KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/12007 E., 2025/4139 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/99 E., 2015/678 K.
- Suçtan zarar gören
- Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu
- Şikâyetçi
- Gümrük İdaresi
- Suç
- 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Kısmî iade, kısmî ret, kısmî bozma
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin münhasıran sanık ... hakkında 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na (5809 sayılı Kanun) muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerini temyiz isteği yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık ...'ın temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkında 5809 sayılı Kanun Uyarınca Hükmedilen Mahkûmiyet Hükümlerini Temyizi Yönünden Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eyleminin 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu olduğu cihetle,
suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Sanık ...'ın 5809 sayılı Kanun Uyarınca Hükmedilen Mahkûmiyet Hükümlerini Temyizi Yönünden Sanığın yargılama konusu eylemi için, belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1. fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü,
Dosya kapsamına göre 5237 sayılı Kanun’un 67/2. ikinci fıkrasının (d) bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık hakkında 05.10.2015 tarihli mahkûmiyet kararından temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/12007, K. 2025/4139, 18 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama