Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2023/14293 E. , 2023/7494 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/150 E., 2022/ 244 K. SUÇ : 4389 sayılı Bankalar Kanunu'na muhalefet TEMYİZ EDENLER : Katılan banka vekili, sanık müdafii Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2023/14293 E. , 2023/7494 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/150 E., 2022/ 244 K. SUÇ : 4389 sayılı Bankalar Kanunu'na muhalefet TEMYİZ EDENLER : Katılan banka vekili, sanık müdafii Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.01.2013 tarihli ve 2011/288 Esas, 2013/12 Karar sayılı kararı ile sanığın 4389 sayılı Bankalar Kanunu'na (4389 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sonuç itibarıyla 11 yıl 8 ... hapis ve 570.005,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, bankanın uğradığı zarar olan 193.614,00 TL'nin sanıktan alınıp katılan bankaya ödenmesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 01.12.2015 tarihli ve 2014/20020 Esas, 2015/23094 Karar sayılı ilâmıyla; "...Sanığın değişik tarihlerde gerçekleştirdiği işlemlerle zincirleme şekilde suçu işlediği, bir takım işlemlere ait dekontlarda sahte imzalar bulunduğu, bir takım işlemlere ait dekontların bulunamadığı gözetildiğinde hangi eylemlerinin nitelikli zimmet, hangi eylemlerinin basit zimmet kapsamında kaldığının denetime olanak tanıyacak biçimde ortaya konulması, bu amaç ile bilirkişi heyetinden ek rapor alınıp sonucuna göre suç vasfını tayin ile adli para cezası hesabının buna göre yapılması gerekirken yetersiz olan bilirkişi raporuna dayanılarak eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 2-Zimmet nedeniyle oluşan zarar miktarı saptanırken, sanığın katılan bankaya verdiği faiz ve diğer masraflar hariç net zararın, bir başka deyişle mal edinmek maksadıyla sağladığı yararın esas alınması gerektiği, faizin hukuk mahkemelerinde dava konusu olabileceği gözetilmeksizin, bilirkişi raporunda hesaplanan zimmet tarihinden itibaren işleyen faizlerin de dahil edildiği zarar miktarının kararda esas alınması..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.10.2017 tarihli ve 2016/11 Esas, 2017/123 Karar sayılı kararı ile sanığın 4389 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan sonuç itibarıyla 5 yıl 10 ... hapis cezasıyla cezalandırılmasına, bankanın uğradığı zarar olan 193.614,00 TL'nin sanıktan alınıp katılan bankaya ödenmesine karar verilmiştir. 4.Anılan kararın katılan banka vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 26.04.2018 tarihli ve 2018/2322 Esas, 2018/4824 Karar sayılı ilâmıyla, "...Olay tarihinde mülga ... A.Ş'nin ... Şubesinde 1. derece imza yetkilisi 2.müdür(yönetmen) olarak görev yapan sanığın 10.09.2002-06.10.2004 tarihleri arasında, mudi ...'a ait 9 ayrı (vadeli/vadesiz/yatırım) hesabını usulsüz işlemlere konu ettiği, hesaplardan 5 tanesinden zimmet eylemi gerçekleştirdiği,4 hesabı ise kendisi açarak yaptığı usulsüz aktarmalarla kullandığı, dosya içerisindeki 30.10.2012 ve 22.04.2016 tarihli bilirkişi raporlarında sanığın mudinin 4U598209 no'lu yatırım hesabından gerçekleştirmiş olduğu işlemlerde sahte imzalı fişler kullandığı belirtilmesine rağmen banka kanuni soruşturma raporunda sanığın mudinin 4U598209 No'lu yatırım hesabından yönetmen yardımcısı Nurhayat Basmacı'ya ait kullanıcı koduyla yaptırdığı 01.11.2002 tarihli 14.835,00 TL tutarındaki usulsüz tediye işlemi ile ilgili olarak müfettiş incelemesi sırasında verdiği ifadesinde, elinde mudi ...'a ait bir iki tane imzalı boş fiş olduğunu, bu imzalı fişi de adı geçen personele götürdüğünü, şubenin yoğunluğundan ve başka müşterilerin de olmasından yararlanarak kullandığını, parayı alarak mal edindiğini kabul etmesi, mudi ...'ın da 4U598209 No'lu hesapla ilgili işlemlerin hiçbirinden haberdar olmadığını, 14.835,00 TL'lik tediye işlemi dışındaki imzaların kendisine ait olmadığını beyan etmesi, dosya içerisindeki hesap kartonetindeki imza ile mukayese edildiğinde dekont üzerindeki imzanın mudiye ait olduğunun açık bir şekilde anlaşılması karşısında ; Mudi tarafından önceden ... ve rızaya dayalı olarak imzalanan boş tediye fişinin kullanılması suretiyle hesaptan para çekme halinde, eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, mudinin kandırılarak imzasının alındığı boş fiş kullanılarak, bilgi ve talimatı olmaksızın hesaptan para çekilmesi halinde ise eylemin nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı gözetilerek, mudinin yukarıda bahsedilen 14.835,00 TL'lik işleme ilişkin olarak beyanının alınarak suça konu dekontu sanığa hangi amaçla verdiği ve eylemin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde güveni kötüye kullanma ya da nitelikli zimmet suçu olup olmadığı tespit edilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, işlemlerin tamamının iğfal kabiliyeti olmayan sahte imzalı veya günlük fişler arasında bulunmayan dekontlarla gerçekleştiğinden bahisle eylem basit zimmet kabul edilmek suretiyle yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre ise; 1-Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 01.12.2015 tarihli ve 2014/20020 Esas, 2015/23094 Karar sayılı bozma ilâmının kabule göre kısmından sonra gelen 2 nolu fıkrasında ''Zimmet nedeniyle oluşan zarar miktarı saptanırken, sanığın katılan bankaya verdiği faiz ve diğer masraflar hariç net zararın, bir başka deyişle mal edinmek maksadıyla sağladığı yararın esas alınması gerektiği, faizin hukuk mahkemelerinde dava konusu olabileceği gözetilmeksizin, bilirkişi raporunda hesaplanan zimmet tarihinden itibaren işleyen faizlerin de dahil edildiği zarar miktarının kararda esas alınması'' nedeniyle bozulduğu anlaşılmasına rağmen hükme esas alınan 30.10.2012 tarihli bilirkişi raporunda brüt faiz hesabından %15 oranında hesaplanan (...) banka sigorta muamele vergisi olan bakiye 4.688,27 USD 'nin de zimmet miktarına dahil edilmesi, 2- Sanığın mal edindiği kabul edilen dövizlerin zimmete geçirilme tarihi itibariyle geçerli olan .... Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilerek hesaplanması, sanığın soruşturma başlamadan önce yapmış olduğu 51.000 USD tutarındaki ödemenin de iade tarihlerinde geçerli olan .... Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilerek hesaplanıp mahsup işlemi yapılması suretiyle banka zararının belirlenmesi gerekirken, yabancı para olarak zimmete geçirilen miktardan iadeler düşüldükten sonra kalan miktarın iddianame tarihi olan 21.09.2011 tarihi itibarıyla TL karşılığı hesaplanmak suretiyle banka zararına hükmolunması,.." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 5.... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.05.2021 tarihli ve 2018/299 Esas, 2021/201 Karar sayılı kararıyla sanığın 4389 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan sonuç itibarıyla 11 yıl 8 ... hapis ve 44.505,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, bankanın uğradığı zarar olan 138.160,00 TL'nin sanıktan alınıp katılan bankaya ödettirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. 6.Anılan kararın katılan banka vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 11.05.2022 tarihli ve 2021/28187 Esas, 2022/9329 Karar sayılı ilâmıyla, sanığın basit zimmet oluşturan eylemleri nedeniyle 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 104 ncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen 15 yıllık zamanaşımı süresinin hüküm tarihinde gerçekleştiği cihetle sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, nitelikli zimmet oluşturan 01.12.2002 tarihli eylemi nedeniyle ise... "Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine uygulama yapılan 4389 sayılı Yasanın 22/3, maddesinde yer alan "Bu fıkrada gösterilen suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenmişse faile oniki yıldan aşağı olmamak üzere ağır hapis ve meydana gelen zararın üç katı kadar ağır para cezası verilir" şeklindeki düzenleme uyarınca, üç katı uygulamasında nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilen eylemler nedeniyle oluşan ve tazmin edilmeyen toplam zarar miktarının dikkate alınacağı, zararın bulunmaması halinde ise anılan maddedeki üç katı uygulamasının yapılamayacağı cihetle, nitelikli zimmet miktarı olan 14.835,00 TL’nin sanık tarafından yapılan 51.500 USD ödeme ile tamamen giderildiği, ilgili madde uyarınca sanık hakkında hükmedilecek adli para cezası bulunmadığı ve hapis cezası verilmesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde aleyhine nitelikli zimmet miktarının 3 katı tutarında adli para cezası tayin edilmesi, 2)Sanığın zimmet nedeniyle sorumlu tutulması gereken 138.160 TL’nin 123.325,00 TL’lik kısmının 4389 sayılı Yasanın 22/3. maddesinde düzenlenen basit zimmet suçunu oluşturduğu ve son işlem tarihi olan 06/10/2004 tarihi itibariyle hüküm tarihinde, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/3. ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü 15 yıllık zamanaşımının gerçekleştiği gözetilerek bu eylemler nedeniyle düşme kararı verilmesi ve sanığın yalnızca nitelikli zimmet miktarı olan 14.835,00 TL için sorumlu tutulması ve bu miktarın tazminine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, ..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 7.... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2022 tarihli ve 2022/150 Esas, 2022/244 Karar sayılı kararıyla sanığın 4389 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi,765 sayılı Kanun'un 59 uncu ve 40 ıncı maddeleri gereğince sonuç itibarıyla 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın sorumlu olduğu nitelikli zimmet miktarı olan 14.835,00 TL'nin sanıktan alınarak katılan bankaya ödettirilmesine karar verilmiştir. 8.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.06.2023 tarihli ve 7-2023/17804 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan banka vekilinin temyiz istemi, sanığın daha ağır bir cezayla cezalandırılması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz istemi, gerekçesiz hüküm kurulduğuna, eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturması nedeniyle zamananaşımı süresinin dolduğuna, zarar tazmini, nispi harç ve nispi vekâlet ücretine hükmetmenin hukuk mahkemelerinin görevi olması nedeniyle mahkemenin bu hususlarda karar veremeyeceğine ve re'sen de gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tarihinde mülga ... A.Ş'nin ... Şubesinde 1. derece imza yetkilisi 2.müdür (yönetmen) olarak görev yapan sanığın 10.09.2002-06.10.2004 tarihleri arasında, mudi ...'a ait 9 ayrı (vadeli/vadesiz/yatırım) hesabını usulsüz işlemlere konu ettiği, hesaplardan 5 tanesinden zimmet eylemi gerçekleştirdiği, 4 hesabı ise kendisi açarak yaptığı usulsüz aktarmalarda kullandığı, sanığın her bir tediye işlemini 1. derece imza yetkisiyle kendi kullanıcı olan (PHYSSMT) kodunu kullanarak veya usulsüz işlemlerden haberi olmayan diğer banka çalışanlarını kandırmak suretiyle onların kullanıcı kodlarını kullanarak yaptığı, bazı dekontlarda mudi imzasından açıkça farklı taklit imzalar kullandığı, fişlerin büyük bölümünün günlük fişler arasında bulunamadığı, 01.11.2002 tarihli 14.835,00 TL tutarlı fişte ise mudinin imzasının bulunduğu fişi kullandığı, bu işlemler neticesinde toplam 145.041 USD ve 14.835,00 TL'yi usulsüz şekilde zimmetine geçirdiği, kovuşturma başlamadan önce 11.01.2011- 14.02.2011 tarihleri arasında 51.500 USD ödemede bulunduğu ancak banka zararının tam olarak giderilemediği anlaşılmıştır. 2.Sanık bozma öncesi savunmasında, 1996-1997 yıllarında banka mudisi olan ... ile tanıştığını, yılda iki kez Türkiye'ye geldiğinden, Kazım Arzıman'ın işleri ile sadece kendisinin ilgilendiğini, ...'ın bankada 500 milyar civarında parası olduğunu, 2002 yılında kendisine birlikte ... yapmayı teklif ettiğini, bunun üzerine kendisiyle bir şirket kurduklarını, bankadan para çekmek için kendisine herhangi bir vekâlet ya da yazılı bir belge vermediğini, bir dükkan kiraladığını ve bu şekilde şirketin kuruluşunun tamamlandığını, ancak işlerin ... gitmediğini, ...'ın hesabından bilgisi dışında para çekmeye başladığını, şubede birinci derece imza yetkilisi olması, ...'ın da kendi müşterisi olduğunun bilinmesi nedeniyle hesabından para çekmesinin zor olmadığını, para çektiğinde dekontlara onun yerine imza atmağını, dekontların bir çoğunun dosyasında olması gerektiğini, ancak bir kısmının banka Halk bankasına devredilirken bulunamamış olabileceğini, ...'ın yerine imza atıp para çekmediğini, bu şekilde 90 milyar eski TL karşılığı para çekmiş olabileceğini, daha doğrusu iddianamede bahsedilen rakamı çekmiş olabileceğini, bu paranın yarısını ödediğini, yarısını da ödeyeceğini beyan etmiştir. Sanık bozma sonrasında ise bozma ilamına uyulmasını talep etmiştir. 3.Sanığın 03.02.2011 tarihinde banka müfettişliğinde alınan ifadesinde, 01.11.2002 tarihli 14.835,00 TL bedelli işlem sorulmuş, sanık mudinin Türkiye'de olmadığı zamanlarda hesaplarından bilgi ve rızası dışında para çektiğini, bazen müşterinin imzasını boş fişe aldıktan sonra işlem yaptığını, bu yüzden elinde bir iki tane boş fiş olduğunu, bu imzalı fişi bankoda görevli personele götürdüğünü ifade ettiği anlaşılmıştır. 4.Mudi ..., sanık ...'yla ... ... Şubesinde 1996-1997 yıllarında müşteri temsilcisi olması nedeniyle tanıştığını, kendi hesabıma bakan kişinin sanık ... olduğunu, sanığa hesabı üzerinde işlem yapması için herhangi bir yazılı veya sözlü talimat ya da yetki vermediğini, herhangi bir boş tediye fişine önceden imza atmadığını, tediye fişleri üzerindeki imzaların hiçbirisinin kendisine ait olmadığını, bazılarının ise imzasına benzetilerek atılmış olduğunu, ayrıca tediye fişlerinde çekilmiş gibi görünen paraların hiçbirisinin kendisine ödenmediğimi beyan etmiştir. 5.27.07.2012 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre sanığın 10.09.2002-16.10.2004 tarihleri arasında mudiye ait hesaplardan zincirleme şekilde 178.478,11 USD zimmetine geçirdiği, 11.01.2011-14.02.2011 tarihleri arasında 51.500 USD ödeme yapması sonucu, 131.411,71 USD'nin zimmetinde kaldığı tespitine yer verilmiştir. 6.30.10.2012 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre ise, zimmet miktarlarına faiz ve vergiler de eklenmiş, toplam zimmet tutarının 149.729 USD olduğu belirtilmiş, 51.500 USD'lik iade düşülerek Türk lirası karşılığının 193.614,86 TL olduğu belirtilmiştir. 7.22.04.2016 tarihli bilirkişi heyeti raporun göre ise, zimmet miktarının 149.729 USD karşılığı 211.258,79 TL olduğu belirtilmiş, 30.12.2016 tarihli bilirkişi heyeti raporunda eylemlerin tamamının basit zimmet kapsamında olduğu görüşüne yer verilmiştir. 8.Hükme esas alınan 05.02.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre ise faiz hariç suç tarihi itibarıyla toplam usulsüzlüğün 145.041,00 USD ve zimmetin (eylem tarihlerindeki ... Merkez Bankası efektif satış kurlarıyla) toplam 203.953,00 TL olduğu, 51.500 USD ödeme sonrası banka ana para zararının 123.325,00 TL olduğu, 14.835,00 TL tutarındaki usulsüz eyleminin zimmet kabul edilmesi halinde ise banka zararının toplam 138.160,00 TL olduğu tespitine yer verilmiştir. 9.01.11.2002 tarihli 14.835,00 TL bedelli fiş üzerinde ... Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen 04.03.2020 tarihli imza incelemesi raporuna göre,"imzanın genel şekli ve imza içerisindeki bazı el hareketlerinin yapılışı itibarıyla kısmi benzerlikler müşahade edilmiş, söz konusu imzanın ... elinden çıktığının mümkün ve muhtemel olduğu" tespitine yer verilmiştir. 10.Katılan banka teftiş kurulu başkanlığı tarafından düzenlenen rapora göre sanık ...'nın suç tarihleri itibarıyla ... ... şubesinde yönetmen olarak yetkili olduğu nakit çekme, havale, virman gibi yetkilerinin bulunduğu belirtilmiştir. IV. GEREKÇE Olay tarihinde mülga ... A.Ş'nin ... Şubesinde 1. derece imza yetkilisi 2.müdür(yönetmen) olarak görev yapan sanığın banka parası üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğünün bulunduğu, katılan bankanın şikâyetinin bulunması nedeniyle muhakeme şartının gerçekleştiği, eylemin nitelikli zimmet olarak kabul edilmesinde suç vasfının ... biçimde belirlendiği, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ,sanığın sorumlu olduğu nitelikli zimmet miktarının sanıktan alınarak bankaya ödettirilmesine karar verilmesi, tazmine karar verilen banka zararı esas alınarak nispi vekâlet ücreti ve nispi harca hükmedilmesinde de hukuka aykırılık görülmediği anlaşıldığından, katılan banka vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/150 Esas, 2022/244 Karar sayılı kararında katılan banka vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, tazmine hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan 1.013,37 TL nispi temyiz onama harcının sanıktan tahsiline, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.09.2023 tarihinde karar verildi.