İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/14897 Karar: 2025/5593 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/14897 K.2025/5593

7. Ceza Dairesi 2023/14897 E. , 2025/5593 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/71 Esas, 2021/404 Karar SUÇ : Çekle İlgili Karşılıksızdır İşlemi Yapılmasına Sebebiyet Verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 7. İcra Ceza Mahk

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/14897 E. , 2025/5593 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/71 Esas, 2021/404 Karar SUÇ : Çekle İlgili Karşılıksızdır İşlemi Yapılmasına Sebebiyet Verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 7. İcra Ceza Mahk

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/14897 E. , 2025/5593 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/71 Esas, 2021/404 Karar SUÇ : Çekle İlgili Karşılıksızdır İşlemi Yapılmasına Sebebiyet Verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 7. İcra Ceza Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli ve 2020/71 Esas, 2021/404 Karar sayılı kararıyla, çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet vermek suçundan sanık ...'in 5941 sayılı Çek Kanunu'nun (5941 sayılı Kanun) 5/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2. maddeleri gereğince 75.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi gereğince çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61397 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61397 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre, 1-Her ne kadar karşılıksız çek bedelinin banka tarafından ödenmesi gereken asgari tutarı ilgili bankadan talep edilmemiş ise de, bu durumun her zaman talep edilebileceği gözetilerek yapılan incelemede, İstanbul 7. İcra Ceza Mahkemesince sanık hakkında karşılıksız kalan çek bedeli kadar adli para cezasına hükmedilmesi sonucunda sanığın neticeten 75.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, bankanın sorumlu olduğu, ödemesi gereken 2.030,00 Türk lirasının düşülmesi gerektiği gözetilmeden, fazla ceza tayin edilerek yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-5941 sayılı Kanun'un 6273 sayılı Kanun ile değişik 5/1. maddesi uyarınca, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilebileceği, dosya kapsamına göre de, sanığın çek hesabı sahibi ... Gıda Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ni temsile yetkili kişi olduğu nazara alındığında, sanık hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 10/2. maddesinin “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu’nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, somut olayda sanığa gönderilen gerekçeli kararın, talimat mahkemesince sanığa bizzat tebligat yapılan ve bilinen son adresi olan ...... Mahallesi 336. Sokak No: 51....../ Manisa adresi yerine sanığın MERNİS adresi olan......Mahallesi ........... Caddesi No: 21 İç Kapı No: 2 ........... / İzmir adresine gönderildiği, bu adresten bila tebliğ iade edilmesi üzerine bu defa aynı adrese 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi gereğince tebliğ edildiği, buna göre; bilinen son adrese gönderilmeden gerçekleştirilen gerekçeli karar tebliğ işlemlerinde 7201 sayılı Kanun'da belirtilen usullere uyulmadığının görülmesi nedeniyle kesinleşmediği anlaşılan kararın kanun yararına bozma istemine konu edilemeyeceği anlaşılmakla talebin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla