KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/780 E., 2024/4043 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/622 E., 2016/63 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Beraat, suça konu numune eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlerden ötürü hükmün bozulması istemine ilişkindir. 2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; emsal içtihatlar gözönünde bulundurularak suça konu eşyanın sanığın rızası ile teslim edilmesine, aşamalardaki savunmalar dikkate alınarak sanık hakkındaki beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir.
II.GEREKÇE
24.08.2015 tarihinde saat 17.30 sıralarında, sanığın işlettiği market vasıflı işyerine kaçak alkollü içki getirdiği istihbari bilgisinin alınması üzerine, sanığın işlettiği işyerinden, park halindeki araca taşıdığı açık olan kolide kaçak alkollü içkiler görülerek sanığa koli içinde ne olduğunun sorulduğu, kaçak içki olduğunu beyan ettiği beş adet koli içerisindeki 70 cl.lik toplam 60 şişe kaçak alkollü içkinin ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanığın aşamalardaki savunmalarında; bakkal dükkanı işlettiğini, suça konu alkollü içkileri içmek için evine götürdüğünü, satmadığını beyan etmiştir. Sanık savunmaları, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre dava konusu eşyanın kaçak olduğu anlaşılmıştır. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
Ancak; Dosya içinde bulunan 24.08.2015 tarihli olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; sanığın işlettiği işyerinden, park halindeki araca taşıdığı açık olan kolide kaçak alkollü içkiler görülerek sanığa koli içinde ne olduğunun sorulması üzerine, kaçak içki olduğunu beyan ettiği beş adet koli içerisindeki toplam 60 şişe kaçak alkollü içkinin ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; her ne kadar mahkemece aramanın hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiş ise de;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.01.2017 tarihli ve 2016/7-65 Esas, 2017/21 Karar sayılı ilamında; ''bir suçla karşılaştığında suça el koymak, önlemek, sanık ... suç delillerini tespit etmekle görevli ve yetkili olan polislerin, mesleki tecrübelerine ve içinde bulundukları durumdan çıkardıkları izlenime göre; elinde poşet ile görülen sanığın durumundan şüphelendikleri, oluşan bu makul sebep nedeniyle yanına gittikleri ve sanığı durdurdukları, suçüstü halinde ayrıca bir arama emri ya da karar alınmasına gerek bulunmadığı,
poşette bulunan sigaraların basit bir inceleme ile tespit edilebileceği, dolayısıyla suçun delili ve konusunu oluşturan sigaraların ele geçirilip muhafaza altına alınmasının hukuka uygun olduğu ve hukuka aykırı bir delilden söz edilemeyeceği'' belirtildiğinden,
somut olayda, sanığa ait market vasıflı işyerinden araca taşıdığı açık olan koliden suça konu alkollü içkilerin görülmesi karşısında, aramanın hukuka aykırı olduğundan bahsedilemeyeceğinden sanığın ticari amaçla bandrolsüz ve kaçak alkollü içki bulundurmak ve nakletmek şeklinde gerçekleşen ve sübut bulan eyleminin 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasında düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilerek,
6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının yollamasıyla, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları uyarınca mahkûmiyeti yerine, suçtan kurtulmaya yönelik savunmalara itibar edilmek ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de; Suçta ele geçen eşya hakkında mahalinde her zaman müsadere davası açılabileceği gözetilerek, sanık hakkında tanzim olunan iddianamede kaçak eşyanın müsaderesi talep edilmediği gibi, ek savunma hakkı da tanınmadığı gözetilmeden dava konusu edilmeyen eşya hakkında müsadere kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III.KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/780, K. 2024/4043, 17 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama