KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/1953 E., 2025/3722 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2272 E., 2024/40 K.
Karar Metni
448 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; vekalet sözleşmesi uyarınca davalıdan olan alacağını iflas yolu ile takibe koyduğunu ancak davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın kaldırılması ile davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; aralarında vekalet ilişkisinin bulunmadığını, vekalet veren kişinin şirketi temsile yetkisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.03.2019 tarihli kararı ile davalının mahkemece verilen depo emrine karşın belirtilen miktarı depo etmediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 06.03.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.01.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesince 03.01.2025 tarihindeki ek karar ile davalı vekilinin temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde: a.Mahkeme kararının e-tebligat yolu ile tebliğ edilmediğini, çalışanının bulunmadığını tebilgatın usulsüz olduğunu, b.Mahkemece kurulan depo emrinin yanlış olduğunu, c. Davacının vekalet sözleşmesine dayalı olarak alacağının bulunmadığını" beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının iflas yolu ile başlatılan takibe itirazının kaldırılması ve iflasına karar verilmesine ilişkindir.
1.Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince ek karar ile davalı vekilinin temyiz başvurusunun süresinden sonra olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de, davalı vekilinin e-tebliğ yapılmaya elverişli adresinin bulunduğu anlaşılmakla davalı vekiline yapılan gerekçeli karara ilişkin tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının kaldırılması ile esasa ilişkin inceleme yapmak gerekmiştir.
2.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1953, K. 2025/3722, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama