İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/14159 Karar: 2023/11170 Tarih: 2023

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/14159 K.2023/11170

7. Ceza Dairesi 2023/14159 E. , 2023/11170 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/133 E., 2023/381 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 ünc

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/14159 E. , 2023/11170 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/133 E., 2023/381 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 ünc

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/14159 E. , 2023/11170 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/133 E., 2023/381 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.(Kapatılan) Erzincan 3.Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 19.12.2013 tarihli ve 2013/944 Esas, 2013/430 Karar sayılı kararı ile sanığın 21.01.2011-24.04.2013 tarihleri arasında firar suçundan 20 eşit taksitte alınmak üzere 7.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 1. Dairesinin 14.01.2015 tarihli ve 2015/12 Esas, 2015/25 Karar sayılı ilâmı ile; "...Sanığın, ... Hastanesince 18.01.2011 tarihinde ... Hastanesine sevk edildikten sonra, söz konusu Hastaneye müracaat edip etmediğinin, etmiş ise yapılan muayene ve tedavilerin neler olduğunun, sanığın bu Hastaneden ne zaman ayrıldığının; sanık ... Hastanesine müracaat etmemiş ise, ... Hastanesinden ne zaman çıkış yaptığının, daha sonra herhangi bir askerî Birlikte kalıp kalmadığının açıklığa kavuşturularak, suç başlangıç tarihinin tespit edilmesi; ayrıca sanığın 24.04.2013 tarihinde kendiliğinden Birliğine katıldığına ilişkin tutanak, yoklama çizelgesi, v.s. belgenin aslının veya onaylı suretinin dosyaya ithal edilmesi ayrıca sanığın bunalım altında kalarak müsnet suçu işlediğine yönelik savunmaları gözetilerek Birlik RDM kayıtlarının ve gördüğü tedavilere ilişkin belgelerin temin edilerek psikiyatri uzmanınca ön muayeneden geçirilmesi gerekirken bu hususlar yerine getirilmeksizin sonuca gidilmesinin hukuka aykırı bulunduğu..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2019 tarihli ve 2017/432 Esas, 2019/25 Karar sayılı kararı ile sanığın firar suçundan 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Mahkemenin bu kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.12.2022 tarihli ve 2021/30869 Esas, 2022/18045 Karar sayılı ilâmı ile; "1-Sanığın, Erzincan ... Hastanesince 18.01.2011 tarihinde Erzincan ... Hastanesine sevk edildikten sonra, Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 12.08.2015 ve 08.02.2018 tarihli yazılarına göre aynı gün saat 15:01'de Erzincan ... Hastanesi Ortopedi polikliniğine müracaat ettiği ve 28.01.2011 tarihinde Hastaneden taburcu olduğu (Dz.178, 194-197), buna göre Erzincan ili ile Birliğinin bulunduğu Gümüşhane ili arasında, Birliğine dönmesi için tanınması gereken bir günlük dönüş yol süresi sonunda 30.01.2011 tarihine kadar Birliğine katılması gerektiği gözetildiğinde, suçun başlangıç tarihinin 30.01.2011 yerine 21.01.2011 olarak kabul edilmesi, 2-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanığın firarda kaldığı tarihleri kapsayacak şekilde 30.01.2011-24.04.2013 şeklinde gösterilmesi yerine 21.01.2011 şeklinde gösterilmesi, 3-Suç tarihi itibarıyla sırf askeri suç olan firar suçundan dolayı hükmedilen kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırım tedbirine çevrilmesine, ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil eden 14/07/2016 tarihinde yürürlüğe giren 23/06/2016 kabul tarihli 6722 sayılı Kanunun 9. maddesi ile değişik 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunun 47/A, aynı Kanunun 11. maddesi ile değişik 1632 sayılı Kanunun Ek 8/1-A ve 14. maddesi ile değişik 353 sayılı Kanunun Ek 4. maddesinde yer alan düzenlemelerin yürürlükte bulunmadığı dikkate alındığında, sanık hakkında diğer koşullar değerlendirilmeden, "1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun ek 8/1 ve 47. maddeleri ile 353 sayılı Kanunun ek madde 4-A nedeniyle" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesine ve ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre; (Kapatılan) 3. Ordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 19.12.2013 tarihli mahkûmiyet hükmünün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 1. Dairesinin 14.01.2015 tarihli ve 2015/0012 Esas 2015/0025 Karar sayılı ilamıyla bozulduğu ve sanık hakkında tayin edilen hapisten çevrili 7000 TL adlî para cezasının sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu, bozmadan sonra kurulan incelemeye konu kararda ise CMUK'nun 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı gereği önceki hükümde yer alan sonuç cezanın infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bozma üzerine temyize konu edilen Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2023 tarihli ve 2023/133 Esas, 2023/381 Karar sayılı kararı ile; sanığın firar suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığın 7.000,00 TL adlî para cezası olarak infazına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve esas açısından kanuna aykırı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işleme kastının olmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin ikinci fıkrasında bulunan zorunluluk halinden yararlandırılması gerektiğine, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi veya re'sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın dizlerindeki rahatsızlık nedeniyle Erzincan ... Hastanesine sevk edildiği, burada yapılan muayenesinden sonra 18.01.2011 tarihinde Erzincan ... Hastanesine sevk edildiği, Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 12.08.2015 ve 08.02.2018 tarihli yazılarına göre aynı gün saat 15:01'de Erzincan ... Hastanesi Ortopedi polikliniğine müracaat eden ve 28.01.2011 tarihinde Hastaneden taburcu olan sanığın Erzincan ili ile Birliğinin bulunduğu Gümüşhane ili arasında, Birliğine dönmesi için tanınması gereken bir günlük dönüş yol süresi sonunda 30.01.2011 tarihine kadar Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, bilahare 24.04.2013 tarihinde Birliğine katıldığı, Adana ... Hastanesi Psikiyatri Polikliniğinde 06.06.2016 tarihinde yapılan muayenesi sonucunda suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğu, ceza ehliyetini etkileyebilecek bir ruhsal hastalık tablosu içerisinde olmadığı, adlî müşahedesine gerek bulunmadığı tıbbi kanaatine varıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanığın savunmalarında suçunu ikrar ettiği belirlenmiştir. 3. 21.01.2011 tarihinde Erzincan ... Hastanesine sevk edilen sanığın hastaneden arandığı ancak anılan hastanenin kayıtlarında olmadığının tespit edildiği, bunun üzerine 21.01.2011 tarihinde firar ettiğine dair 25.01.2011 tarihli tutanak düzenlendiği belirlenmiştir. 4. Erzincan ... Hastanesi Ortopedi kliniğine 18.01.2011 tarihinde müracaat eden ve sol meniskopati teşhisi konulan sanığın sevk belgesi düzenlenerek aynı gün Erzincan ... Hastanesine sevk edildiğine dair 18.01.2011 tarihli sevk yazısı ile sanığın 18.01.2011 tarihinde Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi polikliniğine müracaat ettiği ve 28.01.2011 tarihinde Hastaneden taburcu edildiği hususundaki belgeler dosya kapsamında mevcuttur. 5. Sanığın 24.04.2013 tarihinde kendiliğinden birliğine katılmasına dair düzenlenen tutanak, askerlik safahatını gösterir belge, sanık hakkında düzenlenen vaka kanaat raporu ve kıta anket formu dosya kapsamında mevcuttur. 6. Sanığın Adana ... Hastanesi Psikiyatri Polikliniğinde 06.06.2016 tarihinde yapılan muayenesi sonucunda tanzim olunan ve "sanığın suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğu, ceza ehliyetini etkileyebilecek bir ruhsal hastalık tablosu içerisinde olmadığı, adlî müşahedesine gerek bulunmadığı" görüşünü içeren rapor dava dosyasında mevcuttur. 7. Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE 1. 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı firar suçu, ... kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen bir suç olduğu ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmediği, buna göre "Olay ve Olgular" başlığı altında ayrıntılarına yer verilen delillere, sanık savunmasına, bozma ilâmına ve tüm dosya kapsamına göre sanığın 30.01.2011-24.04.2013 tarihleri arasında kesintisiz süren firar suçunu işlediği belirlenmekle, sanığın tüm unsurları ile oluşan atılı suçtan hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Her ne kadar sanık müdafii sanığın 5237 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında düzenlenen zorunluluk hâlinden yararlandırılması gerektiğini öne sürmüş ise de mezkûr hükmün; "Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez. " şeklinde olduğu, firar suçunun ise vasıf ve mahiyeti itibarı ile mazeret kabul etmeyen şekli bir suç olduğu, cezai sorumluluğunu ortadan kaldıran zorunluluk hali koşullarının somut olayda mevcut olmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz sebebi reddedilmiştir. 3. Yerel Mahkeme bozmaya uyup uymama konusunda bir karar vermeden eylemli uyma biçiminde işlemler yaparak yargılamaya devam etmesi nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, aşağıda belirtilen düzeltme nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 5. Sanık hakkındaki incelemeye konu hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1412 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu, bu itibarla hüküm fıkrasında sanığın kazanılmış hakkı nedeniyle uygulama yapılırken 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası yerine 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrasının gösterilmesi ve sanığın cezasının 7.000,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi gerekirken, "sanığın 7.000,00 TL adlî para cezası olarak infazına" şeklinde karar verilmesi, yine bozma öncesi verilen ve sanık tarafından temyiz edilen (Kapatılan) 3. Ordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 19.12.2013 tarihli ve 2013/944 Esas, 2013/430 Karar sayılı kararında hapisten çevrilme adlî para cezasının 20 eşit taksitte ödenmesine karar verildiği gözetilmeden, bozma kararından sonra sanık hakkında kazanılmış hak kuralına aykırı olarak adlî para cezasının 15 eşit taksitte ödenmesine karar verilmesi ve bozma öncesi hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay bozma ilamının sanık lehine olduğu gözetilmeksizin, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Gümüşhane Asliye Mahkemesinin, 03.05.2023 tarihli ve 2023/133 Esas, 2023/381 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 4 üncü maddesinde yer alan "CMK 283/1 maddesi gereğince sanığın 7.000,00 TL ADLî PARA CEZASI OLARAK İNFAZINA, " ibaresinin çıkarılarak yerine "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın cezasının 7.000,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi, hüküm fıkrasının taksitlendirmeye ilişkin 5 inci maddesinde yer alan "...15 eşit" ibaresinin çıkartılarak yerine "20 eşit" ibaresinin eklenmesi ve yargılama giderlerine ilişkin 6 ncı maddesinin çıkartılarak yerine gelmek üzere "Yargılama gideri olarak bozma ilamı öncesi yapılan 87,95 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye gelir kaydına, bozma ilamı sonrası yapılan yargılama giderlerinin ise lehe bozma olması sebebiyle ... Hazinesi üzerinde bırakılmasına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla