KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/1813 E., 2025/4336 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/121 E., 2025/234 K.
Karar Metni
944 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı yüklenici iş ortaklığı arasında 17.01.2018 tarihinde " ...
Doğalgaz Depolama Tevsi Projesi (Faz III) Yapım İşi" sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin 13. maddesi kapsamında 01.03.2018 tarihinde 388.350.000,00 TL avans ödemesi yapıldığını, yapım faaliyetleri sürerken davalının 08.02.2019 tarihli yazısı ile sözleşmenin tasfiye edilmesi talebinde bulunduğunu, Bakanlığın olumlu görüşü üzerine 20.05.2019 tarihi itibariyle sözleşmenin feshedilerek tasfiye edilmesine karar verildiğini, fesih kararının karşı tarafa 21.05.2019 tarihli yazı ile bildirildiğini,
müvekkilinin 13.11.2019 tarihli ve 27.11.2019 tarihli yazılar ile sözleşmenin 13.9.5 maddesi hükmü uyarınca yüklenici iş ortaklığından avansın iade edilmesini talep ettiğini, tarafların katılımıyla düzenlenen 29.11.2019 tarihli tutanak gereğince 02.12.2019 tarihinde 251.217.762,30 TL avans bakiyesinin müvekkiline iade edildiğini, ancak avans bedeline ilişkin faizin ödenmediğini, müvekkilinin TTK’nın 20. maddesinin 2. cümlesi gereğince faize hak kazandığını ileri sürerek,
145.126.015,37 TL faiz alacağı ile bakiye avans tutarı olan 251.217.762,30 TL'ye 02.12.2019 tarihinden ödeme tarihine kadar ticari kredi faiz oranı üzerinden işletilecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline sözleşmede kararlaştırılan avansın ödendiğini, 7161 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na eklenen Geçici 4. madde uyarınca tasfiye talep edildiğini ve talebin davacı tarafından uygun bulunduğunu, taraflar arasında 29.11.2019 tarihinde toplantı gerçekleştirildiğini, bu toplantıda iade edilecek avans rakamının değiştiğini ve iadesi gereken tutarın kesin olarak belirlendiğini, müvekkilinin 30 günlük ödeme süresinin de başladığını, bu sürenin dolması beklenmeden 02.12.2019 tarihinde iadesi talep olunan avans bakiyesinin ödendiğini,
sözleşme devam ederken avansın mahsubunun hakedişlerden kesinti suretiyle yapıldığını ve faiz uygulanmadığını, TTK’nın 20. maddesi hükmünün uygulama alanı bulunmadığını, sözleşmenin 13.9. maddesinde ve iş eksiltmede avans iadesinin düzenlendiği 33.14 maddesinde faize yer verilmediğini, ara hakedişlerden avans mahsubu yapılırken faiz iddiasında bulunmayan davacının TBK’nın 131. maddesi gereğince ve usulünce saklı tutulmamış bir fer'i alacak iddiasının artık ileri sürülmesinin de mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli kararı ile taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 20.05.2019 tarihinde feshedilmesi ile birlikte bakiye avansın 02.12.2019 tarihine kadar yüklenici iş ortaklığı uhdesinde kaldığı, TTK’nın 20. maddenin 2. cümlesi gereğince tacir vasfında olan davacının avansın iade edildiği tarihe kadar faize hak kazandığı, 29.11.2019 tarihli tutanağın 3. maddesinde faiz hakkının saklı tutulduğunun anlaşıldığı, TTK’nın 20 maddesinin 2. cümlesinde sözü edilen faiz kapital faiz olduğundan 3095 sayılı Kanunun 1. maddesi kapsamında kanuni faiz uygulanarak hesap yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 57.757.859,41 TL faiz alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli kararına karşı süresinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.06.2023 tarihli kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin karşılıklı anlaşma ile tasfiyesine karar verildiği, sözleşmenin davalıların kusuruyla sona ermediği, taraflar arasında düzenlenen 29.11.2019 tarihli toplantı tutanağı başlıklı belgede faiz talebinin geriye doğru saklı tutulduğunun anlaşıldığı, böylece TBK'nın 131. maddesinde düzenlenen ihtirazı kayıt şartının gerçekleştiği, davada TTK'nın 20. maddesi gereğince faiz talep edilmiş olup, yasal faiz uygulanmasının doğru olduğu gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.06.2023 tarihli kararının süresinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerektiği, davalılar vekilinin temyiz itirazları bakımından ise sözleşmenin tasfiye edildiği tarihten sonra taraflar arasında bakiye avansın iadesi için yazışmalar yapılmış ise de, taraflar bir araya gelerek düzenledikleri 29.11.2019 tarihli tutanak ile davalı yüklenicilerin iade edeceği avans miktarının ve ödeme tarihinin açık şekilde kararlaştırıldığı, kararlaştırılan tarihte bakiye avansın ödendiği,
davacı tarafın ancak toplantı tutanağında kararlaştırılan tarihten sonra ödeme yapılması halinde avans faizi talep edebileceği dikkate alınarak, mahkemece davanın davacının tüm talepleri bakımından reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen 29.11.2019 tarihli tutanak içeriğinde taraflarca kararlaştırılan tarihte bakiye avans tutarının davalı tarafından ödenmiş olması nedeniyle davacı yanın faiz talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin faiz talep etme hakkının hukuka aykırı olarak yok sayıldığını, atıf yapılan tutanakta faiz hakkında özel bir madde bulunmadığını, davalı nezdinde kalan avans miktarının iade tarihine kadar geçen sürede davalının zenginleşmesini sağladığını, hakkaniyetin gerektirdiği çözümün mahkemece bulunması gerektiğini, TTK 20. madde hükmünün değerlendirilmediğini, bozma ilamında gerekçe de yer almadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyanın içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davalıya ödenmesine,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1813, K. 2025/4336, 16 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama