KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/12284 E., 2024/4830 K.
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/3419 E., 2023/460 K
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın beraatine, kaçak eşyanın müsaderesine, nakil aracının iadesine
- Tebliğname görüşü
- Bozma Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ
Karar Detayı
1.451 kelime·7 dk okuma
Katılan vekilinin temyiz isteği, olayın oluş şekli ile sanığın beyanları ve dosya kapsamından anlaşılacağı üzere sanık hakkında verilen beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine, hükmün bozulmasına ilişkindir.
II.GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde saat 20.20 sıralarında "içerisinde kaçak sigara bulunan ... plakalı aracın Van istikametine doğru yol aldığı" şeklinde alınan ihbar üzerine derhal Van-Hakkari karayolunda Başkale Sulh Ceza Hakimliğinin 28.09.2016 tarih ve 2016/340 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden gerekli güvenlik önlemleri alınarak yol emniyet ve kontrolü devriyesi faaliyetinin başlatıldığı, saat 20.50 sıralarında ... plakalı aracın görülmesi üzerine "Dur" ihtarında bulunulduğu,
ancak aracın ihtara uymayarak Hakkari istikametine döndüğünün fark edilmesi üzerine lastik patlatan ile arka sağ lastiğinin patlatıldığı, aracın kaçmaya devam ederek arazi yoluna girdiği ve burada durduğu, içinde bulunan şüphelilerin aracı terk ederek karanlıktan yararlanarak kaçtığı, ... plakalı aracın terk edilmiş vaziyette arazi yolunda yakalandığı, aracın yakalandığı yerin terör açısından kritik olmasından dolayı çekici çağrılarak aracın Çamlık Jandarma Karakol Komutanlığına çektirildiği, önleme araması kararına istinaden araçta yapılan aramada, toplam 7800 karton gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigara ele geçirildiği,
araç ruhsat sahibinin arandığı ve yapılan görüşmede "aracını sanık ...'a yaklaşık 2 ay önce süresiz olarak kiraladığını" beyan ettiği, bunun üzerine sanık ... ile yapılan görüşmede sanığın "aracı kendisinin kullandığını, sigaraların kendisine ait olduğunu, korkudan dolayı kaçtığını" belirttiği, araca ve kaçak sigaralara elkonulduğu anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık 21.11.2017 tarihinde esas mahkemesinde alınan savunmasında; tanımadığı bir şahsın kendisine sigara taşıyıp taşıyamayacağını sorduğunu ve 1.000,00 TL teklif ettiğini, kendisinin sigaraların kaçak olduğunu anladığını ve maddi durumu iyi olmadığını için teklifi kabul ettiğini, kaçak sigaraların kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından sanığın mahkûmiyetine, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme neticesinde ise sanığın beraatine karar verilmiştir. Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.11.2014 tarihli ve 2013/9-610 Esas, 2014/512 Karar sayılı kararında; ''Ceza muhakemesinin kurallarının işlemeye başlaması "başlangıç şüphesi" ile olmaktadır.
Bu nedenle koruma tedbirleri bir suçun işlendiği izlenimini veren hâlin öğrenilmesinden sonraki aşamada başvurulan adli nitelikli tedbirlerdir. Soruşturmayı başlatmaya yetebilecek nitelikte olması gereken ve basit şüphe de denilen başlangıç şüphesi, 5271 sayılı CMK'nun 160. maddesinin birinci fıkrasında "bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâl" şeklinde ifade edilmiştir.
Başlangıç şüphesinin, dayandığı deliller basit, diğer aşamalarda elde edilebilecek delillere göre yetersiz ve/veya sayıca az olmakla birlikte en azından belirti düzeyinde delillere dayanıyor olması ve bir şuçun işlendiği yolunda akla ve mantığa uygun bir şüphe ortaya koyması gerekmektedir.
Bu bakımdan somut olaylara dayanmayan, soyut iddia ve tahminler başlangıç şüphesi olarak kabul edilemeyecek, buna karşılık başlangıç şüphesinin belirli bir kişiye yönelmesi de gerekmeyecektedir. Ortada bu nitelikte bir şüphe yokken ceza muhakemesi soruşturmasının başlatılması ve koruma tedbirlerine müracaat edilmesi halinde, bu işlemin kaynağı hukuki olmayacağından keyfilik olarak değerlendirilmesi söz konusu olacaktır.
(Bahri Öztürk, Ceza Hukukunda Koğuşturma Mecburiyeti, Ankara Üniversitesi Basımevi, Ankara, 1991, s.54, Feridun Yenisey, Hazırlık Soruşturması ve Polis, Beta Yayınları, İstanbul, 1.Bası, Mayıs 1987, s.45) Önleme aramasında tehlikeli bir kişi veya eşya aranmakta olup önleme aramasının muhatapları da suç şüphesi altında olmayan kişilerdir. Bu nedenle önleme aramasının, en kısa zamanda tamamlanması gerekir.
CMK'nun 161/2 ve PVSK'nun Ek 6. maddeleri uyarınca edinilen bilgi veya alınan ihbar veya şikâyet üzerine veya kendiliğinden bir suçla karşılaşan kolluğun, olay yerinde kişilerin ve toplumun sağlığına, vücut bütünlüğüne veya malvarlığına zarar gelmemesi ve suçun delillerinin kaybolmaması ya da bozulmaması için gerekli acele tedbirleri aldıktan sonra durumu derhal Cumhuriyet savcısına bildirmesi ve Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda işin aydınlatılması için gerekli soruşturma işlemlerini yapması gereklidir.'' şeklindeki değerlendirmelere yer verilmiş,
Anılan kararda Ceza Genel Kurulunca önleme aramasına ilişkin olarak şu ilkeler kabul edilmiştir: Makul bir sebep yokken belirli periyotlarla yenilenerek birbirini takip edecek şekilde süreklilik gösterecek ve genel arama izlenimi verecek arama kararı verilmesi hukuka aykırıdır.
Suç şüphesinin ortaya çıkmasından sonra 5271 sayılı CMK kuralları uygulanması gerektiğinden, arama işleminin önceden alınmış bulunan önleme araması kararına göre değil CMK kurallarına göre icra edilmesi gerekmektedir. Önleme araması mahiyeti gereği en kısa zamanda tamamlanmalıdır.
Bu açıklamalardan hareketle somut olayda; gelen ihbar üzerine kolluk görevlileri tarafından önleme araması kararı ile yapılan arama neticesinde dava konusu kaçak sigaraların ele geçirildiği, ihbarla birlikte soruşturmayı başlatmaya yetebilecek nitelikte olması gereken ve basit şüphe de denilen başlangıç şüphesinin oluştuğu cihetle.
5271 sayılı CMK'nun 2/e, 161 ve 2559 sayıl PVSK'nun Ek 6. maddeleri uyarınca bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenen kolluk görevlilerinin, derhal Cumhuriyet savcısına olayı haber verip emri doğrultusunda soruşturma işlemlerine başlaması ve usulüne uygun adlî arama emri veya kararı alması gerektiği halde, delil elde etmek amacıyla ellerinde mevcut önleme araması kararı uyarınca aracın karakol önüne çekilerek yaptıkları arama işlemi, hukuka aykırı olup bu arama sonucunda elde edilen delillerin hükme esas alınması mümkün değildir.
Hukuka uygun olmayan arama işlemi sonucunda ele geçen delillerin hükme esas alınamayacağının belirlendiği olayda; dosyadaki hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirme dışı tutulması halinde, sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığı gözetilerek, sanığın beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. III.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ...
İdaresi vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesine,