Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2021/18213 E. , 2023/8708 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/24 E., 2016/153 K. Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçundan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi İstanbul Muhakemat Müdürlüğünün hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlamışmıştır. Sanıklar hakkında
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2021/18213 E. , 2023/8708 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/24 E., 2016/153 K. Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçundan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi İstanbul Muhakemat Müdürlüğünün hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlamışmıştır. Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanıklar müdafilerinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği sanıklar müdafilerinin temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2004 tarihli ve 2002/628 Esas, 2004/1 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 4208 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan dava sonucunda, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanıkların beraatına karar verilmiştir. 2.Anılan kararın şikâyetçi vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.03.2011 tarihli ve 2009/20624 Esas, 2011/2633 Karar sayılı ilâmıyla; sanıkların mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma sonrasında yapılan yargılamada İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2012 tarihli ve 2011/230 Esas, 2012/992 Karar sayılı kararı ile verilen görevsizlik kararından sonra, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.08.2012 tarihli ve 2012/17 Esas, 2012/5 Karar sayılı karşı görevsizlik kararı uyarınca dosyanın gönderildiği Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 11.12.2012 tarihli ve 2012/13274 Esas, 2012/12848 karar sayılı kararı ile davaya bakma görevinin İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır. 4.İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2013/24 Esas, 2016/153 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında açılan davaların 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine, tedbir konulan taşınmaz ve banka hesaplarının bir kısımının ise müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Şikâyetçi vekilinin temyiz sebepleri; zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararının hatalı olduğuna, zamanaşımı süresinin yanlış hesaplandığına, kararın bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; müsadere kararlarının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. 3.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; iddianamede belirtilen öncü suçtan müvekkilinin beraat ettiğine, 06.11.2003 tarihli rapor ile de suçun sabit olmadığının tespit edileiğine, müsadere kararlarının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. 4.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; müsadere kararlarının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. IV. GEREKÇE A.Şikâyetçi Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.10.2018 tarih ve 2015/9-172 Esas, 2018/435 Karar sayılı ilâmında ifade edildiği üzere; suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan doğrudan zarar görmeyen ve Kanun'da kamu davasına katılması konusunda özel düzenleme bulunmayan şikâyetçi Kurumun suçtan zarar gören sıfatının bulunmadığı bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği kararın re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar vermek gerekmiştir. B. Sanıklar ..., ... ve ... Müdafilerinin Temyiz Talepleri Yönünden; 1.Sanıklardan ...'in, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 07.05.2020 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2.5237 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kazanç müsaderesinin, asıl suça ilişkin zamanaşımına tabi olduğu gözetilmeden yazılı şekilde müsadere kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A.Şikâyetçi Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2013/24 Esas, 2016/153 Karar sayılı kararına yönelik şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkındaki Müsadere Kararları Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2013/24 Esas, 2016/153 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.