Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2023/16056 E. , 2023/11610 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/451 E., 2022/1202 K. SUÇ : 1219 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet kaldırılarak beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi ta
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2023/16056 E. , 2023/11610 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/451 E., 2022/1202 K. SUÇ : 1219 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet kaldırılarak beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Yürütülen soruşturma neticesinde, sanığın, 1219 sayılı Kanun'a muhalefet ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2.... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2021 tarihli ve 2021/306 Esas, 2021/469 Karar sayılı kararı ile sanığın, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, 1219 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan ise netice 1 yıl 8 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3.Anılan kararın, 1219 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet kararı yönünden sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/451 Esas, 2022/1202 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmü kaldırılarak, sanığın, 1219 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanığın tedavi uyguladığı ve ilaç kullandırdığı sabit olup, atılı suçun oluştuğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesi tarafından verilen mahkûmiyet kararına yönelik istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesi tarafından, sanığın şikâyetçiyi muayene etmesi ve sonrasında tedaviye yönelik işlemler yapmasının 1219 sayılı Kanun uyarınca tedavi niteliğinde olduğu, sanığın yetkisi olmadığı halde kendisini ostepat doktor olarak tanıtıp bu tedaviyi uyguladığı kabul edilerek, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluştuğu gerekçesiyle mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanığın şikâyetçiye biorezonans tedavisi uyguladığı, osteopati tedavisi uygulasa bile bu uygulamanın bir tabip tarafından yapılması gerektiğine ya da bu uygulamaların yasaklandığına dair düzenlemenin bulunmadığı kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen mahkûmiyet kararının kaldırılmasına ve sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiş ise de 1219 sayılı Kanun'un 1 inci maddesindeki "... her hangi surette olursa olsun hasta tedavi edebilmek için tıp fakültesinden diploma sahibi olmak şarttır." şeklindeki düzenleme ile yalnızca tabiplerin hasta tedavi edebileceği düzenlendikten sonra aynı Kanun'un 25 inci maddesinde "Diploması olmadığı hâlde, menfaat temin etmek amacına yönelik olmasa bile, hasta tedavi eden veya tabip unvanını takınan şahıs iki yıldan beş yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." denilerek, tabip olmadığı halde hasta tedavi etmenin suç olarak düzenlendiği, bu kapsamda somut olay irdelendiğinde, sanığın, aşamalardaki savunmalarında, şikâyetçiyi muayene ettiğini, testler yaptığını, kan değerlerini ölçtüğünü, şikâyetçinin çok rahatsız olduğunu belirlediğini, bu çerçevede tedaviye başladığını ancak alkol kullanımına devam etmesi ve önerilerini yerine getirmemesi nedeniyle tedaviyi bıraktığını belirttiği, yine sanık ile şikâyetçi arası görüşmelerden sanığın şikâyetçiye ilaç önerdiğinin anlaşıldığı, bu haliyle sanığın şikâyetçiye hastalık teşhisi koyduğu ve tedavi işlemleri yaptığının açık olduğu, nitekim kovuşturma sırasında İlk Derece Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporunda da sanığın yaptığı işlemlerin bir bütün olarak teşhis ve tedavi olarak nitelendirilmesi gerektiği yönünde görüş bildirildiği, bu itibarla sanığın işlemlerinin diploması olmadığı halde hasta tedavi etmek olarak kabulünün zorunlu olduğu cihetle, üzerine atılı suçun subut bulduğu anlaşılan sanığın beraatine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/451 Esas, 2022/1202 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.