İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/16028 Karar: 2023/11555 Tarih: 2023

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/16028 K.2023/11555

7. Ceza Dairesi 2023/16028 E. , 2023/11555 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/68 E., 2023/75 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddes

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/16028 E. , 2023/11555 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/68 E., 2023/75 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddes

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/16028 E. , 2023/11555 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/68 E., 2023/75 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Eruh (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 25.06.2013 tarihli ve 2012/7 Esas, 2013/22 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 93 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca erteli 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 07.06.2017 tarihli ve 2015/9403 Esas, 2017/5349 Karar sayılı ilâmıyla; "1)Sanık müdafiinin, orman mühendisi bilirkişinin Orman İşletmesi ile sözleşmesi olduğunu ileri sürmesine göre bu hususun ... Orman İşletme Müdürlüğünden sorularak keşifte görevlendirilen bilirkişi ...'in Orman İdaresinde görevli olduğunun bildirilmesi halinde orman davalarında bilirkişilik yapamayacağından, Orman İdaresi ile bağlantısı olmayan tarafsız ve alanında uzman bir orman bilirkişisi aracılığı ile mahallinde yeniden keşif yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2)Dava konusu yerin eski açma sahası olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin işgal ve faydalanma suçunu oluşturması nedeniyle, mahallinde uygulanıp kesinleştiği iddia edilen orman kadastrosunun kesinleşme tarihi de tespit edilerek sonucuna göre sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'un 93/2. maddesinin de uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 3)İşgal ve faydalanmanın tarla açma suretiyle işlenmesi nedeniyle uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Eruh Asliye Ceza Mahkemesinin 08.01.2018 tarihli ve 2017/38 Esas, 2018/1 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddeleri uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 4.Sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine Eruh Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2023 tarihli ve 2023/68 Esas, 2023/75 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz isteği, sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine, boş tarlaya ağaç ekilmesi nedeniyle zarar oluşmasının mümkün olmadığına, sanığın beraati gerektiğine ve erteleme hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.07.01.2012 tarihinde orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde orman örtüsünün kaldırılarak açma yapıldığı tespit edilmiştir. 2.Sanık savunmalarında suça konu yerin babasından kaldığını, orman olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. 3.Mahallinde yapılan keşif sonucu fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 15.05.2012 tarihli raporda açma yapılan yerin 102 ada 1 nolu orman parseli sınırları içinde kaldığı tespit edilmiştir. Orman bilirkişinin hazırladığı raporda ... ekili alanın kesinleşmiş orman sınırları içinde olduğu bildirilmiştir. Bozma ilâmı sonrası yeniden yapılan keşif neticesinde fen bilirkişisi raporunda suça konu yerin ... ormanı sınırları içinde olduğu, orman bilirkişi raporunda da dava konusu yerin orman sayılan yerlerden olduğu bildirilmiştir. 4.Orman İdaresinin 31.07.2017 tarihli yazısında 102 ada 1 parselde orman kadastrosunun yapıldığı bildirilerek askı cetveli ilanı gönderilmiştir. 5.Tanıklar ... ve ... suça konu yerin sanığın babasından kaldığını beyan etmiştir. Tutanak tanıklarının beyanları dosyada mevcuttur. IV. GEREKÇE Eruh Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2023 tarihli ve 2023/68 Esas, 2023/75 Karar sayılı kararında; suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; Sanık hakkında 25.06.2013 tarihli hükümle 10 ... hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği ve hükmün yalnızca sanık temyizi üzerine bozulması karşısında, sanık hakkında tayin edilen erteli 10 ... hapis cezasının kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında hükmedilen 10 ... hapis cezasının ertelenmemesi suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eruh Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2023 tarihli ve 2023/68 Esas, 2023/75 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Eruh Asliye Ceza Mahkemesi 25.06.2013 tarihinde sanığın 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının TCK’nin 51 inci maddesi gereğince ertelenmesine karar vermiş, bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 19 uncu Ceza Dairesi hükmün bozulmasına karar vermiş, yerel mahkeme bozma ilamına uyarak sanığın 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar kesinleşmiştir. Sanığın yeni bir suç işlemesi üzerine yapılan yargılamada sanığın mahkumiyetine karar verilmiş, bu mahkumiyet kararı kesinleşmiştir. Kesinleşen hükümle yapılan ihbar üzerine sanığın dosyası yeniden ele alınmış ve hüküm aynen açıklanarak sanığın 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık hakkında verilen bu hükmün temyizi üzerine heyetimizin sayın çoğunluğu tarafından ilk hükümle verilen ertelenmiş cezanın sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Heyetimizin sayın çoğunluğu tarafından kazanılmış hak olduğu gerekçesiyle verilen bozma kararına aşağı paragraflarda izah edeceğim gerekçelerle katılmıyorum. Konunun daha ... tartışılabilmesi için 5271 sayılı CMK’nin 231 inci maddesindeki ilgili düzenlemelere göz atmamız gerekmektedir. 5271 sayılı CMK’nin 231 inci maddesinin 6 ıncı bendinin son cümlesinde, “Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez.” (Ek cümle: 22/7/2010 - 6008/7 md.) 5271 sayılı CMK’nin 231 inci maddesinin 7 inci bendinde, “Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.” (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) 5271 sayılı CMK’nin 231 inci maddesinin 11 inci bendinde, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) 22/07/2010 tarihinde 5271 sayılı CMK’nin 231/6 maddesinde yapılan değişiklikle, kabul etmeyen sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceğine dair düzenleme yapılmıştır. Yargıtay 19 uncu Ceza Dairesinin sanık lehine bozma kararından sonra, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmemesini isteme hakkı olan sanık bu hakkını kullanmayarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul etmiş olup, artık CMK’nin 231 inci maddesindeki koşullara tabi olmuştur. CMK’nin 231 inci maddesindeki koşullara tabi olan sanıkla ... arasındaki ilişki bir nevi sözleşme niteliğindedir. Bunun sonucu olarak sanık CMK’nin 231 inci maddesindeki kurallara uyma, ... ise bu kurallara uyulduğunda ya da uyulmadığında CMK’nin 231 inci maddesindeki şartları uygulama yükümlülüğündedir. 5271 sayılı CMK’nin 231/7 maddesindeki düzenlemeye göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen durumlarda mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez. Yerel mahkemenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdiği tarihte, CMK’nin 231/7 maddesi yürürlüktedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği hallerde cezanın ertelenemeyeceği ve seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceğine dair düzenleme varken ve sanık hakkında bu koşullara göre karar verilmişken, önceki ertelenmiş cezanın kazanılmış hak olarak kabul edilmesi açıkça bu düzenlemenin ihlali mahiyetindedir. Kanun koyucunun böyle bir düzenleme yapmadaki iradesine de aykırıdır. 5271 sayılı CMK’nin 231/11 maddesinde hükmün açıklanmasına neden olunan durumlarda nasıl karar verileceği açıklanmıştır. Bu düzenlemeye göre denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlendiğinde hüküm aynen açıklanacak, denetim süresi içerisinde yükümlülüklerini yerine getirmeyenler yönünden ise değişik bir mahkumiyet hükmü kurulabilecektir. Yerel mahkemece kurulan erteli hapis cezasına ilişkin ilk hükmün kazanılmış hak oluşturduğuna dair kabul bu düzenlemeye aykırıdır. Kanun koyucu buradaki düzenleme ile sadece denetim süresi içerisinde yükümlülüklere uymayanlar yönünden değişik bir karar verilebileceğini kabul etmiş, yeni suç işleyenler yönünden ise hükmün değiştirilmesini kabul etmemiştir. Somut olayda yerel mahkemece verilen ilk hükmün kazanılmış hak kabul edilmesi halinde başka dosyalarda yargılanan değişik durumda olan sanıklar yönünden eşit olmayan uygulamalar ortaya çıkmaktadır. Yerel mahkemede temyiz incelemesine tabi olmayan şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen ilk hükümden sonra, sanık denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlediğinde, hüküm CMK’nin 231 inci maddesindeki koşullara göre erteleme ve seçenek yaptırımlara çevrilmeksizin aynen açıklanacak, bu durumda olan sanıklar yönünden ikinci suçun işlenmesiyle hüküm aynen açıklanırken, somut dosyamızdaki gibi olan sanıklar yönünden verilen kararın hüküm ifade edebilmesi ve erteli cezanın infazı için üçüncü bir suçun işlenmesi aranacaktır. Dosyamızdaki sanıkla ilgili verilen ilk hüküm erteli hapis cezasıdır. Erteli hapis cezaları kesinleşmeleri halinde, belirlenen denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlenmesi ve bu hükmünde kesinleşmesi durumunda infaz edilebilir hale gelmektedir. Erteli ilk mahkumiyet hükmü ikinci suçun işlenmesiyle infaz edilebilir hale gelirken, somut olayda kazanılmış hak nedeniyle bir bozma yapıldığında cezanın infaz edilebilir hale gelmesi için sanığın üçüncü bir suç işlemesi gerekecektir. Bu durumda aynı kurallara tabi olmaları gereken değişik sanıklar yönünden eşitsizlik yaratacaktır. Tartışmanın temeli cezayı aleyhe değiştirememe yasağı ile ilgilidir. Kuşkusuz cezayı aleyhe değiştirememe yasağı önemli bir kavramdır. Ancak CMK’nin 231 inci maddesinde hükmün aynen açıklanacağına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen kararda cezanın ertelenemeyeceğine, seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceğine dair düzenlemeler daha önemsiz değildir. CMK’nin 231 inci maddesindeki bu açık düzenlemeler dururken somut dosya ile ilgili cezayı aleyhe değiştirememe ilkesinin uygulanabilirliğinden bahsetmek mümkün değildir. Bozma kararından sonra yerel mahkemenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verdiği kararın koşullarına sanığın uymaması, sanık tarafından ihlal edilmesi nedeniyle bu sonuç ortaya çıkmıştır ve sanık bu sonuca katlanmak durumundadır. Ayrıca cezasının ertelendiği durumda sanık yeni bir suç işlediğinde cezası infaz edileceği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karardan sonra suç işleyen sanık hakkında da hükmün açıklanacağı gözden uzak tutulmamalıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.02.2020 tarih 2019/7-70 Esas ve 2020/75 sayılı kararının da bu karara ışık tutması bakımından irdelenmesi gerekmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kuruluna intikal eden bu dosyada, yerel mahkeme iki ayrı hükümle sanığa 1 yıl 8 ... hapis cezası vermiş ve her iki cezayı da ertelemiştir. Yargıtay 7 inci Ceza Dairesi ise, iki dosya arasında irtibat bulunduğunu belirterek, iki dosyanın birleştirilerek görülmesini ve TCK’nin 43 üncü maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının tartışılması gerektiğinden hükmün bozulmasına karar vermiştir. Yerel mahkeme her iki dosyayı birleştirdikten sonra TCK’nin 43 üncü maddesinin uygulanma koşullarının bulunduğunu tespit ederek sanığa 2 yıl 1 ... hapis cezası tayin etmiştir. Yerel mahkeme tayin edilen 2 yıl 1 ... hapis cezasını ertelememiştir. Sanığa her iki dosyada ayrı ayrı verilen ve ertelenen cezaların toplamı 2 yıl 16 ... olduğu, en son verilen ve ertelenmeyen hükümdeki cezanın 2 yıl 1 ... olduğu halde, Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu durumun aleyhe değiştirememe kuralının ihlaline neden olmadığı doğrultusunda karar vermiştir. Her iki erteli cezanın toplamının yeni verilen cezadan daha fazla olmasına rağmen bunu erteleme yönünden bir kazanılmış hak olarak görmemiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, iki ayrı erteli cezanın toplamının yeni verilen cezadan daha fazla olması nedeniyle, deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlendiğinde cezaların infazının sanık aleyhine sonuç doğuracağını kabul etmiştir. Burada dikkat çeken husus Yargıtay Ceza Genel Kurulunun karma bir uygulamaya yol açmadığı hususudur. Şayet karma bir uygulama yapılacak olsaydı ertelemenin sanık yönünden kazanılmış hak oluşturduğu kabul edilerek 2 yıl 1 ... hapis cezasının ertelenmesi gerektiğine karar verilirdi. Bu kararda karma uygulama kabul edilmediği, sanık hakkında oluşan yeni duruma göre uygulama yapılması gerektiği kabul edildiği halde, somut dosyamızda karma uygulamaya yol açacak şekilde aleyhe değiştirememe yasağından bahsedilerek bir karar verilemeyeceğini düşünmekteyim. Yukarı paragraflarda anlattığım gerekçelerle sanığın erteli ilk mahkumiyet hükmünün kazanılmış hak oluşturduğuna ve mahkemenin cezayı ertelemesi gerektiğine dair heyetimizin sayın çoğunluğunun görüşlerine katılmıyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla