Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2023/16528 E. , 2024/5814 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/816 E., 2021/650 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldu
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2023/16528 E. , 2024/5814 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/816 E., 2021/650 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE 43 plakalı ... marka bir araç ile kaçak sigara taşınacağı bilgisi ve aracın muhtemel güzergahını belirten ihbar üzerine cadde üzerinde görülen ve takibe alınarak durdurulan, inceleme dışı sanık ...'un sevk ve idaresindeki, sanık ...'nın içinde bulunduğu araçta, önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, arka koltuk üzerinde mont ve ceket ile gizlenmiş vaziyette karton kutularda ve bagaj bölümünde poşet ve kutular içerisinde 350 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanığın savunmasında; suçlamayı kabul etmediğini, araçta sigara olduğunu bilmediğini, sonradan öğrendiğini, İstanbul'a ... ile gezmeye gittiğini, sigaraların ...'e ait olup olmadığını bilmediğini beyan ettiği görülmüştür. İnceleme dışı sanık ...'un savunmasında; Kütahya'da dükkân açıp sigara satmayı düşündüğünü, bu nedenle İstanbul Tahtakale'ye gidip suça konu sigaraları aldıklarını, kaçak olduğunu bilmediğini beyan ettiği görülmüştür. Olayın oluş biçimi ve sanıkların yakalanma şekli, olayın başından itibaren birlikte hareket ettiklerinin, sigara almak amacıyla Kütahya'dan İstanbul'a birlikte yola çıktıklarının, ...'un beyanlarında belirttiği üzere sigaraları birlikte satın aldıklarının, eşyanın bir kısmının birlikte seyahat ettikleri araç içerisinde arka koltukta taşındığının, bu haliyle sanığın atılı suçu diğer sanık ... ile birlikte iştirak halinde işlediğinin anlaşılması karşısında, sanığın atılı kaçakçılık suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi yerine, suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmek ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 22.05.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Kolluk tutanağına göre; 43 plakalı ... marka bir araç ile kaçak sigara taşınacağı bilgisi ve aracın muhtemel güzergahını belirten ihbar üzerine cadde üzerinde görülen ve takibe alınarak durdurulan araçta önleme arama kararına istinaden yapılan aramada kaçağa konu sigaralar ele geçirilmiştir. Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanığın beraatına karar verilmiş olup, hükmün temyizi sonucunda hükmü inceleyen heyetimizin çoğunluğu arama kararının usulsüz olduğunu değerlendirmeden, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/610 Esas ve 2014/512 sayılı kararında ve bu karara benzer birden çok kararında adli arama ve önleme aramasının hangi hallerde yapılacağına ilişkin belirlemeler yapmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/610 Esas ve 2014/512 sayılı kararında: “Ceza muhakemesinin kurallarının işlemeye başlaması "başlangıç şüphesi" ile olmaktadır. Bu nedenle koruma tedbirleri bir suçun işlendiği izlenimini veren hâlin öğrenilmesinden sonraki aşamada başvurulan adli nitelikli tedbirlerdir. Önleme aramasında tehlikeli bir kişi veya eşya aranmakta olup önleme aramasının muhatapları da suç şüphesi altında olmayan kişilerdir. CMK'nun 161/2 ve PVSK'nun Ek 6. maddeleri uyarınca edinilen bilgi veya alınan ihbar veya şikâyet üzerine veya kendiliğinden bir suçla karşılaşan kolluğun, olay yerinde kişilerin ve toplumun sağlığına, vücut bütünlüğüne veya malvarlığına zarar gelmemesi ve suçun delillerinin kaybolmaması ya da bozulmaması için gerekli acele tedbirleri aldıktan sonra durumu derhal Cumhuriyet savcısına bildirmesi ve Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda işin aydınlatılması için gerekli soruşturma işlemlerini yapması gereklidir. Başlangıçta suç işlenmesinin önlenmesi düşüncesi olsa bile, suç şüphesi ortaya çıktığı andan itibaren yapılacak durdurma ve arama adli bir nitelik taşıyacaktır.” denilmiştir. Somut olayda önleme arama kararına göre arama yapılmıştır. Oysa “başlangıç şüphesi” olarak tanımlanan ihbar olması nedeniyle öncelikle Cumhuriyet savcısına bilgi verilmeli, Cumhuriyet savcısının emir ve talimatlarına göre hareket edilmelidir. Yukarıda bahsi geçen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararında belirtildiği gibi, suçla karşılaşan ya da suç ihbarı alan kolluğun, olay yerinde kişilerin ve toplumun sağlığına, vücut bütünlüğüne veya malvarlığına zarar gelmemesi ve suçun delillerinin kaybolmaması ya da bozulmaması için gerekli acele tedbirleri aldıktan sonra durumu derhal Cumhuriyet savcısına bildirmesi ve Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda işin aydınlatılması için gerekli soruşturma işlemlerini yapması şarttır. Buna göre kolluk tarafından yapılan işlemler usulüne uygun olmayıp, deliller hukuka aykırı nitelikte olduğundan, yerel mahkemenin kararı sonucu itibarıyla isabetli olup, kararın onanması gerektiğini düşündüğümden, heyetimizin sayın çoğunluğunun aksi yöndeki görüşlerine iştirak etmiyorum.