KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/16564 E., 2024/2857 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/1046 E., 2016/475 K.
- Suç
- 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Mahkûmiyet, beraat
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, katılan ... İdaresi vekilinin münhasıran beraat hükmüne yönelik temyizde bulunduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; suç tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre üzerine atılı suç sübut bulduğu halde sanık hakkında kurulan beraat hükmünün usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2. Sanığın temyiz sebebi hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
II. GEREKÇE
Sanığın babasına ait tapulu arazinin bitişiğinde kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde yer alan 320 m2'lik orman arazisini toprağın verim gücünden faydalanmak maksadıyla sürdüğü anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 91 ve 93/1-2. maddelerine muhalefet suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarında; suça konu yerde ağaç ve ağaççık kesilmediği, suça konu yerde toprağın verim gücünden faydalanmak maksadıyla toprak işlemesi yapıldığı belirtilmiştir.
Sanık savunmasında; davaya konu yeri 40 yıldan beri bahçe olarak kullandıklarını beyan etmiştir.
Hüküm tarihinde başka bir suçtan ceza infaz kurumunda hükümlü olduğu anlaşılan sanığın 16.02.2016 tarihli celsede alınan ifadesinde duruşmadan bağışık tutulma talebinin bulunmaması karşısında; sanığın hükmün verildiği 15.03.2016 tarihli son oturumda SEGBİS yoluyla veya bizzat duruşmada hazır bulundurulması sağlanıp, yüzüne karşı karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 193 üncü ve 196 ncı maddelerine aykırılık oluşturacak biçimde savunma hakkının kısıtlanması suretiyle hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/16564, K. 2024/2857, 12 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama