KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2006/9001 E., 2010/6517 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 213 Sayılı Kanuna Muhalefet
- Hüküm
- Kamu davasının TCK.nun 102/4. ve 104/2. maddeleri gereğince ortadan kaldırılmasına
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargılamanın yenilenmesi davasında zamanaşımı hususu gözetildiğinde; Hüküm kesinleştikten sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 66/5. maddesinin sanık hakkında uygulama şartlarının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında suç ve kesinleşme tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun dava zamanaşımını düzenleyen 96-111. madde hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Buna göre;
Yargılamanın iadesi kararı üzerine yapılan yargılamada asli dava geri gelmeyeceğinden bu aşamada dava zamanaşımı söz konusu olamaz. Kesinleşmiş karardan önce geçen zamanaşımı süresi ile yargılamanın iadesi kararından sonra geçecek zamanaşımı süresi birlikte değerlendirilemez.
İade-i muhakeme kararı üzerine mahkeme yeni delillerle önceki delilleri birlikte değerlendirerek, sonuçta yeni delilleri önceki hükmün iptalini gerektirmeyecek nitelikte görürse önceki hükmün onanmasına karar vermekle yükümlüdür. Önceki hüküm iptal edilmez de onanırsa zamanaşımından dolayı hüküm bozulamaz.
Buna karşılık ister lehe isterse aleyhe olsun iade-i muhakeme kararı üzerine yapılan yargılama sonunda eski hüküm iptal olunur ve belirlenecek yeni duruma göre, bir mahkumiyet hükmü kurmak gerekirse belirlenen yeni durumun gerektirdiği zamanaşımı dikkate alınacak ve başlangıcı da suç tarihi kabul edilecektir. Ancak, yargılamanın iadesi kararı ile önceki mahkumiyet hükmü iptal olunur ve yeni duruma göre beraat kararı vermek gerekirse zamanaşımı söz konusu olamaz.
Bu durumda beraat kararı verilmelidir. (Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 8.12.1999 gün 1999/3547-4139 kararı da aynı yöndedir.)
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2006/9001, K. 2010/6517, 4 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama