte bulunulduğunu, borçların ödenmesine rağmen müvekkillerine taşınmazların devredilmediğini, bu nedenle dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, ıslah talepleri ile müvekkillerinin davalı kooperatif üyeliğinden istifa ettiklerini bu nedenle kooperatife ödedikleri bedellerin iadesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde: davacıların üzerine düşen borçlarını yerine getirmediğini, eksik aidat ödemeleri ve gecikme cezaları borcu bulunduğunu, dairenin teslimi için talep edilen ödemelerin ek ödeme olmayıp genel kurul kararı gereği davacının ödemesi gereken miktar olduğunu, bildirilen miktarın ödenmemesi nedeniyle diğer ortaklara tahsis yapıldığını, davacının kooperatifçe belirtilen miktarda ödeme yapması halinde kendisine tapu devrinin yapılacağının taahhüt edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, haksız kazanç elde etmeye çalışıldığını, iyiniyet kurallarıyla bağdaşmadığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı kooperatiften 2022 yılında istifa ettikleri, devir dışında ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları o yılın bilançosuna göre hesaplanarak bilanço tarihinden itibaren 1 ay içerisinde geri verileceğine ilişkin kooperatif anasözleşmesinin 15. maddesi çerçevesinde mahsup edilecek genel gider payı çıkarıldıktan sonra davacılara iadesi gereken tutarın benimsenen bilirkişi raporu ile birlikte tespit edildiği ve bu raporun dosya kapsamına uygun olduğu göz önüne alınarak davacıların ıslah ile ileri sürdükleri alacak talepleri kısmen yerinde görülerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itirazlarının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gereği gibi değerlendirilmediğini, davanın konusuz kaldıktan sonra dosyaya sunulan beyan dilekçesi ile talep sonucunun değiştirilmesinin mümkün olmadığını, sunulan beyan dilekçesinin ıslah dilekçesi olarak kabul edilemeyeceğini, açılan dava tapu iptal ve tescil davası olup usule uygun bir ıslah da söz konusu olmadığından iddianın değiştirilmesi yasağı kapsamında davanın konusuz kaldığı açık olup buna rağmen davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu,
mahkemece davanın konusuz kaldığına ilişkin beyanlarına itibar edilmemesi halinde dahi yerel mahkemece hüküm altına alınan alacağın zamanaşımına uğradığını, bilirkişi hesaplamasının hatalı olduğunu, genel giderlerin hatalı tespit edildiğini, davacıların istifasının tebliği ile kesinleştiği tarihin tespit edilmesi gerektiğini, ıslah dilekçesinde tüm davalılar yönünden toplam tutar üzerinden ıslah yapıldığını, davacıların miktar yönünden ayrı ayrı belirtilmediğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden çıkma alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1395, K. 2025/3531, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama