KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2022/16106 E., 2024/3115 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/170 E., 2022/863 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanıklar hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2021 tarihli iade yazısı ile 7242 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle lehe değerlendirme yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesi sonrası kurulan hükümlerin; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri, sanıklar hakkındaki cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerektiğine, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereğince cezanın 3 yıla çıkartılması gerektiğinin gözetilmediğine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II.GEREKÇE
Olay tarihinde Van Ferit Melen Havalimanı'ndan Aras kargo aracılığıyla gönderilmek istenen, göndericisi ..., alıcısı ... olan paketin x-ray noktasında yapılan kontrolünde şüphelenilmesi üzerine yapılan aramada paket içerisinde cep telefonlarına ait 37 adet ana kart ele geçirilmiştir.
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
Dosya içeriğindeki belgeler dikkate alınarak, sanıklar ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama kararının da bulunmadığı,
aramaya esas alınan 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu Ek 1 nci maddesinde açıkça "Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun ile Gümrük Kanunu'nun arama ile ilgili hükümlerinin saklı tutulacağının" belirtilmesi karşısında, söz konusu arama işleminin 5607 sayılı Kanun'un 9 ncu maddesi gereği gümrük memurlarınca yapılması gerektiği, polis memurlarınca yapılan aramanın da usul ve kanuna aykırı olduğu ve ele geçen delillerin de hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu,
Anayasamızın 38 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez.” hükmü ve yine 5271 sayılı Kanun’un 206 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkrasında da hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceği, Kanun'a aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeler karşısında, hiç bir aşamada suçlamayı kabullenmemiş olan sanıklar hakkında hukuka aykırı şekilde elde edilen ve kaçak olduğu anlaşılan eşyanın hükme esas alınamayacağı gözetilerek,
beraatlerine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/16106, K. 2024/3115, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama